Bankalar Birliği'nin hazırladığı raporda, ipotekli konut finansmanına hazırlanan
Türkiye’nin çeşitli ülkelerdeki kriz deneyimlerini gözönünde bulundurması gerektiği
belirtildi.
İpotekli konut finansmanı Mortgage'ye hazırlanan Türkiye'nin, yüksek konut ve
kira fiyatları nedeniyle krize girmiş çeşitli ülkelerin deneyiminden yararlanması
gerektiği belirtildi. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) tarafından hazırlanan bir
raporda, gayrimenkul sektörüne ilişkin yeterli bilgilerin olmayışının bir "fiyat
balonu" yaratabileceği ifade edilerik, bunun da bankaları yeni bir krizin eşiğine
getirebileceği vurgulandı.
TBB Bankacılık ve Araştırma Grubu Uzmanı Pelin Ataman Dönmez tarafından hazırlanan
raporda, gayrimenkul piyasalarında oluşan balon ile bankacılık krizleri arasında
önemli bir ilişki olduğu belirtildi. "Seçilmiş Ülkelerde Gayrimenkul Fiyatları
ve Bankacılık Sektöründeki Gelişmeler" başlıklı raporda, gayrimenkul balonlarının
finansal krizleri tetikleyici özelliğine dikkat çekilerek, Doğu Asya ülkeleri,
İsveç ve Japonya örnekleri üzerinden inceleme yapıldı. Raporda, 1990 yıllarda
gelişmiş ve gelişmekte olan bir çok ülkede aktif balonların meydana geldiği belirtilirken,
"Bu ülkelerde meydana gelen aktif balonlarının çökmesi ekonomileri finansal krize
sürüklemiştir" denildi.
Gayrimenkul piyasalarında oluşan her balonun finansal krize yol açmadığı, ancak
uluslararası uygulamaların, "gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde gayrimenkul
piyasalarında oluşan balonun çökmesiyle bankacılık krizleri arasında çok önemli
ilişki bulunduğunu" gösterdiği kaydedildi. Raporda, ipotekli konut finansmanı
sistemine yönelik hazırlıkları sürdüren Türkiye’nin çeşitli ülkelerdeki kriz deneyimlerini
gözönünde bulundurması gerektiği belirtilirken, konut arzıyla birlikte talebin
de gelişimini sağlayacak adımların atılması durumunda konut fiyatları ve kira
artışlarının dengelenebileceği kaydedildi.
Zincirleme iflaslar yaşandı
Gayrimenkul sektörüne açılan kredilerde bankaların başarısızlığa uğramalarının
en önemli nedenleri "sektöre ilişkin yeterli bilginin olmaması, kredi analiz ve
denetiminin etkin bir şekilde yapılamaması" olarak saptandı. "Finansal kriz geçiren
ülkelerde gözlemlenen temel özelliklerden birisi, yüksek kaldıraç oranına sahip
firmaların kredi limitlerinin arsanın değerine bağlı teminatlara göre belirlenmesidir"
denilen raporda, aktif balonunun çökmesiyle arsa teminat değerinin düştüğü, bunun
da kredilerin tam olarak güvence altına alınamadığı anlamına geldiği kaydedildi.
Raporda, bankaların böyle bir durumda kredi limitlerini düşürdükleri, firmaların
kredilerini geri ödemek için arsaları satmaya başladıkları, bu satışların da arsaların
değerini daha da düşürdüğü vurgulandı.
Raporda, şu değerlendirmeler yapıldı: "Bu durum sistemde zincir iflaslar oluşana
kadar devam etmiştir. Ayrıca mevduata açık ya da zımni güvence verilmesi mevduat
sahiplerinin ve kreditörlerin bankalar tarafından alınan riskleri izleyememelerine
neden olmuş, bu durum bankalar için ahlaki bir risk yaratmıştır. Bu ülkelerde
hızla artan konut fiyatları üzerinden yapılan kredi verme işlemlerinde konutun
yükselen değeri dolayısıyla ihtiyaç duyulan kredi talebi daha yüksek olmuş, ekonomik
istikrarın bozulduğu dönemlerde sistemi zaafiyete uğratmıştır."
