Türkiye’deki binalarda enerjinin yüzde 82’si ısıtma için kullanılıyor ve binalarımızın
ısıtmasında kullanılan bu enerji, ülkemizde harcanan toplam enerjinin yüzde 26’sını
oluşturuyor. Enerji ihtiyacının yüzde 70’ini ithal enerji ile karşılayan Türkiye’de,
binaların ısıtılması amacıyla tüketilen enerjinin azaltılması acil önlem planları
arasında yer alıyor. Bu tüketimi azaltmak için de başta ısı yalıtımı olmak üzere
birçok önlem bulunuyor. Isı yalıtımı ile ısıtma giderleri ortalama yüzde 50 azalıyor.
Doğalgazın her geçen gün zamlandığı, havaların da giderek soğuduğu şu günlerde
ısıtmada sağlanacak tasarruf büyük önem kazanıyor.
Isınan havanın yükselerek çatıdan dışarı çıkması nedeniyle öncelikle çatının
yalıtımlı olması gerekiyor. Sadece çatı yalıtımı yaptırarak enerji faturalarında
yüzde 20’yi aşan oranlarda tasarruf sağlamak mümkün... Ancak yalıtımın binanın
tümü için gerekli bir uygulama olduğunu da unutmamak gerekiyor. Bina dış kabuğunun
ısı yalıtım malzemesi ile kaplanması anlamına gelen mantolama uygulaması ile ortalama
yüzde 50 tasarruf sağlanıyor. Üstelik ısı yalıtımının maliyeti toplam bina maliyetinin
sadece yüzde 3’ü ila 5’i kadar ve yüksek enerji tasarrufu nedeniyle yalıtım, yatırım
maliyetini birkaç sene içinde karşılıyor.
Binalarda enerji verimliliğine yönelik toplum bilincinin artırılmasını hedefleyen
enverIPAB Projesi yürütücüsü Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü (EİE)
Proje Müdürü Sebahattin Öz, aynı iklim koşullarında ve aynı kullanım alanına sahip
bir konutun enerji tüketiminin, Fransa, Almanya, İngiltere, İsveç gibi ülkelere
göre Türkiye’de 2-3 kat fazla olmasının, ülkemizde özellikle ısı yalıtımının yeterince
önemsenmediği anlamına geldiğini belirtti. Evlerde sıcaklığın sadece bir derece
düşürülmesinin bile yüzde 6’lık yakıt tasarrufu sağladığını vurgulayan Öz, bu
sıcaklık değerlerini; oturma odasında 22, yatak odasında 20, antrelerde 18 derece,
garaj ve depolarda ise 5-15 derece olarak açıkladı.
Bütçenizi de koruyun çevreyi de
Yalıtım dışında evlerde alınabilecek çok küçük önlemlerle, ısıtma harcamalarında
ciddi oranlarda tasarruf sağlamak mümkün:
Kışa girmeden ısıtma sistemlerinin bakımlarını yaptırın, bacaları temizletin.
Radyötörlere termostatik vana taktırarak mekanların sıcaklıkları kontrol altına
alınabilir.
Pencereler ve kapılar, evlerdeki ısının dörtte birinin kaybına neden oluyor.
Yalıtımsız bir evde meydana gelen ısı kaybının yüzde 20’si tek camlı pencerelerden
kaynaklanıyor. Çift cam kullanmak bu kaybı yarı yarıya indiriyor. Ayrıca pencere
ve kapıların kenarlarından olan hava sızıntılarını önlemek için pencere bandı
ve sünger kullanmak, kapı çerçevesi kenarındaki çatlakları onarmak da etkili oluyor.
Kış aylarında güneşli günlerde perdeleri açarak güneşten daha fazla yararlanabilirsiniz.
Güneş çekildikten sonra ise perdeleri mutlaka kapatın. Kapalı ve uygun perdeler
pencerelerden ısı kaybını yüzde 25 oranında önlüyor.
Isıtıcınızın ya da radyatörlerin önüne veya üzerine mermer, çamaşır, eşya vb.
koymayın, ısı akışına engel olacak uzun perdeler kullanmayın. Kış aylarında odalarda
mümkün olduğunca çamaşır kurutmayın.
Radyatörlerden çıkan ısı, radyatörün arkasındaki duvarı ısıtır. Bu ısı kaybını
önlemek için radyatörlerin arkasına alüminyum folyo kaplı ısı yalıtım levhaları
yerleştirmek de etkili bir çözüm.
Evde olmadığınız zamanlarda ısıtıcınızın vanasını kısın ya da kapatın. Odalarınızı
havalandırırken de ısıtıcınızı kapatın.
Ülkemizdeki binaların sadece yüzde 10’unda çatı yalıtımı bulunduğunu ifade eden
Öz, bu oranın Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 40’ın üzerinde olduğunu söyledi.
Yine ülkemizdeki konutların sadece yüzde 12’si çift cam ve yalıtımlı cama sahipken,
AB ülkelerinde çift cam kullanımının yüzde 50’nin üzerinde olduğunu belirten Öz,
Finlandiya ve İsveç’te bu oranın yüzde 100, Danimarka ve İrlanda’da ise yüzde
80 olduğunu anlattı. Öz, enverIPAB Projesi ile bu rakamlara ve çeşitli önlemlerle
sağlanabilecek tasarrufa dikkat çekerek, binalarda enerji verimliliğine yönelik
toplum bilincini artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.