Ahmet Nazif Zorlu’nun 800 milyon dolar ödeyerek sahip olduğu 96 bin metrekarelik
Karayolları arsası için 3 aile, “Devlet burayı bizden 40 yıl önce köprü bağlantı
yollarının yapımı için istimlak etti. Ancak amacının dışında kullanılmayan alanı,
kâr amacıyla sattı” görüşünü savunarak dava açtı.
Aralarında Çiftçiler’in de bulunduğu 3 aile, arazinin yaklaşık 20 bin metrekarelik
bölümünün kendilerine ait olduğunu iddia ederek, satışı gerçekleştiren Maliye
ve araziyi satan Tekel’den 162.6 milyon dolar talep etti. Davacıların avukatı
“Arsa önce eski sahiplerine teklif edilmeliydi” dedi.
Sama Dubai’ye satılan ancak hukuki sorunlar aşılamadığı için devri bir türlü
gerçekleşmeyen İETT arazisinden sonra Zorlu Grubu’na satılan Karayolları arazisinde
de hukuki pürüz çıktı. 40 yıl önce arazinin Boğaz geçişi bağlantı yollarının yapımı
için kendi ellerinden alınarak istimlak edildiğini belirten 3 aile, arazinin toplam
20 bin metrekarelik bölümünden hak talep etti. Aileler sözkonusu davayı satışı
gerçekleştiren Maliye Bakanlığı ve Tekel’e karşı açarken “Satıştan elde edilen
800 milyon dolarlık gelirin 162.6 milyon doları bizim olmalı” iddiasını mahkemeye
taşıdı.
Kamu yararına alınmıştı
Projesi yıllar önce yapıldıktan sonra 1970 yılında inşaatına başlanan ve 1973
yılında hizmete açılan Birinci Boğaz Köprüsü ve çevreyolu bağlantıları için 1965
ile 1975 yılları arasında Altunizade, Kanlıca, Mecidiyeköy, Zincirlikuyu gibi
yerleşim birimlerinde onlarca vatandaşın arsası ’Kamu yararı’ gerekçesiyle istimlak
edildi.
Geçen yıl Zorlu Holding’e satılan ve Karayolları 17. Bölge Müdürlüğü’nün de üzerinde
bulunduğu çevre ile sınırlı alanda ise 1965 ile 1975 yılları arasında istimlak
edilen arsa miktarı tamı tamına 116 bin metrekare oldu. İstimlak edilen 116 bin
metrekarelik arsanın sadece 20 bin metrekaresi Zincirlikuyu ve çevre bağlantı
yolları için kullanılırken, kalan 96 bin metrekare yani istimlak edilenin yüzde
80’den fazlası geçen yıl yapılan ihale ile Zorlu Holding’e bağlı Zorlu Yapı Yatırım
A.Ş.’ye 800 milyon dolar gibi rekor bir fiyata satıldı. İhalesi 7 Mart 2007 tarihinde
yapılan ve metrekaresi 8 bin 289 dolara gelen arsa, 6 Haziran 2007 tarihinde de
Zorlu’ya devredildi.
Kimlerin arsası alındı?
İşte bu arsanın ilk sahipleri, bu satış nedeni ile mahkemenin yolunu tuttu. Hayat
ve Hayal Göksun’un 4 parselden oluşan toplam bin 686 metrekare, Afife Necla Şamlıoğlu’nun
tek parselden oluşan 512 metrekare arsası köprünün yapımına başlanan 1970 yılında
Karayolları adına istimlak edildi.
Karayolları Genel Müdürlüğü, toplamda 2 bin 248 metrekare olan bu arsa için Göksun
ve Şamlıoğlu Aileleri’ne bugünkü rayiç değer ile toplam 400 bin dolar ödeme yaptı.
Aslan payı ise, toplam 21 bin 767 metrekare arsası istimlak edilen Çiftçiler Holding
kuruluşu olan Çiftçiler Ticaret ve Sanayi Türk A.Ş.’nin oldu.
Geçtiğimiz yıllarda mahkeme kararı ile çocuğu olmayan Tahsin Çiftçi’nin 300 milyon
YTL’lik mirasının sahibi olan Tahsin Çiftçi’nin kardeşi Hikmet Çiftçi ile çocukları
Mehmet Hakan Çiftçi ve Hatice Ayşe Paksoy’a ait Çiftçiler Ticaret’in 1973 yılından
1975 yılına kadar 4 parsel halinde istimlak edilen 21 bin 767 metrekarelik arsasının
sadece 3 bin 982 metrekaresi yol ve çevre düzenlemesi için kullanıldı. Kalan 17
bin 785 metrekare ise geçtiğimiz yıl Zorlu’ya satılan 96 bin metrekarenin içine
dahil edildi.
Kazanırlarsa parayı Maliye ödeyecek
Sözkonusu dava arsanın yeni sahibi olan Zorlu açısından bir sorun yaratmıyor.
