Bugün ülkemizde son dönemde genişlemesi ile gündeme gelen ve daha çok genişleme
şansı olan inşaat sektörü ile ilgili konuşacağız.
İnşaat sektörü toplam GSYİH oranı olarak yüzde 5 civarında üretim katkısı yapan
ve istihdamda da yüzde 5 civarında payı olan bir sektör. Sektör bugünlerde, kayıt
dışı ve kayıt içi dahil olmak üzere, 1.5 milyona yakın insan istihdam ediyor ve
istihdam payı sektörün genişlemesine rağmen çok artmıyor. Çünkü bugünkü inşaat
mala ile tuğla dizmek ve harç karmak şeklinde değil, artık büyük çapta her biri
bir sanayi ürünü olan elemanların monte edilmesi ve insan emeği yerine daha çok
makine kullanılmasını içeren bir ekonomik faaliyet. Elektrik malzemesi, cam -
pencere, duvar elemanları, çelik konstrüksiyon, sabit mobilya, mutfak hepsi aslında
artık seri imal edilen sanayi ürünü. Önemli bir miktarı da ithal ediliyor.
Ancak ülkemizde mortgage konusunu, yani kredi ile konut satışını ve finansmanını
düzenli ve kontrol altında yaparsak, Türkiye uzun süre büyük ivme kazanacak. Ama
bunun için inşaat sektörünün ve bankaların ciddi şekilde izlenmesi gerekli.
Bu sektörde olabilecekler başka ülkelerde yaşanmış olan bir olay! Bize en yakın
örneği de İspanya’da olanlar.
İspanya’da konut sektörü 13 yıl kadar önce patladı. Bugün ise çatlamak üzere!
Ancak İspanyollar bu süreci iyi yönettiler, istihdam ve kişi başına gelir bu sektörün
rüzgarı ile önemli ölçüde arttı. Konutu finanse eden İspanyol bankaları ise dünya
devi haline geldiler. İspanyol inşaat firmaları da bugün büyük birer uluslarası
ve faaliyetleri çeşitlendirilmiş holding haline geldiler.
Son iki yılda bile 13 ülkeden oluşan euro bölgesinde yaratılan tüm işlerin üçte
biri İspanya’da üretilmiş ve İspanyol inşaat sektöründeki gelişme euro bölgesindeki
yeni talebin yüzde 22 kadarını yaratmış.
Bugün İspanya’nın reel büyümesi AB genelinin çok üstünde! Hem de 13’üncü yıldır!
Ama konut fiyatları çok artmış durumda ve dünya çapında dalgalanma ve finansal
sorunlar nedeni ile yeni konut talebi tamamen çökmüş bulunuyor. Üstelik vatandaşların
banka borçları da 2000-2007 arasında gelirlerinin yüzde 70 kadarından bugün yüzde
130’u kadarına yükselmiş. Bu süreçte (2000-2007 arasında) konut değerleri yüzde
176 artmış. Ama inşaat ithalata o kadar bağlımlılık yaratmış ki, haftada cari
denge açığı finansmanı için 3 milyar dolarlık dış fon girişi gerekiyor. Fakat
bu süreçte yaratılan tüm işlerin beşte biri de gene konut sektöründen kaynaklanmış.
IMF gelecek yıl 2008 için İspanya reel büyüme oranı tahminini yüzde 3.4 düzeyinden
yüzde 2.7 düzeyine indirmiş. 2007 büyüme oranı tahmini ise 3.7 idi. İspanya şimdi
uzun süreli bir durgunluğa girecek ve bu süreçte bir yandan satılamayan evlerle
ilgli borç harç sorunları bilançolardan silinmeye başlanacak. Diğer taraftan da
İspanyol bankalarının dış finansman nedeni ile bulaşmış oldukları riskler ayıklanmak
zorunda kalacak. Diğer taraftan da İspanya bankaları kredi verme davranışlarında
daralmaya gidecekler ve başladılar bile! Büyük bilançolu ve konut sektöründe deneyimli
İspanyol bankaları, ülkeden dışarıya çıkıp Türkiye ve Rusya gibi bu sektörde gelişmeye
çalışan ülkelerde faaliyet göstermek ve banka satın alarak iş hacmi daralmasını
önlemeye çalışacaklar.
Bu arada İspanya’da borsa endeksinin havalarda dolanmasına da kanmamak gerek.
Borsalar ile reel ekonominin fazla alakası yoktur. 60.000 kadar gayrimenkul sektörü
şirketinin üçte ikisi iflas edecek de olsa borsa uçar gider! Bunu ben söylemiyorum.
Bloomberg’den yazan B. Sills söylüyor.
Türkiye’de kamu otoritesi konut sektörünün gidişatını ve bu sektörde büyük faaliyet
gösteren mali kurumları yakından izlemek zorunda! Akşam Gazetesi
Deniz GÖKÇE