İzmir’in birçok alanda geri kaldığı ve hedeflediği gelişmeyi gösteremediği sık
sık gündeme gelmekte. Geçtiğimiz günlerde İzmir çevre yolunun önemli bir halkası
olan Balçova geçişi tamamlandı ve Çeşme ve Aydın otoyolları birbirine bağlandı.
Bu güzel gelişmeyi bir de İşbank’ın Bahreyn şubesinden gelen kredi anlaşması haberi
de eklenince çevre yollarını tamamlanması için önemli bir atak yapıldığı görüldü.
Fakat maalesef İzmir’in dış dünya ile bağlantısını yapacak önemli birkaç noktada
istediğimiz sonuçları elde edemiyoruz. İzmir için yap-işlet-devret modeli ile
tamamlanması düşünülen, planları çizilip ihale aşamasına kadar gelinen uluslararası
havalimanı terminali maalesef İstanbul Atatürk Havalimanı yapımında TAV gurubuna
verilen imtiyazlar ve anlaşma koşulları nedeni ile askıya alındı. Geçen hafta
Antalya’ya ikinci bir dış hatlar terminalinin yapılması gündeme gelmesine rağmen
maalesef izmir projesi hasıraltı yapılmaya devam ediliyor.İzmir için ikinci önemli
ulaşım projesi ise İzmir-Bursa-İstanbul otoyolu.
Bu yolun yapımı ile ilgili olarak geçtiğimiz günlerde Karayolları özel sektöre
yap-işlet- devret formülü önerdi. Bu yolun da biran önce yapılması için gerekli
baskı gurubunun oluşturulması gerekli. Ayrıca otoyol inşaatının başlangıç noktasının
da İzmir olması etap etap tamamlanacak yolun şehrimize bağlanması açısından çok
önemli.
Üçüncü ulaşım atağımız ise İzmir limanı genişletme çalışmaları ile ilgili olmalı.
Daha verimli işletilmesi ve yükleme vinçlerinde yapılacak yenilem ile büyük bir
hamle yapacağına inandığım limanın geliştirilmesi için de bir baskı gurubu oluşturmak
gerekmekte.
Bütün bunları yazmamın en büyük nedeni ise seçim. İzmir seçimde birçok partinin
oy deposu gibi görünüyor. Partiler izmir’den alacakları oy oranlarını yükseltmekle
ilgili ciddi planlar içindeler. Bu nedenle çok önemli bir kozu oynama zamanının
geldiğine inanıyorum.
Alınacak sözler ve verilecek destekler açısından İzmir artık kabuğunu yırtmalı...
Cemal TÜKEL
Ticaret Gazetesi
04.09.2002