Esat Edin, bugün değeri birkaç milyar doları aşan, İstanbul Kemer Country projesini
yarattı. Ancak, Edin, bugünlerde 50 milyon doların üzerindeki bir borç batağıyla
mücadele ediyor. Kemer Country’de halen, üst ve üst orta düzeyde gelir seviyesi
olan 4 binden fazla kişi yaşıyor. Bunlar arasında, büyük bankaların genel müdürleri,
saygın işadamları, önemli sanatçılar var.
Edin, borçlarını ödeyebilmek için, Kemer Yapı ve Turizm’deki hisselerini satışa
çıkarmış. Yerleşim sakinleri de yönetim değişikliği halinde, yeşil alanların yok
olacağı endişesiyle, borçları satın alma girişiminde bulunup bu amaçla bir icra
komitesi kurmuş. Komitede, en büyük iki bankanın genel müdürü de bulunuyor.
Etrafta yeni projeler oluşsa da Kemer Country’ye olan ilgi hiç azalmadı. Çünkü,
burada İstanbul’un en meşhur golf sahalarından biri, tenis, kulüp ve at binme
olanakları da var. Yerleşim alanındaki villaların fiyatları 5 milyon dolar seviyelerine
kadar çıkmış. Bu fiyat artışındaki en büyük etken, bakımlı yeşil alanların bulunması
ve ortak kullanımda olan kulüp alanı olarak gösteriliyor.
Bu nedenle, Kemer Country sakinleri, villa başına yaklaşık 100 biner dolar koyup
hem Edin’i kurtarmak hem de yeşil alanların sahibi olmak istiyor. Yine, yerleşim
sakinleri arasındaki bazı iş adamlarının da borçları satın alma olasılıkları konuşuluyor.
Öte yandan, Donald Trump modeli uygulanarak alacaklı bankaların Edin’i kurtarmasının
düşünülebileceği yolunda öneriler var.
Profesyonel bir kuruluş
Bugünkü ekonomik ortamda, bu gibi yöntemlerin geçerli olamayacağını düşünüyorum.
Edin’in karşılaştığı durum, bir “örnek olay” sayılabilir. Bu gibi durumlarda,
dikkat edilmesi gereken hususları şöyle sıralayabiliriz:
- Sorunun bir an önce çözülebilmesi için, vakit geçirilmeden tedbir alınmalıdır.
Çünkü, borç miktarı olduğu yerde durmaz. Yüksek faizler nedeniyle, borç miktarı
yakın gelecekte 100 milyon doları aşabilir. Belki de aşmıştır.
- Edin’in borçlarını bir biçimde devralan kişi veya kişilerin yeşil alanları
yok edip edemeyeceği olgusu çok iyi incelenmelidir. Büyük olasılıkla, yeni sahiplerin
de yeşil alanlara dokunma imkânı olmayabilir.
- Herkesin eşit katılımıyla bir alım gerçekleştirilmesi, neredeyse olanaksızdır.
Bu seçenekle uğraşmak, vakit kaybetmek anlamına gelebilir.
- Yapılacak şey, operasyona profesyonel olarak yaklaşmaktır. Malın ve borcun
gerçek değerini saptayacak; yaptığı değerlendirmeye herkesin saygı duyacağı bir
profesyonel kurum seçilmelidir. Yatırım bankaları ve lisanslı denetim firmaları,
bu profesyonel kurumlar arasında sayılabilir. Ben olsam, malı, uluslararası saygınlığı
olan bir kuruluşun değerlendirmesini isterdim.
- Çözüm getirecek olanlar veya satın alma niyeti bulunanlar, Edin’e değil, bu
profesyonel kuruluşa başvururlar. Bu sayede, para koyacak olanlar risk ve getirilerini
kolayca hesaplayabilirler ve gereksiz pazarlıklarla vakit kaybetmelerden kurtulunur.
- Yine, profesyonel bir kuruluşa gitmek sayesinde, değerler, borçlar ve alacaklar,
bir biçimde “kıymetli kâğıt”a bağlanıp bu değerler de satılabilir. Zaten, “profesyonel
kuruluş” size bu konuda da yönlendirecektir.