Aynı zaman diliminde daha çok ve verimli iş yapmamızı sağlayan, her geçen gün
kaydedilen yeni gelişmelerle yaşamımızı kolaylaştıran son teknoloji ürünü aletler,
sağlık sektöründe de insan hayatını kurtarıyor. Ama yeri geldiğinde hayatımızı
kurtaran “teknoloji” dikkat edilmezse bazı hastalıkların da sebebi olabiliyor.
Teknoloji ve sanayinin birlikte gelişmesi, havayı kirletmekle kalmıyor,
çok yoğunlaştığı zaman, asit yağmuru şeklinde toprağı da etkiliyor. Hava kirliliğine
yol açan gazların insan sağlığını nasıl etkilediği yıllardır araştırılan bir konu.
Hava kirliliğinde en çok açığa çıkan gazlardan biri olan sülfürdioksit solunum
yolu problemlerine yol açıyor; üstelik akciğer dokusunu da zedeliyor.
Monoksit, sinir sisteminin çalışmasını etkiliyor. Kurşun; cıva, kadmiyum
ise çocuklarda beyin ve sinir sistemi dokularında hasarlara yol açıyor. Yine bol
miktarda bulunan nitrojendioksit nefes almayı güçleştirirken astıma da neden oluyor.
Atmosferde artan CO2 miktarı küresel ısınmaya sebep olmakla beraber, güneşin
zararlı UV ışıklarına daha fazla ve uzun süreli maruz kalmamıza, dolayısıyla başta
cilt kanserleri olmak üzere, birçok kanser türüne davetiye çıkartıyor. Artan enerji
ihtiyacı, yüksek gerilim hatlarının kapımıza kadar yanaşmasına, dolayısıyla elektromanyetik
alanlarda yaşamamıza neden oluyor.
Çalışmalar gösteriyor ki, 0-300 Hz frekanslı alanlardan iletkenlik özellikleri
nedeniyle en çok etkilenen dokular beyin sıvısı ve kan, ikincil derecede etkilenen
dokular ise göz, göz sıvısı, tiroit, kas, gastrointestinal sistem, prostat ve
testis dokularıdır.
Günlük hayatımızda kullanılan televizyon, bilgisayar ve cep telefonları
başta olmak üzere MP3 çalarlar, LCD ekranlar, fotokopi makineleri, mikro dalga
fırınlar, saç kurutma ve tıraş makineleri, dijital saatler gibi birçok elektronik
cihaz bir yandan hayatımızı kolaylaştırırken diğer yandan sağlığımız için tehdit
oluşturuyor.
Olumsuz etkileri en aza indirmek için yapmamız gerekenler: Bu cihazların
kullanımı ile oluşan elektromanyetik alanlara bazı kişiler daha duyarlıdır. Ve
yan etkiler bu kişilerde daha fazla görülür. Fotokopi makineleri, bilgisayar tarayıcılarından
50 cm, LCD monitörlerden 75 cm, mikrodalga fırınlardan 1 m, TV’lerin ön ve arka
yüzlerinden 2 m, çamaşır-bulaşık makinesi ve buzdolabı gibi elektronik işlemcilerle
donatılmış mutfak cihazlarından mümkün olduğunca uzakta bulunmak sağlığımız için
doğru olandır.
Ayrıca şarj edilebilen cihazları elektrikle kullanmaktan kaçınmak, TV, monitör,
uydu alıcıları kullanılmadığı zaman bekleme konumunda bırakmamak; bu cihazların
oluşturduğu, baş ağrısı, uykusuzluk, göz ve kulak problemleri, iştahsızlık, ağız
kuruluğu gibi yan etkileri düşük seviyelerde tutmaktadır.