Şayet aileler davayı kazanırsa parayı satışı gerçekleştiren Maliye’den talep edecekler.
Karayolları 17. Bölge Müdürlüğü adına tescili yapılan istimlak edilmiş 116 bin
metrekarelik arsanın 96 bin metrekaresi, satış amacıyla 2004 yılında tek parsel
haline getirilerek Hazine’ye devredilmişti. Hazine ise ihaleden bir hafta önce
bu arsayı TEKEL adına tescil ettirmişti. Arsanın son sahibi 28 Şubat 2007 tarihinde
TEKEL oldu.
7 Mart 2007 tarihinde yapılan ihaleyi 800 milyon USD teklif eden Zorlu, El Maktum’un
Sama Dubai şirketini geride bırakarak kazandı. Arsanın metrekaresi 8 bin 289 dolara
denk geldi.
Kamulaştırma Kanunu’nun 22’nci maddesi ne diyor?
“Kamulaştırmanın ve bedelinin kesinleşmesinden sonra taşınmaz malların kamulaştırma
amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması
halinde, keyfiyet idarece mal sahibi veya mirasçılarına kanun hükümlerine göre
duyurulur. Bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçıları aldığı kamulaştırma
bedelini 3 ay içinde ödeyerek taşınmaz malını geri alabilir.”
8.300 dolara karşı 178 dolarlık ödeme
Müvekkİllerİne o dönem itibarıyla kamulaştırma bedeli ödendiğini belirten Avukat
İhsan Coşkun, “Müvekkillerime yıllar önce ödenen istimlak bedellerini, Yargıtay’ca
kabul gören Denkleştirici Adalet İlkesi gereğince güncelledik. Göksun Ailesi’ne
bugünün parasıyla 1.682 metrekare için 300 bin, Şamlıoğlu Ailesi’ne 562 metrekare
için bugünün parasıyla 100 bin ve Çiftçiler şirketine 17 bin 785 metrekare için
bugünün parasıyla 3 milyon dolar ödendi” dedi.
Hatırlanacağı üzere Zorlu sözkonusu arsanın her bir metrekaresine 8 bin 289 dolar
ödemişti. Çiftçiler’e ise istimlak bedeli olarak her bir metrekare için 168 dolar
ödendiği anlaşıldı. Göksun Ailesi ve Şamlıoğlu ailesi ise her bir metrekare için
178 dolar alabilmiş.
Avukat İhsan Coşkun, “Bu durumda yıllar önce ödenen istimlak bedelinin güncellenmiş
değeri düşüldükten sonra 17 bin 785 metrekare için Çiftçiler şirketine 144 milyon
419 bin 865 dolar, 1.686 metrekare için Göksun Ailesi’ne 13 milyon 674 bin, Şamlıoğlu
Ailesi’ne de 562 metrekare için 4 milyon 558 bin 418 dolar ödenmesi gerekir” diye
konuştu.
Avukat Coşkun: Eski mal sahiplerine ön alım hakkını kullandırmadılar
AvukatlarI İhsan Coşkun aracılığı ile toplam 5 dava açan davacılar, 162 milyon
652 bin dolar talep ediyor. Avukat İhsan Coşkun, müvekkillerinin arsasının “Kamu
Yararı” gerekçe gösterilerek istimlak edildiğini, kamu yararı kalmayınca da kâr
amacıyla devletin kurumları tarafından satışa çıkarıldığını hatırlatarak, “Kamulaştırma
Kanunu’nun 22. maddesine göre kamu yararı kalmayan istimlak edilmiş alanlar, öncelikle
eski sahiplerine öncelikle alım hakkı tanır. Eski sahipleri, istimlak karşılığı
aldıkları kamulaştırma bedelini 3 ay içinde iade ederlerse, istimlak edilen gayrimenkullerini
geri alabilirler. Mal sahibi buna uymadığı taktirde istimlakı yapan kurum taşınmaz
üzerinde dilediği tasarrufta bulunur” dedi.
Avukat İhsan Coşkun, “Madem kamunun ihtiyacı kalmadı, öncelikle bize önalım hakkı
tanımalıydı. Bunu yapmadı. Davalı olan bu idareler el ve işbirliği ile hareket
ederek, müvekkillerimizin bu önalım haklarını kullanmasını engellemiş ve böylece
dava konusu zararın doğumuna birlikte sebebiyet vermişlerdir. Müvekkillerimizden
kamulaştırılan yerler de dahil olmak üzere Zorlu A.Ş.’ye satışı yapılan yerler,
kamuya tahsis lüzumu kalmamış yerlerdir. İhtiyacın bulunup bulunmadığının takdiri
elbette ki idareye aittir, ama bu idare bu yeri satmışsa ihtiyacının kalmamış
olduğu asıldır ve artık bu konu tartışma dışıdır” diye konuştu.
Vatan Gazetesi
Yüksel KOÇ