Türkiye'nin müteahhitlikteki önemli markalarından birine dönüşen Yüksel İnşaat'ın
CEO'su ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emin Sazak, konutta "spekülatif yatırım"
uyarısı yapıyor. Sazak Ailesi'nin inşaattaki 3. kuşak temsilcisi olan Sazak, "Yabancı
dostlarım da bana konutta yaşadığımız büyümenin kalıcı mı, yoksa köpük veya balon
mu olduğunu soruyor. Balon değil belki ama köpük olduğu kesin. Mayıstaki dalgalanma
biraz o köpüğü aldı. Temkinli olunmalı ve konut spekülatif bir yatırım aracına
dönüşmemeli" diyor.
Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren'in, 'İş ölçeğimiz artsa da karımız aynı'
şeklinde bir açıklaması oldu. Sektörün durumu ve sorunlarını siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
İyi demiş. Yine karımız aynı değil, düşüyor. Sektörün karı 2 sebepten düşüyor;
rekabet çoğalıyor ve devletin oturtmuş olduğu ihale yöntem ve kanunları yeterince
sınırlayıcı değil. Yeni oyuncuların katılımına imkan veriyor. Yatırımcı gözüyle
pozitif olsa da en ucuz teklif büyük çoğunlukla en ucuz çözüm olmuyor. 2. sebep
ise inşaat maliyetlerinin çok yükselmiş olması. Bunda petrol fiyatlarının, Çin
ve Körfez ülkelerinin yatırıma başlamış olmasından dolayı çimentoda ve özellikle
demir-çelikteki artışın etkisi var. YTL’nin aşırı değerlenmesi de Türk müteahhitlerin
maliyetlerini artırmış, marjlarını düşürmüştür. Aynı artış kontrat bedellerinde
olmadı. Sistemin oturmadığını söylediğimiz ülkelerde bile bazı prosedürler çok
güzel tanımlanırken bizde proje arkadan geliyor. Böyle olunca da keşif artışları
gündeme geliyor. Sertifikalar konusu da var. Sanayicilerimizin hızlı bir biçimde
CE belgesi ve o ürünle ilgili gerekli sertifikasyon neyse alması gerekiyor.
Ufukta Türk firmalarının Avrupa'da faaliyete geçmesi görünüyor mu?
Rusya şu an sanıyorum hala en büyük pazar. Türk firmaların çalıştığı ülkelerin
büyük bölümü petrol geliri olan ülkeler ve petrol fiyatlarının artmasıyla Körfez
ülkelerinde çok büyük bir hareketlilik var. Libya da yeniden canlanıyor, uluslararası
seviyede kabul görmeye başladığı için yeniden bir pazar olma yolunda gidiyor.
Afrika’nın çok çeşitli ülkelerinde çalışan firmalarımız var ama bunlar daha bekle-gör
şeklinde çalışıyor.
Güneydoğu Asya çok hareketli ama bizlere mantalite olarak uzak geliyor. Avrupa’da
ise yatırımlar ya yenileme amaçlı veya çok teknolojik. Her ne kadar bizlere "Piyasanızı
Avrupa Birliği’ne uygun hale getirin, yabancı gelsin" diyorlarsa da biz bunların
karşılığını alamıyoruz. İrlanda’da faaliyet gösteren bir Türk firmamız var ama
buraya işçi götürmek konusunda çok büyük sıkıntılar yaşadı. "İşimizi elimizden
alıyorlar" diye ayağa kalktılar.
Maliyet için Türk işçi götürmemiz gerekiyor, konu ekonomik dengeleri zorlayıcı
bir noktaya geliyor. Avrupa o nedenle Türkiye’nin müteahhitlik sektörünün radarı
içinde değil, yakın dönemde olamaz da.
Teminat mektubu konusunda sıkıntılar devam ediyor mu?
2-3 sene öncesine göre daha iyi olmakla beraber devam ediyor. Türk müteahhitler
yurtdışında ciddi projelere imza atmak istiyor, fakat teminat mektubu konusu gelince
elimiz kolumuz bağlanıyor. Halen birçok ülke bize, aracı üzerinden gelmemizi tavsiye
ediyor. Güven bunalımı yavaş yavaş aşılmakla birlikte daha zamanı var.
