Japon Prenses Akiko, bu akşam Türkiye'ye geliyor. Sanat tarihi eğitimi aldığı
İngiltere'den günü birliğine gelen Akiko, Kırşehir Kalehöyük'te ailesinin sponsorluğunda
inşa edilen Tahsin Özgüç Kültür Merkezi'nin açılışını yapacak.
Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü'nün Başkanı Prof. Saçihiro Omura ve Büyükelçi
Nobuaki Tanaka, Prenses Akiko'nun geliş nedenleri ve Japon kraliyet ailesinin
Türkiye'de arkeolojik kazılara duyduğu ilgiyi İHA'ya anlattı. Prof. Omura, Japon
Prensi Takamatsu'nun Atatürk'ü ziyaret ettiğini ve sonrasında Prens Mikasa'nın
1963'te Ankara'ya gelerek arkeolog Nimet ve Tahsin Özgüç çiftiyle görüştüğünü
söyledi. Türkiye'nin ilk yurtdışı sergisini Japonya'da açtığını ve 1985'te 440
parçalık en büyük koleksiyonun Tokyo'da sergilendiğini hatırlatan Omura, bunda
tarihe meraklı Prens Mikasa'nın büyük etkisi olduğunu kaydetti.
Omura, "Prens Mikasa tam bir arkeolog. Ön Asya tarihi üzerinde okudu. 2. Dünya
Harbi'nden sonra Tokyo Üniversitesi'nde arkeoloji ve mitoloji üzerinde çalıştı.
1983'te Prof. Tahsin Özgüç Japonya'ya geldi. O zaman dünya tarihi üzerinde en
önemli yerin neresi olduğunu prensle hoca oturup konuştular. Ben de yanlarındaydım.
Sonrasında kazı yapmaya karar verdik, çünkü Türkiye'de dünyanın en güzel en eski
tarihi var. Doğudan batıdan gelen kültür İç Anadolu'nun tam ortasında. Aslında
Kaman'da. Yunanistan, Mısır her yerden geliyor. En az 9 bin senelik tarih var"
şeklinde konuştu.
"PRENSES AKİKO DEDESİ PRENS MİKASA'NIN İZİNDEN GİDİYOR" Prof. Tahsin Özgüç'ün
Kalehöyük kazılarına ve kendisine büyük emek verdiğini dile getiren Omura, Pazar
günü Prenses Akiko'nun açılışını yapacağı kültür merkezine onun adını verdiğini,
ancak 2005'te vefat eden hocasının bugünleri görememesinden büyük üzüntü duyduğunu
söyledi. Prensesin de diğer aile üyeleri gibi tarihe meraklı olduğunu belirten
Omura, "Sanat tarihi okuyor. Fakat 10 sene önce lisedeyken Kaman'a gelmişti. Bizi
kazı yaparken gördü. Mezun olduktan sonra da tarih okudu, şimdi İngiltere'de doktorasını
yapıyor. Prenses Akiko dedesi Prens Mikasa'nın izinden gidiyor" dedi.
Omura, Prens Mikasa ve Prenses Akiko ile diğer aile üyelerinin Anadolu'daki tarihi
merkezlere ilgi duyduklarını ve Kapadokya, Boğazköy, Efes ve İstanbul'u gezdiklerini
söyledi. Prensesin Türk yemeklerini çok sevdiğini belirten Omura, "Yemekleri çok
beğendi. Biraz zor olacağını, ağır geleceğini düşünüyorduk ama öyle olmadı. Yanında
getirdiği Japon yiyeceklerini hiç yemedi. Hep Türk yemeklerini yedi. Kamptaki
güveç ve pilavdan verdik. Çok beğendi, o yüzden prens ve prenses geldiği zaman
güveç yapıyoruz ya da kampta döner kesiyoruz" şeklinde konuştu.
"JAPONYA ANADOLU'DAKİ ARKEOLOJİK ÇALIŞMALARA SPONSOR OLMAYA DEVAM EDECEK" Büyükelçi
Tanaka ise Prens Mikasa ve ailesinin Kalehöyük'teki kazı çalışmalarına büyük önem
verdiğini dile getirerek, "Kendisi zaten arkeoloji konusunda baştan beri bir bilgin.
Neden burayı seçtiğine gelince, çünkü Türkiye medeniyetlerin kavşağı. Japonların
bu kavşakta en çok ilgisini çekense tarihi İpek Yolu. Aslında Kalehöyük'te de
İpek Yolu'nu görebilirsiniz. Antik çağlarda burası İpek Yolu rotasının bir parçasıymış.
Akdeniz havzasında başka yerlerde bu tip kazılar yürüten başka ülkeler var, ancak
Japonya burayı seçti çünkü tüm medeniyetlerin buluştuğu yer olduğunu gördü. Türk
tarihinin açığa çıkmasına verdiğimiz katkıları ve keşfettiklerimizi görünce ödülümüzü
almış olduk. Prens Mikasa bu saha için zaman ve enerjisini vermekte çok istekli.
Fon oluşturmak için başlattığı kampanyayla yaklaşık 4 milyon dolar topladı. Japon
hükümeti orada bir müze kurmak için gereken mali desteği sürdürme niyetinde. Şu
an inşaat sürüyor ve önümüzdeki sene açılış yapmayı umuyoruz" şeklinde konuştu.
Prenses Akiko'nun da Kalehöyük'teki kazılarla yakından ilgilendiğini kaydeden
Tanaka, "Bu hafta sonu kültür merkezi açılacak. Prenses sadece bir günlüğüne bu
açılışı yapmak için geliyor. Sonra tekrar arkeoloji eğitimi gördüğü İngiltere'ye
dönecek. Bu bir aile geleneği. Kendisi daha önce buraya birkaç kez geldi. Olayların
geçmişini, ailesinin katkılarını biliyor ve yapılan çalışmalardan oldukça etkilendi"
ifadelerini kullandı.
Kazı ekibinin başındaki Prof. Omura'nın çalışmalarından övgüyle söz eden Tanaka,
"Bu tesis dünyanın dört bir yanından bilim adamlarını kabul ediyor. Özellikle
Türklere bu ince işi öğreterek, araştırmalar yapmalarını, tarihi bilgileri toparlamalarını
ve antik çağlarda yaşananları ortaya çıkarmalarını sağlamak amaçlanıyor. Şahsen
Prof. Omura'nın azminden etkilendim. Kendisi Türkiye'ye çok düşkün. Bence kraliyet
ailesi ve Prof. Omura'nın çabaları Türk-Japon aşkını yansıtan çok güzel bir örnek"
dedi.
(İhlas Haber Ajansı)