İsrail'in Kudüs kentinde 200 milyon dolarlık bütçeyle açılması için 2004 yılında
eski aktör Arnold Schwarzenegger'in de katılımıyla yapılan şaşalı bir törenle
inşa sürecine giren 'Hoşgörü Müzesi', bölgenin hafriyat alanında yapılan kazı
çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan tarihi Müslüman mezarlığının ortaya çıkarılması
nedeniyle daha açılmadan 'Hoşgörü'nün değil, 'kriz'in müzesi olduğuna yönelik
işaretler vermeye başladı.
Acil zirve hüsranı
Durum üzerine mimarlığını Musevi asıllı ABD'li mimar Frank O. Gehry'nin yapacağı
müzenin kaderini belirlemek amacıyla önceki gün Kudüs'te bir araya gelen Arap
ve İsrailli sözcülerin yaptığı 'acil durum zirvesi'de açmazla bitti. Yöneticisi,
Rabbi Marvin Hier'in dediğine göre, merkezi ABD'nin Los Angeles kentinde bulunan
Simon Wiesenthal Merkezi'nin İsrail Yüksek Mahkemesi'ne başvurusu üzerine inşasına
başlanmak üzere harekete geçilmiş olan Müzenin yedi aylık hukuki hakemlik süreci
de böylece başarısızlıkla sonuçlanmış oldu.
Büyük çoğunluğunu ABD'li Musevilerin mali olarak desteklediği müze projesini
askıya alan söz konusu mezarlar, İsrail'in 1948 yılında, Ortadoğu Savaşı'ndan
sonra ilan edilen bağımsızlığından önce bölgede yaşayan Araplara aitti. Musevi
yetkililerin, mezarlardaki kemiklerin başka bir yere nakli teklifi ise Araplar
tarafından reddedildi. Simon Wiesenthal Merkezi Yönetmeni Rabbi Hier ise, şu aşamada
müzenin kaderi adına İsrail Yüksek Mahkemesi'nin vereceği karara sabır ve saygıyla
hazırlıklı olmak durumunda olduklarını belirtti.
Yine Hier'e göre, Anti-semitizm ile mücadele edip, barışa hizmet etmek üzere
kurulan 'vakıfsal' statüde bir kurum olan merkez, Hoşgörü ve İnsanlık Müzesi adına
son aşamada gelinen tıkanık süreçten ötürü doğan yasal masraflar da dahil olmak
üzere, 1 milyon dolara yakın bir paranın da boşa sarfedilmesinin söz konusu olduğunu
ifade etti.
Buna karşın, Arap grupları adına konuşan hukukçu Durgham Saif ise, müzeyi şu
andaki koşullarda aynı yere yapmaya çalışmanın, müzeyi bir 'Hoşgörü Müzesi' olmaktan
haliyle çıkaracağını ve bunun kendileri için kabul edilemez bir durum olduğunu,
bu yüzden de müzeye 'Hoşgörü Müzesi' denemeyeceğini vurguladı.
İsrail'in geçmişte Ürdün'den ele geçirip başkent ilan ettiği Doğu Kudüs'e, Filistin
halkı gelecekteki devletlerinin başkenti olarak bakıyor. Müzenin olası konumu,
İsrail'in 1948 ve 1967'de işgal ettiği ve müstakbel Filistin devletinin temeli
olarak görülen topraklara çok yakın bir noktada.
Bir Gün Gazetesi