Gayrimenkul sektöründe; konut ihtiyacı, kaçak yapılaşma, niteliksiz konut üretimi,
plansız kentleşme, kayıtdışılık ve kiraların yüksekliği gibi konularda, öteden
beri ciddi sorunlar yaşanıyor.
Son zamanlarda gündeme gelen ‘ipotekli gayrimenkul kredileri (mortgage)’ bu sorunların
çözümlenmesi bakımından, yeni bir heyecan ve umut kaynağı oldu.
Önümüzdeki günlerde, Meclis gündeminin ilk konularından biri olması beklenen
mortgage ile ilgili tasarının yasalaşması sonucu;
1- Konut edinmenin kolaylaşması ve kira öder gibi ev sahibi olabilmenin gündeme
gelmesi,
2- İnşaat sektörünün canlanması, ekonomiye ve istihdama katkıda bulunması,
3- Gayrimenkul sektöründeki kayıtdışılığın azalması ve bu alandaki vergi kaybının
azalması,
4- Ruhsatlı, depreme dayanıklı konut üretiminin artması, planlı kentleşmenin
desteklenmesi,
bekleniyor.
Bunların gerçekleşebilmesi için, makroekonomik değişkenlerin istikrar arz etmesi,
özellikle faiz oranlarının biraz daha düşmesi ve bazı vergi avantajlarının sağlanması
gerekiyor.
SPK, IMF VE MALİYE
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), mortgage sisteminin başarılı olabilmesi için,
bir süre önce bazı önerilerde bulundu. Bunlardan biri de; ‘kişilerin sahip olacakları
ilk ya da ikinci konut için kullandıkları kredilerin, 100.000 YTL’ye kadar olan
kısmına isabet eden faiz ödemelerini, gelir vergisi matrahından indirebilmelerine
olanak sağlayacak’ düzenlemenin yapılmasıyla ilgiliydi.
Maliye Bakanlığı, başlangıçta bu öneriye sıcak baktı. Ancak, IMF’nin devreye
girip, vergi gelirlerinde azalma olacağını öne sürmesi üzerine, geri adım attı
ve bununla ilgili maddeyi tasarı taslağından çıkarttı.
Oysa Belçika, Norveç, Danimarka, İtalya, Hollanda, Portekiz, İspanya, İsveç,
İsviçre ve ABD gibi ülkelerde, faiz ödemeleri gelir vergisi matrahından indirilebiliyor.
Hatta Belçika ve İspanya gibi ülkelerde, ana para ödemeleri bile gider olarak
indirilebiliyor.
ÖNEMLİ BİR ÇELİŞKİ
Mortgage yolu ile edinilen konutlar için kullanılan kredilerin, 100.000 YTL’ye
kadar olan kısmına isabet eden faiz ödemelerinin, gelir vergisi matrahından indirilmesine
yanaşmayan Maliye, önemli bir çelişki ile karşı karşıya!
Şöyle ki; Gelir Vergisi Kanunu’nun 74/4. maddesine göre; kiraya verilen gayrimenkul
için, konut ya da işyeri ayırımı yapılmaksızın, ödenen borç faizlerinin tamamı,
kira gelirinden indirilebiliyor. Hatta, konut olarak verilen bir adet gayrimenkulün
iktisap (edinme) yılından itibaren, 5 yıl süre ile iktisap bedelinin yüzde 5’i,
kira gelirinden indirilebiliyor.
Kiraya verilen konutun kredi faizinin tamamı, iktisap bedelinin ise yüzde 5’i,
gider olarak indirilebildiğine göre, başını sokacak bir ev alan kişinin, mortgage
yolu ile edindiği konut için ödeyeceği faizin de gelir vergisi matrahından indirilmesi
gerekir. Aksine bir düzenleme, hem yürürlükteki Gelir Vergisi Yasası hem de vergilemede
adalet ilkesi ile çelişir.
Bu konunun tekrar gözden geçirilmesinde yarar var...
Hürriyet
Şükrü KIZILOT