Yalıtım sektörünün lider kuruluşlarından BTM A.Ş., 30. Uluslararası Yapı İstanbul
Fuarı'nda stand tasarımı ve ürün çeşitliliğiyle fuarın da öne çıkan katılımcılarından.
Firmanın Genel Müdürü Levent Ürkmez, yalıtım bilincinin geliştirilmesi için fuarın
çok önemli bir araç olduğu vurguluyor. "Elbette öncelikle bizlerin örnek olması
gerekiyor. Mümkün olduğu kadar tedbirli davranmaya çalışıyoruz. Bu nedenle ses
ve görüntü kirliliği yaratmayacak bir standımız var." Yalıtımın sadece ekonomik
yönüyle değil, çevre kirliliğiyle mücadelede de çok önemli bir unsur olduğunu
dile getiren Ürkmez, "Yalıtım, konforlu bir yaşam sağlamasının yanında, iklimlerin
değişmesine neden olan çevre kirliliğiyle mücadelede de çok önemli bir unsur.
Pek çok nedenle ve ısınma ihtiyacıyla havaya karışan zararlı gazlar sera etkisi
yaratıyor. Bunun sonuçları korkunç boyutlara varabilir ve yalıtım dolaylı da olsa
ciddi bir önlem" yorumunu yapıyor.
Sektörün önemli temsilcilerinden biri olarak fuar üzerine bir değerlendirmenizi
alabilir miyiz?
Yapı Fuarı son beş yılda ulusal fuarcılıktan uluslararası fuarcılığa döndü. Geçmişte
bizi sadece yurt içi müşterilerimiz ziyaret ederken bugün bir çok farklı ülkeden
yeni ziyaretçiler gelmekte ve bir çok iş bağlantıları yapmaktayız. Bu yıl da aynı
şekilde gerçekleşiyor. Fuarın ilk üç gününde müşterilerle görüşmeler yaptık, önümüzdeki
iki gün içerisinde de yine randevularımız var ve bir çok görüşme yapacağız. Tabii
ki bunlar gurur verici gelişmeler. Avrupa'daki en önemli fuarlarda ziyaretçi ya
da katılımcı olarak yer alıyoruz ve diyebilirim ki, şu anda bizim yapı fuarımız
da o fuarlardan aşağı kalmayacak durumda.
Fuarın gelişmesini sağlayacak önerileriniz var mı?
Bizim her konuda olduğu gibi bu konuda da tanıtım eksikliğimiz var. Daha iyi
bir şekilde tanıtırsak inanıyorum ki, 'Avrupa fuarları' diyerek örneklediğimiz
fuarların bile önüne geçeceğiz. Çok iyi bir yerdeyiz. Yurt dışından daha çok katılımcı
aldığımızda daha da iyi olacak.
Siz birden fazla sektörel derneğin başkanlığını yürütüyorsunuz. Sektörün bugünkü
durumuna dair değerlendirmenizi alabilir miyiz?
Dediğiniz gibi İZODER ve BİTÜDER'in başkanlığını ve bir diğer derneğimiz XPS
Isı Yalıtımcıları Sanayi Derneği'nin de yönetim kurulu üyeliğini sürdürüyorum.
Yani 35 yıldır bilfiil yalıtım sektörünün her alanında faaliyet gösteriyoruz.
Yalıtım konusu küresel ısınmayla farklı bir boyuta taşınıyor diyebilir miyiz?
Küreselleşme, petrol fiyatlarının artması ve enerji dar boğazlarıyla beraber
yalıtım tüm dünya çapında gündemin önemli konularından biri olmaya başladı. Dolayısıyla
Türkiye için de çok büyük önem arz ediyor. Türkiye'nin bir yılda ithal ettiği
enerji miktarı 29 milyar dolar ve bu rakamın yüzde 33 kadarı bina ve konutlarda
kullanılıyor. Bunun da tutarı 11-12 milyar dolar. Şayet ülkemizdeki tüm bina ve
konutların ısı yalıtımı olmuş olsaydı 5.5 milyar dolar civarında bir enerji tasarrufumuz
söz konusu olacaktı.
Bu basit bir hesapla yarı yarıya demek.
Evet yüzde 50 oranında bir kazanç elde edilecekken şu anda ülkemizdeki konut
ve binaların yaklaşık yüzde 91'inde yalıtım yok. Biz dernekler ve sektör temsilcileri
olarak ısı yalıtımının Türkiye'de yaygınlaştırılması, kullanımının artırılması
ve insanlarımızın yalıtım bilincini kazanması için çok çaba sarf ediyoruz.
Tüketiciyi bilinçlendirmek adına bir çalışmanız var mı?
En büyük yük derneğimize düşüyor. Dernek olarak bundan iki yıl önce bir milyon
dolarlık bir tanıtım kampanyası düzenlemiştik ve gayet başarılıydı. Bu yıl da
dokuzuncu aydan başlamak üzere yine iki yıllık ve bir buçuk milyon dolarlık bir
kampanya organize ediyoruz. Görsel ve yazılı medya aracılığıyla yürütülecek olan
kampanyamızda seminer ve konferanslar, toplantılar ve farklı medyalar üzerinden
tanıtımlar yapılarak, yalıtım bilinci oluşturmak istiyoruz.
Yalıtımın lüks tüketim olarak algılanmasına ne diyeceksiniz?
Bu çok yanlış bir tutum. Bina inşası sırasında yapılan bir yalıtımda yüzde üç
civarında bir gider söz konusu olur. Sonraki üç yıl içerisinde harcayacağınız
yakıt parasındaki azalmayla bunu amorti edersiniz. Sonrasındaysa yüzde 50'lik
bir tasarrufla paranız havaya uçmamış olur.