2006'da yüzde 18,5 büyüyen inşaat sektörü 2007'de sadece yüzde 5 büyüdü. Ama
1994, 1999 ve 2001 krizleri nedeniyle ertelenen talebin henüz tümü karşılanmadığından
belirgin bir durgunluk işareti yok.
1995'ten sonra 10 yıl hep talebin çok gerisinde kalan konut arzı, son 2 yılda
epey toparlandı. 1994'te 523 bin olan ruhsat sayısının, her yıl gerileyerek 2002'de
162 bine kadar düşmüş olması, ertelenmiş talebin epey yüksek olduğunu göstermişti.
Bu 9 yılda karşılanmayan talep, 2003'ten sonra devreye girdi ve inşaat faaliyetini
canlandırdı. Konut arzının talebin çok gerisinde olduğu dönemlerde yükselen daire
fiyatları, konut arzı arttıkça normalleşti. Konutta arzın talebe yakınlaşması,
ev almak isteyenleri daha seçici ve titiz yaparken, müteahhitleri de satış koşullarını
daha elverişli hale getirmeye zorladı.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıklanan son yapı göstergeleri de bu gözlemleri
doğruluyor. İnşaat ruhsatı alınan daire sayısı, 2006'da 600 bini aşıp rekor düzeylere
çıktıktan sonra, 2007'de bir miktar geriledi. Aynı gerileme eğilimi hafta başında
açıklanan milli gelir istatistiklerinde de çotraya çıktı. 2006'da önceki yıla
göre yüzde 18,5 oranında büyüyen inşaat sektöründe, 2007'deki büyüme oranı sadece
yüzde 5 oldu.
Geçen yıl belediyelerden 581 bin 696 daire için ruhsat alındı. Bu sayıya kaçak
inşa edilen daireleri ve köylerde yeni yapılan evleri de eklediğimizde 720 bin
dairelik konut talebinin büyük ölçüde karşılandığını söyleyebiliriz. Ancak 1994,
1999 ve 2001 krizlerinin inşaat faaliyetlerine vurduğu darbe nedeniyle ertelenen
talebin henüz tümü karşılanmadığı için konut piyasasında belirgin bir durgunluk
işareti görülmüyor.
Orta vadede talep artacak
Türkiye'de konut talebi ve daire fiyatları bazı dönemlerde düşmüş görünse de
orta vadedeki trendin ibresi yükselişi gösteriyor. Çünkü konut talebinin en önemli
kaynağı olan evlenmeler son yıllar artıyor. Son yıllarda evlenme sayısı epey yüksek
düzeylerde bulunuyor. Nüfus artış hızı geriliyor ama bu gerileme henüz evlenme
sayısında bir azalma ortaya çıkarmıyor. Artış hızının epey yüksek olduğu 1975
ile 1985 arasında doğanların evlenmeleri veya evlenme yaşına gelmeleri, konut
talebini sürekli olarak yükseltiyor. Orta vadede konut talebini yükselten faktörleri
şöyle sıralamak mümkün:
Evlenmeler: Her yıl evlenen 650 bin çiftin, anne-babalarının evinden yeni bir
eve taşınmak istemesi talebin en önemli unsurunu oluşturuyor. Türkçede "evlenmek"
fiili aynı zamanda yeni bir ev sahibi olma anlamına geldiği için nikah sayısı
arttıkça konut talebi de yükseliyor. Her yıl yaklaşık 200 bin ev veya dairenin
miras yolu ile çocuklara geçmesi, evlenmeden doğan net konut talebini 450 bine
indiriyor. Çekirdek ailenin iyice yaygınlaşması, aile büyüklerinin yanında yaşayan
yeni evli çiftlerin sayısını azaltarak bu talebe katkıda bulunuyor. Daha evlenmeden
ayrı bir daireye taşınan gençlerin sayısı da giderek artıyor.
Kerpiçten evlerin yenilenmesi: Türkiye'nin batı bölgelerinde kerpiç ev kalmadı.
İç Anadolu ve Doğu Anadolu'daki kerpiç evler ise bakımının masraflı olması nedeniyle
yıkılıyor ve kâgir evler yapılıyor. Yılda yaklaşık 100 bin kerpiç evin yenilendiği
tahmin ediliyor.