Raporda, Türkiye’nin son dönemde ipotekli konut finansmanı sistemine yönelik
yapılması öngörülen düzenlemeleri gerçekleştirirken diğer ülkelerde yaşanan krizlerden
elde edilen deneyimleri göz önünde bulundurması gerektiğine dikkat çekildi. Raporda,
"Bu ülkelerde zor duruma düşmesi veya iflas etmesi düşünülmeyen çok büyük ve güçlü
kurumlar dahi iflasa sürüklenmiş, bunlar yeni krizleri tetikleyerek hem finansal
sektörü hem de ekonomik faaliyeti olumsuz yönde etkilemiştir" uyarısı yapıldı.
Konut talebi geliştirilmeli
Sosyal ve iktisadi farklılıklar gözönünde bulundurularak, Türkiye gerçeklerinin
gözönünde bulundurulması gereğine de dikkat çekilen raporda, "Konut arzını artırmayı
sağlayan gelişmeler ön plana alınırken, buna paralel olarak talebin geliştirilmesi
için gerekli adımların atılması önemlidir. Ancak bu şekilde konut fiyatları ve
konut kiraları artışının kontrollü seviyede tutulması sağlanabilecektir" uyarısı
yapıldı. Raporda, şu noktaların da altı çizildi: "Gayrimenkul sektörünün etkin
bir şekilde faaliyet göstermesini teminen gayrimenkullerin doğru fiyatlanması
için zamanında ve doğru bilginin edinilebilmesi, aynı zamanda konut sektörüne
likidite sağlamak için aktif bir ikincil piyasanın olması gereklidir. Ayrıca,
devlet ve özel sektör arasında işbirliği kurulması konut finansmanı için birincil
ve ikincil piyasalarda belirsizliğin azaltılmasının sağlanması açısından önemlidir."
Bankaların uzağı görememesi krize davetiye çıkarıyor
Gayrimenkul alırken finansal sektörden aşırı borçlanma yoluna gidilmesinin aktif
değerleri denge noktasından çok yukarılara taşıdığına dikkat çekildi. "Seçilmiş
Ülkelerde Gayrimenkul Fiyatları ve Bankacılık Sektöründeki Gelişmeler" başlıklı
raporda, yatırımcıların gelecekte gayrimenkul fiyatlarının daha da artacağı beklentisinin
balonun oluşmasında önemli bir etken olduğu belirtildi. Fiyatların yükseldiği
dönemde çok az kişinin fiyatların düşeceğini öngördüğüne dikkat çekilen raporda
krize giden yol şöyle çizildi; "Gayrimenkul fiyatlarındaki çöküş çok sık olmadığı
için bankalar da bu riski tahmin edememekte. Bu durum literatürde uzağı görememe
olarak adlandırılmaktadır. Daha da kötüsü balon döneminde bankalar arasında gayrimenkul
sektörüne kredi vermek için çok yoğun rekabet yaşanmakta. Bankalar bu dönemde
sektöre açılan kredi limitlerini artırmakta. Bu dengesizliğin piyasa tarafından
düzeltilmesi fiyatların düşmesine neden olmaktadır. Kredi alanların karşılaştığı
güçlükler bankalara yansımakta, bankaların takipteki kredileri artmakta ve sermaye
sorunu başgöstermekte. Bu sorunlar bankaların kredi limitlerini düşürmelerine
dolayısıyla müşterilerin sorunlarının artmasına neden olmakta. Bazı durumlarda
ise sisteme olan güvenin sarsılmasıyla bankaların sağlamlığından süpheye düşülmekte
ve bu durum bankalardan ani mevduat çekilişlerine neden olmakta. Tüm bu süreç
ise ekonomiyi finansal krize sürükleyebilmektedir."
Referans Gazetesi