Hükümetin çözüm bulmasını arzu etmiştik fakat çok yol kat edemedik. Ziraat Bankası’nın
bu konuya açılması sağlanabilirdi. Bu bankanın teminatının kabul edilme oranı
çok yüksek.
Ayrıca, "Eximbank nezdinde fon oluşturulsun" dedik. Yurtdışında yaptığımız sözleşmenin
bir sigorta primiymiş gibi miktarını bu fona prim olarak yatırmayı göze almıştık.
O primle güvence parası birikecekti ve Eximbank’ın garantisiyle herhangi bir banka
bu mektupları verebilecekti. Yurtdışındaki idare ve bankalar karşılarında Eximbank’ı
görecekleri için de daha güvende hissedeceklerdi. Ama o da olmadı. Müteahhitler
Birliği olarak hükümetle en son geçen yıl görüştük ama baktık olmuyor, herkes
kendi yolunu buldu. Bu konu rekabetimizi her durumda negatif etkiliyor. Ziraat
Bankası’nı müteahhitliğe yöneltmek ciddi bir uzman kadro ihtiyacını ortaya çıkarıyor.
Diğer sebepler ise ürkeklik ve sektörü tanımamaktan geliyor.
Konutta son dönemdeki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz, 2007 öngörüleriniz
neler?
8-10 yıldır konutta yatırım yapılamıyor olmasının getirdiği bir patlama oldu.
Yabancı dostlarım da bunun kalıcı bir büyüme mi, yoksa köpük veya balon olup olmadığını
bana soruyor. Balon değil belki ama köpük olduğu kesin. Mayıstaki hafif dalgalanma
biraz o köpüğü aldı. 2005’teki "sektör büyüyor hadi hep beraber gayrimenkul, konut
işine girelim" tepkisiyle tekstilcisi de sektörü bilmeyen insanlar da bu işe girdi.
Bir heyecan ve bankaların uzun vadeli kredileriyle bu alan patladı. Mayısta köpük
alınsa da ben hala trendin sanayi şehirlerinde devam edeceğine inanıyorum. Ama
temkinli olunmalı ve konut spekülatif bir yatırım aracına dönüşmemeli.
Aysel ile Yüksel'i birleştiriyoruz
Yüksel İnşaat'ta 10 binin üzerinde çalışanımız, 1.2 milyar dolar proje tutarımız
var. Bu yıl 2 baraj projemizin tamamlanması gündemde. Muratlı Barajı, geçen yıl
üretime geçmişti. Borçka da bu yıl tamamlanacak. Bu yıl Energineering News Record
dergisinin dünyanın en büyük uluslararası müteahhitlik sıralamasında ilk 100'e
girdik. Sıralamada yeni yer almamızın nedeni daha önce ENR anketlerine cevap vermemiş
olmamız. Bir de biz bina inşaatında "Aysel" ve altyapı yatırımlarında da "Yüksel"
olarak 2 ayrı firma şeklinde faaliyet gösteriyorduk. Yani işimiz yarı yarıya gözüküyordu.
Aysel’i, Yüksel çatısı altına alıyoruz. Hukuki süreç de yılbaşında bitecek.
Sosyal projeler uzun süreli haz vermeli
"Marka değeri oluşturmak güzel, ancak sosyal projelerimizde yaptığımız şeyler
uzun süre bize haz verecek şeyler. Barajla başladık, ancak kazıların tamamında
sahip çıkar olduk. Önümüzdeki yıl Alacahöyük'teki kazıların 100'üncü yılı olacak.
Ancak daha yeni sonlanmaya başlıyor. Prens mezarları canlandırılıyor. Bunlar akla
ziyan paralarla da yapılmıyor. Gönül, Anadolu'da ortaya çıkmış tüm medeniyetlere
sahip çıkılmasını istiyor. Hitit Barajı da su tutmaya başladı. Ayrıca BM "Global
Compact" adlı kalite zincirine dahil olduk. Bu oluşum şirketleri ortak değerler
etrafında topluyor, bulundukları ülke ve bölgede toplam kaliteyi geliştirme unsuru
haline getiriyor.
Referans Gazetesi
Tutku AYVAZ