ABD'deki subprime mortgage krizi ile başlayan küresel ölçekli likidite krizi
Kazakistan'ı da vurdu. Kazak bankalarının yurtdışından büyük oranlarda borçlanması
ve küresel likidite kriziyle fonlamanın kesilmesi ülke içinde kredilerin durmasına
neden oldu. Dalgalanma, ülkenin enerjiden sonra en cazip yatırım alanı inşaat
ve taahhüt sektörünü durma noktasına getirdi. Bin 674'ü inşaat sektöründe doğrudan
veya dolaylı faaliyet gösteren 2 bin 409 Türk sermayeli şirketin bulunduğu ülkede,
Türk inşaat şirketleriyle ilgili olumsuz bir gelişme gözlenmiyor. Ancak uzmanların
tahminine göre sektör, 6 ile 12 arasındaki bir dönem boyunca durgunluk yaşayacak
ve Türk şirketleri de en yoğun faaliyet alanları olduğu için etkilenecek. Ülkenin
finans piyasalarındaki tedirginlik ağustos ayında kendine göstermeye başladı.
Son olarak da geçtiğimiz hafta Standard & Poors'un Kazakistan'ın kredi notunu
düşürmesi, dalgalanmayı zirveye taşıdı. Ülkenin yabancı sermayeli en büyük tüketici
finansman şirketi Çek Home Credit'in CEO'su Murat Menteş'e göre bankacılık sisteminin
bilanço büyüklüğü kabaca 100 milyar dolar. ŞekerBank'ın hissedarı Turan Alem'in
de yer aldığı altı büyük banka toplamın yüzde 80'ini oluşturuyor.
İnşaatın riski yüzde 25
Son yıllardaki likidite bolluğunun Kazakistan'ı da etkilediğine dikkat çeken
Menteş, "Dış borçluluk yüksek bir orana ulaştı. Örneğin pasiflerin yaklaşık 40
milyar dolarlık kısmı tamamen dış kaynakla temin edildi" diye konuştu. Unicredit
Group Kazakistan Temsilcisi Can Tekin Yıldırımer de küresel likidite sıkışıklığı
yüzünden yurtdışı kaynaklı kredilerde ani kesilme yaşandığını ve yüksek kredi
fonlaması ile çalışan sektörlerin başında inşaat sektörünün geldiğini belirtti.
Yıldırımer, toplam kredilere bakıldığında önde gelen bankaların yüzde 25 oranında
inşaat ve taşınmaz piyasası riski taşıdığını ifade etti. Bankaların neredeyse
tüm kullanımını durduğuna dikkat çeken Menteş de, "İnşaat şirketleri proje finanse
edemez hale geldiler. Çok sayıda iş durdu" dedi.
'Yeni inşaat işi bir süre çıkmayabilir'
Türk firmalarının yaşanan dalgalanmaya daha hazırlıklı yakalandıklarına dikkat
çeken Unicredit'ten Yıldırımer ve Home Credit'ten Menteş, ancak onları da durgunluk
beklediğine dikkat çektiler. Yıldırımer, "Türklerin yatırımları konusunda yerli
bankalara bağımlılığı sınırlı. Taahhüt işi yapan firmalar ise hakedişlerini alamama,
projelerin askıya alınması, hatta iptali ile yüzleşebilirler"diye konuştu. Menteş
ise "Türk şirketlerinin kısa dönemde 6-12 ay arası bir sürede yeni iş almaları
çok zor. Ancak bu sürede piyasanın ateşini düşeceği beklentisi var. Projeler de
ancak bu aylarda yeniden ihale ve finanse edilmeye başlayacaktır" dedi.
Sabah Gazetesi
Seçkin Ürey