Harçlar Kanunu'nun dördüncü kısmı "Tapu ve Kadastro Harçları" ile ilgili hükümleri
kapsamaktadır. (Madde: 57-70) Harca tabi olan işlemler ise kanuna ekli (4) sayılı
tarifede sayılmak suretiyle belirlenmiş bulunmaktadır. Mevcut düzenleme gereği
"Tapu ve Kadastro Harçları" (4) sayılı liste uyarınca işlemlerin nev'i ve mahiyetine
göre değer esası üzerinden nispi (oransal) veya makdu olarak alınmaktadır.
Harçlar Kununu'nun uygulamasında yer alan "kayıtlı değer" veya Emlak Vergisi
değeri Emlak Vergisi Kanunu'na göre belirlenen vergi değerini ifade etmektedir.
Kural olarak "Tapu ve kadastro harcı vergi değeri ile mükellef tarafından beyan
edilmiş olan değerden yüksek olanı üzerinden alınır." (Madde: 63)
Vergi değerinin tanımı ise Emlak Vergisi Kanunu'nun 29'uncu maddesinde yapılmıştır.
Bu tanımlamaya göre vergi değeri;
* Arsa ve araziler için Vergi Usul Kanunu uyarınca asgari ölçüde birim değer
tespitine ilişkin hükümlere göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle
ve arsa sayılacak parsellenmiş arazide her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş
arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik,
bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce
tespit edilecek pafta, ada veya parseler) arazide her il veya ilçe için arazinin
cinsi (kıraç, taban, sulak) itibariyle takdir olunan birim değere göre,
* Binalar için Maliye ile Bayındırlık ve İskân bakanlıklarınca müştereken tespit
ve ilan edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile yukarıda belirtilen
esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak konuya ilişkin
tüzük hükümleri uyarınca belirlenen ilkeler çerçevesinde hesaplanmaktadır.
Mükelleflerin vergi değerinden daha düşük beyanda bulunmaları halinde harcın
hesabında vergi değeri esas alınmaktadır. Aradaki farka isabet eden harç Vergi
Usul Kanunu'na göre hesaplanan vergi ziyaı cezası yüzde 25 oranında hesaplanmak
suretiyle ikmalen tarh edilmektedir. Tapu sicilinde kayıtlı arsa ve arazi üzerinde
yeniden inşa olunacak bina ve sair tesislerin tescilinde veya her nevi vasıf değişikliklerinde
tahsis (düzeltme) harcı alınır.
Uygulamada gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine
dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan
edilen devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden
az olmamak üzere emlak vergi değeri üzerinden devir eden ve devir alan için ayrı
ayrı binde 15 oranında tapu harcına tabi tutulmaktadır.
Mevcut düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere gayrimenkullerin devir ve iktisabında
Emlak Vergisi değeri veya Emlak Vergisi değeri üzerindeki beyanlar dışında başka
bir değer esas alınarak tapu harcı hesaplanması veya talebi ve tahsil edilmesi
mümkün değildir.
Ancak uygulamada bazı hallerde yapılan vergi incelemelerinde inşaat devam ederken
ve henüz (yapı kullanma izni) iskân belgesi alınmamış daireler dolayısıyla tapuda
arsa olarak tescilli projeler için arsa tapu devirleri sırasında, tapu devri dolayısıyla
ödenmesi gereken alım-satım harç matrahları idarece kabul edilmeyerek, bazısında
tapuda arsa devirleri sırasında inşaat tamamlanmamış olmasına rağmen vergi ziyaı
cezalı harç tahsiline yönelik işlemlerin ve incelemelerin yapıldığı gözlenmektedir.
Yine uygulamada kat irtifaklı arsa devri yapılan bu tür işlemlerde iskân belgesi
alımı aşamasında da ayrıca binaya dönüşüm dolayısıyla bina değeri üzerinden ilave
harç hesaplaması da yapılmaktadır.
Bir başka açıdan olayı değerlendirecek olursak; bu tür işlemlerde başlangıçta
hak sahibine arsa payının devri yapılmaktadır. Bu işlemde harca esas alınan değer
Emlak Vergisi değeri olmaktadır. Bilahare bu tür devirlerde bina dönüşüm dolayısıyla
bina değeri üzerinden ayrıca harç ödenmektedir.
Bu tür işlemlerde eğer başlangıçta arsa payı devirlerinde harca esas değerin
hesaplanışı kanunen belirlenmiş olması hususu dikkate alındığında idarece veya
yapılan incelemeler sonucunda yükseltilmesi mevcut kanuni tanımlamalar dışında
bir başka değere dönüştürülmesi mümkün değildir.
Mevcut kanuni düzenlemeler dışında bir uygulama sonucunda özellikle kat irtifaklı
arsa devrinden dolayı kat sahiplerinin gereksiz yere mağdur edilmesi ve kendilerinin
bilgisi dışında hem ek harca hem de vergi ziyaı cezasına muhatap edilmesi hukuk
devleti olgusu ile örtüşmeyen bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.
Referans Gazetesi
Veysi SEVİĞ