Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na ‘Ekonomik
Görünüm’ başlıklı bir sunum yaptı.
Bireysel kredilerde hızlı bir artışın söz konusu olduğunu belirten Serdengeçti,
en yüksek artışın konut kredilerinde gerçekleştiğini söyledi. Sunuma göre, konut
kredilerinin tüketici kredileri içindeki payı 2002 yılında yüzde 20,3 iken Eylül
2005’te yüzde 36,8’e çıktı. Başkan Serdengeçti, güçlü talebin konut fiyatları
ve kiralar üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti. Kredi faiz oranlarındaki gerileme,
vadelerin uzaması ve 20 yıla kadar vade konut alımının yatırım tercihi olarak
yaygınlaşmasında etkili oldu.
Yeni finansman imkanları (mortgage), mevcut talep ve Avrupa Birliği süreci, artışın
önümüzdeki dönemlerde de süreceğini gösteriyor. Son iki ayda kira artışlarının
geçen yılın üzerinde seyrettiği vurgulanan sunumda, "Bu eğilimlerin sürmesi halinde
hizmetler sektörünün 2006 yılı enflasyonu üzerindeki olumsuz etkisi çok kuvvetli
bir biçimde hissedilecektir." denildi. Bu arada devlete ait yerlerin kira bedelleri,
her yıl, Devlet İstatistik Enstitüsü’nün üretici fiyat endeksi (ÜFE) oranında
artırılacak. Merkez Bankası Başkanı, son üç yılda istikrarda alınan mesafelere
bağlı olarak nominal ve reel faiz oranlarında önemli düşüşlerin gerçekleştiğini;
ancak henüz arzu edilen seviyede olmadığını vurguladı.
Özelleştirme gelirlerinin borç için kullanılmasının piyasaya olumlu katkısı olacağını,
bunun faiz düşüşünü de tetikleyeceğini dile getiren Serdengeçti, dış piyasalardaki
olumsuzlukların Türkiye ekonomisine absorbe edilerek yansıdığını söyledi. Cari
işlemler açığı ve sıcak paranın Türkiye ekonomisi için risk oluşturmadığına işaret
eden Serdengeçti, dalgalı kur rejiminde sıcak para girişinin riski azalttığını
söyledi. Serdengeçti’ye göre, bugün Türkiye ekonomisinin şartları geçmişten önemli
ölçüde farklı. Bu yüzden cari açıktaki artışın bugünkü şartlarda ve mevcut program
uygulaması çerçevesinde krizle sonuçlanması beklenmemeli. Ağustos 2005 itibarıyla
yıllık kümülatif yabancı kaynaklı sıcak para 12,2 milyar dolar, yerleşik kaynaklı
ise 2,6 milyar dolar seviyesinde. Serdengeçti ayrıca, reform sürecinin hız kaybetmemesi
gerektiğini vurguladı.
Zaman