Büyük kentlerdeki yenileme: Türkiye'de evler ve daireler, bir binanın ortalama
ömrü olarak kabul gören 50 yıldan çok daha uzun sürelerde kullanılıyor. Ancak
konutun üzerinde bulunduğu arsanın değeri, eskimiş konutun değerini aştığında,
bina teknolojik ömrünü doldurmadan yıkılarak yerlerine yenileri yapılıyor. Depreme
dayanıksız olan ve güçlendirilmesi imkânsız görülen binalar da yenileme kapsamına
giriyor. Bir yılda yıkılıp yeniden yapılan dairelerin sayısı, toplam konut sayısının
yüzde 1'i olan 170 bini bulduğu tahmin ediliyor.
Talebin tüm unsurları dikkate alındığında bir yılda ortaya çıkan ev veya daire
talebi sayısı 720 bine ulaşıyor.
Piyasadaki eğilimler
Gözlemler, Referans gazetesinin emlak haberleri ve TÜİK istatistikleri dikkate
alındığında konut alanında aşağıdaki olgu ve eğilimlerin ön plana çıktığı görülüyor:
Kent merkezi gözde: Kent merkezinden uzakta yapılan modern ve lüks siteler siteler,
özellikle gelir düzeyi yüksek genç evlilerin bu ortamda aradıkları hareket ve
dinamizmi bulamamaları nedeniyle artık eskisi kadar ilgi görmüyor. Bu sitelere
daha önce taşınan gençler, hayatın yüreğinin çılgınca attığı kentin dinamik merkezlerine
kesin dönüş hesapları yapıyor. Bu tür siteler, 40'ın aşmış çiftlerin hayat tarzlarına
daha uygun düşüyor.
Lüks konut stoku artıyor: Bir ara satışları hızla artan lüks konut sitelerine
yönelen talep yüksek reel faiz nedeniyle azalınca, satılmayı bekleyen daire sayısı
yükseldi. Stokun artması nedeniyle bazı müteahhitler, bankaların geçerli faiz
oranı düzeylerinin altında oranlarla satışlarını artırmayı amaçlıyor.
İskan izinleri gecikiyor: TÜİK'in yapı istatistiklerine göre son beş yılda 2
milyon 225 bin daire için ruhsat alındı. Verilen iskan izinlerinin sayısı ise
ruhsat sayısının yüzde 54'ü olan 1 milyon 198 bini aşamadı. Normal olarak iskan
izinleri sayısının, ruhsat sayısının yüzde 80'i kadar olması gerekiyor. Bu rakamlar
inşa edilen konutların bir bölümünün ruhsatta belirlenen koşullara sahip olmadığını
gösteriyor.
Orta sınıf zorlanıyor: Yeni ruhsat alınan dairelerin eskisine göre daha geniş
olduğu ve daha iyi malzeme kullanıldığı için daire maliyetleri yükselişini sürdürüyor.
Ekonomideki büyümeye rağmen gelir dağılımındaki iyileşmeler sınırlı kaldığı için
orta sınıfın daire satın alması gelecekte de pek kolay olmuyor. Konut kredilerinin
yıllık faizinin epey yüksek düzeylerde kalması da orta sınıfı zorluyor.
Talep, konjonktüre bağlı: Konut inşaatı, ekonomik konjonktürden etkileniyor ama
bu etkilenme eşzamanlı olmuyor. Müteahhitler ve kooperatifler, durgunluk veya
kriz başlamış olsa da, temeli atılmış inşaatı sürdürüyor. Daire fiyatları ekonomi
yavaşladığında biraz gevşerken, canlanma dönemlerinde daha hızlı artıyor. Gelecek
yıllarda ev ve daire fiyatlarının değişimi, konut arz ve talebi ile birlikte ekonomik
durumdan da etkilenecek. Büyüme ivmesinin devam etmesi durumunda fiili konut talebi
ve buna paralel olarak konut arzı da artacak. Ekonomik çalkantılar ile kur ve
faiz artışları dönem dönem, bu talebi frenlese de, genel eğilim fiyat artışı yönünde
olacak.
Referans Gazetesi