Uzun bir aradan sonra bayramda yağan yağmur, kente 12 günlük su sağlarken üç
barajı da kuraklıktan kurtardı. Bunlardan biri, suyu tamamen tükenen ve Mimar
Sinan'ın eseri olan Mağlova Kemeri'nin ortaya çıkmasıyla kuraklığın sembolü haline
gelen Alibey Barajı. Barajda, yağışlarla birlikte su birikmeye başladı. 40 milyon
metreküp kapasitesi olan barajda su seviyesi henüz kemerin ayaklarına ulaşamasa
da İstanbul için umut oldu. Diğer kuruyan barajlardan 100 milyon metreküp kapasiteli
Kazandere ve 60 milyon metreküp kapasiteli Pabuçdere Barajı da su tutmaya başladı.
Hava sıcaklıklarının artmaması ve yağışların devam etmesi halinde barajların tekrar
İstanbul'a su verecek seviyeye ulaşabileceği tahmin ediliyor.
İstanbul'da barajlardaki suların çekilmesi çevre felaketini de gözler önüne sermişti.
Elmalı, Ömerli ve Alibey'den 200 ton çöp çıkarılmıştı. Su seviyesinin düşmesi
sebebiyle baraj havzalarında temizlik çalışması başlatan İstanbul Büyükşehir Belediyesi
ve İSKİ, içler acısı durumla karşılaşmış, şehrin içme suyu ihtiyacını karşılayan
göllerde araba lastiğinden kanepeye, bisiklet parçalarından pet şişelere kadar
birçok eşya bulunmuştu.
Mimar Sinan'ın dehası
Mağlova Kemeri, Mimar Sinan tarafından 1554-1562 yılları arasında İstanbul'da
Alibey Deresi vadisi üzerinde yapılmıştır. 36 m yüksekliğinde ve 258 m uzunluğunda.
İki katlı kemerin alt katında 8 büyük, üst katında da 8 küçük gözü bulunuyor.
Kemer, yapısı itibarıyla çeşitli kaynaklarda Mimar Sinan'ın sadece bu kemerde
gösterdiği dehasının bile tarihe geçebileceği kaydediliyor. Su kemerleri, kaynak
sularının İstanbul'a taşınmasında kullanıldı. Hala da bu görevini sürdürüyor.
Zaman Gazetesi
Mühenna KAHVECİ