İstanbul, bienalle birlikte 'sergiler kenti'ne dönüştü. Bienal ile eşzamanlı
açılan sergilerden biri de 'İstanbul Yaya Sergileri 2'. İlki Nişantaşı'nda 2002
yılında açılan Yaya Sergileri bu kez Karaköy'de. Tünel-Karaköy hattındaki 1 km'lik
mesafede mekana özel tasarlanan projeleri yerleştiren sergi, özellikle finans
merkezlerinin Karaköy'ü terk etmesinin ardından yaşanan dönüşüm için öneriler
sunuyor. 19 sanatçının yapıtlarının yer aldığı sergide kent mobilyalarından hat
sanatı örneklerine kadar birçok öneri var.
Karaköy Meydanı'na kurulan 'Yaya Yolu' adlı proje, serginin en ilginç önerilerinden
birini sunuyor. Bu sergiyle Karaköy'ü yayalaştırmayı önerdiklerini söyleyen serginin
küratörlerinden Fulya Erdemci, "Madem arabalar gitmiyor. Biz de yaya yolunu trafiğin
üzerinden geçirelim istedik" diyor. Erdemci'yle serginin önerilerini konuştuk.
Serginin diğer küratörü Emre Baykal ise rahatsızlığı nedeniyle sohbetimize katılamadı.
'İstanbul Yaya Sergileri 2', bienalle aynı döneme denk geldi. Bienalin eski direktörlerinden
biri olarak bu tarih çakışmasını planladınız mı?
Bienal zamanında İstanbul'da olan diğer etkinlikleri, bienale çerçeve etkinlikler
olarak eklerdik. Çünkü bienale yaklaşık iki bin-üç bin kişi geliyor. Gelenler
arasında müze müdürleri, yerli-yabancı basın mensupları var. Bienalin yanı sıra
çevresindeki etkinlikleri de görmek isterler. Karşılıklı bir destek olarak düşündük
bunu. Onun için aynı zamanda açıldı.
Sizin konseptinizle bienalin konsepti de örtüşüyor aslında...
Ama bizimki biraz daha farklı. Nişantaşı'ndaki Yaya Sergileri'nde de kent dönüşümü
vardı ama biz mekanın kendisine bakıyoruz. O zaman Nişantaşı'na bakmıştık şimdi
Karaköy'e bakıyoruz. Bienal biraz daha genel olarak İstanbul'a bakıyor anladığım
kadarıyla.
Neden Karaköy'e bakıyorsunuz ve ne öneriyorsunuz?
Bu etkinlik için Karaköy'ü seçmemiz herkesi çok şaşırtıyor. Ancak Karaköy gerçekten
çekici bir yer. Kentin ağzı, karşınızda tarihi yarımada var. Hem coğrafik hem
kent içindeki stratejik konumu açısından önemli bir yer Karaköy. Bir taraftan
Tünel'e Taksim'e bir taraftan tarihi yarımadaya bir taraftan da Anadolu yakasına
bağlanıyor. Su ile tepenin buluşma noktası. Yayanın kullandığı en önemli aks.
Ama bu deneyimlenemiyor. Biz de kamusal alanın yaya lehine kullanımını öneriyoruz.
Buradan San Marco gibi bir meydan çıkabileceğini düşünüyoruz. Belki ütopik bir
şey ama burayı yayalaştıralım diyoruz.
Kentsel dönüşümden bahsediyorsunuz... Özellikle finans merkezleri taşındıktan
sonraki dönüşümden...
Evet. Dönüşümün kültürden başlamasını öneriyoruz, turizm ya da finanstan değil.
İstanbul'un AB sürecinde belli kurallar, dönüşümler geçirmesi lazım. Ama üstümüze
uyacak bir elbise yapalım diyoruz. İkincisi burası bir liman kenti onu kaybetmememiz
lazım. Üçüncüsü zorlukları olabilir ama çok değerli bir kent burası. Basitçe bir
Rotterdam değil. Çok daha katmanlı, canlı. Hem burada yaşayanlar için yakınılan
bir kent hem de Doğu'dan gelenler için bir çekim merkezi. Üstelik ikisi de doğru.
Burada yapılacak eleştiride ölçüt olarak Batı'nın alınmaması gerektiğini düşünüyorum.
Bunları aramızda tartışmamızı öneriyoruz.
Son yıllarda sanatla kamusal alanın buluşması söz konusu.
Bunu açıklamak için sergi kapsamında park içindeki Mimar Sinan Heykeli'nden örnek
verebilirim. Genelde heykeller kaide üzerindedir ve siz alttan bakarsınız. Arkadaşımız
Mimar Sinan Heykeli'ne merdiven yaptı. Siz çıkıyorsunuz heykelin yanına ve o nereye
bakıyorsa oraya bakabiliyorsunuz. Aslında sanat, sokakla, varlıkla, insanla ve
insanın sorunlarıyla ilişkili olmalı. Hatta sorun yaratmalı. Kimsenin söyleyemediğini,
'Kral çıplak'ı sanat söyleyebilir. Kentli olma bilincini sanat yoluyla artırmaya
çalışıyoruz. Yaşadığımız yer üzerinde biz de fikrimizi söyleyelim istedik. Sadece
biz değil bu şehirde yaşayanlar da düşünsün. Üstelik bu sergi aracılığıyla sadece
görmüyor, deneyimleyebiliyorlar da. Birçok işin içine girilebiliyor.
Serginin anahtar cümlesi de mekana özel tasarım galiba...
Kesinlikle. Bir proje dışında hepsi yeni. Sanatçılar geldi, gördü, düşündü, mekana
göre ürettiler.
Sergi 22 Ekim'e kadar görülebilir.
Efnan ATMACA
Radikal