Sizin için hâlâ 'kaynana dili' olabilir, ama artık kaktüsün Türkiye'de de pek
çok meraklısı var. Evde kaktüs köşeleri yaygınlaşıyor, koleksiyonerler dünyanın
dört bir yanına kaktüs turları düzenliyor.
Siz hiç birini, sözgelimi yeni işinden dolayı kutlamak için kaktüs gönderildiğini
gördünüz mü? Ya da akşam davetli olduğunuz bir yemeğe, elinizde bir kaktüs saksısıyla
gitseniz, nasıl bir tepkiyle karşılaşırsınız? Galiba kaktüs, 'Kaynana dili' diye
adlandırılmasıyla Türkiye'deki şansını en baştan kaybetti.
Sadece Almanya'da 40 binden fazla kaktüs derneği üyesi, 300 binden fazla
da koleksiyoncu varken, Türkiye'de bu bitkinin uzun yıllar hiç üretilmemiş olması,
bir derneğinin bile olmamasını çok normal kılıyor. Ama şimdi durum değişiyor.
Yavaş yavaş kaktüs meraklıları, koleksiyonerleri doğuyor. Onlar birbirini buluyor,
tohum, çelik alışverişinde bulunuyor.
Seralara kaktüs gezileri düzenleniyor. Evet bir kutlama için kaktüs alınmıyor,
belki daha yıllarca alınmayacak ama bunun tek nedeni, kaktüsün geniş kitlelerce
değil, sadece meraklıları tarafından, ama tüm çiçeklerden daha çok tutkuyla sevilmesi.
Dünyada 9 bin çeşit var
Antalya'daki Türkiye'nin en büyük kaktüs çiftliği Taner Angay'a ait. Burada
dünyadaki 9 bin çeşit kaktüsün 3 bin 500'ü yetiştiriliyor. Taner Angay, kaktüs
ithalatına 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal zamanında izin verildiğini söylüyor.
Angay, "Kaktüsün Türkiye'deki geçmişi 15 yıl gibi kısa bir zamandır. Avrupa'da
kaktüs 500 yıldır yetiştiriliyor" diyor. Taner Angay, yılda 50 bin adet kaktüs
yetiştirip başta İstanbul olmak üzere çeşitli illere gönderdiğini anlatırken yeni
seralar yaptığını ve bu geniş alanda çok daha fazla çeşit kaktüs üreteceğini söylüyor.
Taner Angay, Türkiye'de hala bir kaktüs derneğinin kurulmadığından yakınarak,
şöyle konuştu: "Avrupa 500 yıldır kaktüsü tanıyor. Sadece Almanya'da 40 bin kaktüs
derneği üyesi var.