Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi'nin, Dünya Mimarlık Günü kutlamaları
çerçevesinde düzenlediği "Mimarlık ve Kent Şenliği-I", etkinlikler, sergiler,
söyleşiler ve atölye çalışmaları ile devam ediyor. Şenlik kapsamında bugün, Yıldız
Sarayı Eski Karakol Binası Toplantı Salonu'nda yapılan söyleşide 'mimar gözü ile
bir kenti düşünmek' konuşuldu. Aron A. Angel, Niyazi Duranay, Cihat Fındıkoğlu
ve Orhan Şahinler'in konuşmacı olarak katıldığı söyleşide, konuşmacılar, kendi
uslarındaki kenti anlattılar.
Kendini bir Kadıköylü olarak tanımlayan Aron A. Angel, şehirciliğin Türkiye için
kökleri çok da eskilere götürülemeyecek bir kavram olduğunu hatırlatarak, şehircilik
adına karşı çıkılması gereken en önemli yanlış olarak bitişik nizam yapıları gösterdi.
Angel, "Benim için şehircilik, ayrık nizamdır" diyerek, "Ülke olarak, müteahhitlik
kurumunu ele almamız gerek. Bir müteahhit görmedim ki, elindeki projeye sadık
kalsın. Planı çizen mimar, kenti planlayan şehir plancıları, mühendisler, ama
uygulamada hiçbirisi yok" şeklinde konuştu.
"Ben, modern bir başkentin inşa edilişinin canlı tanığıyım" diyen Orhan Şahinler
ise, 1950'lerde erken gelen demokrasiyle birlikte her şeyin ihanete uğradığını
savundu. Şahinler, kentlerin spekülasyonlarla şekillenmesine izin verildiğini
belirtti.
Cihat Fındıkoğlu ise, diğer konuşmacıların aksine, aralarında çok tartışılan
İstanbul Büyük Otogar'ının da olduğu kendi işlerinden bahsederek, eğer kendilerinin
de şehir suçları kapsamına giren işleri varsa hesap vermeleri gerektiğini belirtti.
Son olarak konuşan Niyazi Duranay da, çocukluğunda Malatya'nın bir 'bahçe kent'
olduğunu, ancak çok sonraları geri döndüğünde betona teslim olduğunu gördüğünü
söyleyerek, "Çünkü, şehre planlama girmişti" dedi. İstanbul'un hali hazırda, 15
milyon insanı barındıracak yapı stoğu olduğunun altını çizen Duranay, bunlar değerlendirilinceye
kadar yeni imar alanı açılmamasını istedi.
Mimarlık ve Kent Şenliği-I, yarın gerçekleştirilecek olan 'Kent Düşleri' isimli
atölye çalışması ve Yeni Melek Gösteri Merkezi'ndeki yine aynı isimli gösteri
ile devam edecek ve 8 Ekim'deki 'Geleneksel Mimarlar Yemeği' ile sona erecek.