Kazdağları ve Madra Dağı'nda 37 şirket tarafından yürütülen altın arama çalışmalarına
karşı çıkmak amacıyla Çanakkale ve Balıkesir'e bağlı 34 belediye bir araya gelerek
"Kazdağları ve Madra Dağı Çevre Platformu"nu oluşturdu.
Üniversitelerin ve başta Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma Vakfı (ÇEKÜL) olmak
üzere birçok sivil toplum örgütünün de destek verdiği "Kazdağları ve Madra Dağı
Çevre Platformu", 5 Nisan'da Çanakkale Cumhuriyet Meydanı'nda "Altına Hayır" mitingi
düzenleyecek.
Miting kararına ilişkin açıklama yapan Platform Sözcüsü Ali Sarıbaş, yöre halkının
bilinçlenmesinin önemine değinerek, "Yöre halkının yaşam alanlarını ve kültürlerini
hep birlikte koruyamazsak, Kazdağları'nın yok olma tehlikesinin yanı sıra, kültürlerin
yok olma tehlikesiyle de karşı karşıya geleceğiz" diye konuştu.
"Hala işletme ruhsatları yok"
Kazdağları'nda altın arama iznine sahip şirketlerin, henüz işletme ruhsatı almadığına
da dikkat çeken Sarıbaş, "Bu süreci iyi değerlendirmemiz gerekiyor. İşletmeler
ruhsat almadan tüm duyarlı insanların buluşması ve karşı duruşlarını sergilemesini
istiyoruz. Değişen "Maden Yasası' bizim tüm değerlerimizi yok edecek güçte. Ülke
topraklarının yüzde 54'ü altıncılar tarafından ruhsatlandırılmış durumda "Maden
Yasası'nın değişmesini sağlamamız gerekiyor" dedi.
Altınoluk Belediye Başkanı İsmail Aydın da tüm sivil toplum kuruluşlarından destek
beklediklerini ifade ederek, "Siyanür kullanmadan altın aranacağını söyleyen şirketler,
şimdi de Kazdağları'nın altını oyarak toprağı taşıyacaklarını söylüyorlar, bu
da Kazdağları'nı yok etmek anlamına geliyor" dedi.
"Yunanistan da etkilenebilir"
Türkiye Orman Mühendisleri Odası eski Başkanı Salih Sönmezışık ise Midilli ve
Yunanistan'ın da bu durumdan etkilenebileceğinin altını çizdi. Kazdağları'nın,
dünyadaki 200 önemli doğal alandan biri olduğunu ve burada farklı kültürlerden
bir buçuk milyon insan yaşadığını kaydeden Sönmezışık şunları dedi:
"Kazdağları'nda altın çıkartma çalışması başlarsa en fazla 8-10 yıl sürecek.
Bunun karşılığında 67 milyar dolar gelir elde edilecek ve bunun yüzde biri Türkiye'ye
kalacak. Oysa ki bizim tarımsal üretimimiz yıllık 6,5 milyar dolar. Altın arama
çalışmaları bütün ekolojik sisteme ve insanlara zarar verecek. Geri kazanım süreci
ise 350-400 yıl. Bir gram altın için 600 ton su kullanılıyor. Çalışmalar başlarsa
1,5 milyon insanımızın suyuna da el konulmuş olacak. Midilli'nin suyu da Kazdağları'ndan
gidiyor. Bilimsel olarak da ispatlanan bu durumdan Midilli ve Yunanistan da etkilenecek."
Türkiye'nin dört köşesinden katılım beklenen "Altına Hayır" mitingine, ayrıca
Midilli ve Yunanistan'dan da en az 200 kişinin katılmak için hazırlık yaptığı
öğrenildi.
Sabah Gazetesi