İstanbul'da beş yılda 950 bin kavak kesilecek, kentte hiç kavak kalmayacak. Amaç
insan sağlığını ve kent peysajını korumak. Ama 'Kesime gerek yok' diyenler de
var
İstanbul'da insanların ayaklarını sokup hayal kuracağı şırıl şırıl dereler yok,
ama böyle bir dereyi yapraklarıyla gölgeleyebilecek 1 milyon kavak ağacı var.
Kavakların 200 bini Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde. Kentte şimdiye kadar
toplam 50 bin kavağın kesildiğini söyleyen Büyükşehir Belediyesi yetkilileri,
kalan 950 bin kavağın da beş yıl içinde kesileceğini söyledi. Kesimin ilk sebebi,
'insan sağlığı'.
Mayıs ayında, rüzgarın da etkisiyle kar gibi savrulan kavak pamukçuklarının,
daha doğrusu bu pamukçuk ve polenlerin astımlı, amfizemli ve alerjik bünyeli insanları
rahatsız ettiği düşüncesiyle, başta İstanbul, pek çok kentte kavak ağaçları kesiliyor.
Doğal Hayatı Koruma Derneği (DHKD), bu iddiaların doğruluğunu araştırmak için
Orman Bakanlığı Kavakçılık Araştırma Enstitüsü ve İstanbul Üniversitesi Orman
Fakültesi Botanik Anabilim Dalı yetkililerine başvurdu.
Her iki kuruma göre de mayıs ayında savrulan 'pamukçuklar polen değil'. DHKD
Genel Müdürü Tansu Gürpınar, bir iki hafta sokakları kirletmek dışında sakıncası
olmayan kavak ağaçlarının, kentlerin en önemli oksijen kaynaklarından biri olduklarına
dikkati çekerek, mevcut kavakların kesilmesi yerine yeni
ağaçlandırmada başka yapraklı ağaç türlerinin kullanılmasını önerdi.
3 bin alerjen bitki var
Polenler konusunda 50 yıla yakın araştırma yapan ve bu konuda Türkiye'yi uluslararası
toplantılarda temsil eden İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi'nden emekli Prof.
Dr. Burhan Aytuğ da, DHKD'nin görüşünü destekledi. Aytuğ, "Bu pamukçuklar, kavak
ağacının meyvesidir. Kavak ağacının erkeği, dişisi farklıdır. Tohumu ve meyveyi
veren yani pamukçukları yapan dişi kavaktır. Mayıs ayının sonunda meydana gelen
bu pamukçuklar, polen değildir, alerji yapmaz" dedi.
Her çiçekli bitkide olduğu gibi kavakların da polenleri olduğunu vurgulayan Aytuğ,
erkek ağaçların mart ayında çıkardığı polenlerin, mayıs ayında gözle görülen pamukçuklardan
ayrılması gerektiğini söyledi.
Kavak polenlerinin, 30 mikrometre büyüklüğünde olduklarını, gözle görülmediklerini
anlatan Aytuğ, "Polen, her çiçekli bitkide bulunur. Polen, bütün insanlarda değil,
sadece ona hassas olanlarda alerji yapar. Her alerjen bitkinin polen saçan bireylerini
tek tek yok etmeye kalkarsak bütün çınarları, meşeleri kesmek lazım. Mümkün mü
bu?" diye sordu.
Kavak kesen belediyelerin, bunların yerine kestane, çınar, manolya dikeceklerini
kamuoyuna duyurduklarını anlatan Aytuğ, şöyle devam etti:
"Çınar ağacı, kavaktan çok daha fazla alerjik polen verir. Alerji için kesilen
kavağın yerine çınar dikilmesinin anlamı yok. Sonra Türkiye'de alerjen olan bitkilerin
sayısı 3 binin üzerindedir. Bu bitkileri, ağaç olsun, çalı olsun, otsu bitki olsun
ortadan kaldırmak hem yanlıştır hem de kimsenin gücü yetmez. Çünkü, doğa onu yeniden
getirir. Bilen de bilmeyen de konuşuyor. İstanbul'da 1 milyon kavağın kanına girecekler."
Kavağın fevkalade yararlı bir ağaç olduğunu ve 'boşuna kesildiğini' söyleyen
Aytuğ, bu ağaçların ekonomik değerinin önemini anlattı: "Yüzyıllardır Anadolu'da
evlerin taban ve tavan döşemesi kavaktan yapılır.
Açık renklidir ve fevkalade aydınlık yapar. Direkt güneş almazsa, hele rutubetten
korunursa 100 seneden fazla kereste olarak kalır. Günah değil mi bunu yok etmeye?"
'Kent ağacı değil'
İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilileriyse
kavak ağaçlarının sağlık açısından zararı olduğu gibi kent peysajı açısından
da bir şehir ağacı olmadığını söyledi.
Kavak ağaçlarının şehiri dekore etmediğini ve ömürlerinin 20 yıl gibi kısa bir
süre olmasından dolayı ekonomik olmadıklarını belirten büyükşehir belediyesi yetkilileri
"Kavaklar 20 yıldan sonra içi boşaldığı
için devrilme tehlikesi geçiriyor. Gülhane Parkı'nda bu olay çok oldu" diye ekledi.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde bile ABD'de ve Avrupa'da kavak ağacı dikmenin
yasak olduğunu hatırlatan yetkililer, kavak ağaçları yerine manolya ağaçlarını
tercih ettiklerini söyledi.
--------------------------------------------------------------------------------
'Kaldırılmalı'
Pamukçuk polen aynı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık Daire Başkanı Doç. Dr. Ahmet Zeki Şengil,
kavak ağaçlarının sağlık açısından alerjen etkileri olduğunun klasik kitaplara
dahi geçtiğini belirtti. Kavak ağacının mayıs aylarında yaydığı maddenin adının
polen ya da pamukçuk olup olmadığının önemli olmadığını söyleyen Doç. Dr. Şengil,
"Önemli olan kavak ağaçlarının yaydığı maddelerde alerjen faktörler olmasıdır.
Bu bilinen bir şeydir. Dikkat edilirse kavakların pamukçuklarını yaydığı dönemde
hastalıklarda artış görülür" dedi.
--------------------------------------------------------------------------------
Manolya daha iyi
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim
Küçükusta kavakların yaydığı maddelerin söylendiği gibi polen değil, pamukçuk
olduğunu söyledi. Küçükusta, "Kavaklar alerji
konusunda en riskli ağaçlar değil. Ama pamukçuklar astım ve solunum hastalıkları
için risk oluşturuyorlar. Bu yüzden kavakların şehir içinden kaldırılmalarını
doğru buluyorum. Pamukçuklar çevre kirliliği yaratır. Yerlerine manolya ağaçlarının
dikilmesi de iyi bir seçim. Manolyalar kavaklardan daha sağlıklı" diye ekledi.
Radikal