Aydınlatma, dekorasyonda çok önemli bir role sahip. Çok iyi dekore edilmiş bir
mekan bile, aydınlatma yanlış ise kendini gösteremez. Geçtiğimiz yüzyılda, yaşadığımız
mekanları aydınlatmak için gaz lambası, ampul ve floresanlar kullandık.
Şimdilerde ise moda, Light Emiiting Diodes (LED) teknolojisi. LED’ler dekoratif
ve genel amaçlı aydınlatmada tasarımcılara sonsuz seçenekler sunuyor. LED için,
üçüncü binyılın en neşeli ve değişken dekorasyon öğesi desek yalan olmaz.
Evlerden kafelere, otellerden barlara kadar her yerde LED ışıklarıyla karşılaşıyoruz.
Dekorasyona sağladığı yararlar dışında, uzun ömürlü ve çevre dostu olmaları gibi
pek çok avantajları var.
Bu teknoloji, ışığın icadından sonra en önemli buluş olarak kabul ediliyor.
Hatta LED’in mucidi olan Japon araştırmacı Shuji Nakamura, geçtiğimiz ay, dünyanın
en prestijli teknoloji ödülü Millennium Ödülü’ne layık görüldü. Konunun Türkiye’deki
öncülerinden Damla LED firmasından Akın Özel’le konuştuk.
Geleceğin teknolojisi
LED, çevreye zararı dokunmayan küçük ve güçlü ışık kaynaklarına deniyor.
Soğuk ışık kaynağı olduğu için çevresine ısı vermiyor. Yani ortamı ısıtmıyor ve
yakındaki eşyalara zarar vermiyor. Aslında LED’ler uzun zamandır hayatımızda.
LED’ler ilk olarak kırmızı, sarı, yeşil, portakal ve pembe renklerdeydi
ve kısıtlı alanlarda kullanıldı. Ancak 90’lı yıllarda beyaz LED’lerin icadıyla
birlikte aydınlatmada adeta bir devrim yaşandı. Kullanım alanları genişledi. Artık
LED teknolojisinden bugünün ve geleceğin teknolojisi olarak bahsediliyor.
Nerelerde tercih ediliyor
LED teknolojisi, iç mekan dekorasyonunda her alana rahatlıkla uygulanıyor.
Mobilyalarınızı hiç değiştirmeden bile ortamı tamamıyla değiştirebilirsiniz. Salonlarda
en çok kartonpiyerlerin içinde kullanılıyor. Buzlu camların arkasına uygulananlar
ışığı dağıtarak evin içinde hareketlilik sağlıyor.
Günün sonunda gözlerini dinlendirmek isteyenler için yatak odalarında özellikle
yatak başlarına yerleştirilen LED’ler iyi bir seçim. Çünkü parlaklık dereceleri
istenildiği gibi ayarlanıyor. Banyolarda da çok kullanılıyor. Doğru konum ile
aynada hiçbir parlama olmamasını sağlıyorlar.
En çok da aynaların arkası ve tavan spotlarında kullanılıyor. Ayrıca LED
teknolojisiyle tablolar dahi yapabilirsiniz. Ya da duvarlardaki resimleri, ışıklandırmayla
ön plana çıkartabilirsiniz. Yoksa yatak odanızın tavanında yıldızlarla dolu bir
gökyüzü mü istiyorsunuz, sorun değil! Isı vermedikleri için esere zararları da
dokunmuyor.
16 milyon renk seçeneği sağlayan LED’ler mekanlara farklılıklar katıyor.
Örneğin; evinizin duvarlarının rengini her gün bu sistemle değiştirebiliyorsunuz.
Böyle bir uygulamada zeminin, ışığı daha iyi gösteren beyaz renkte olması gerekiyor.
LED sistemi bilgisayarlı bir kontrol ünitesine bağlanıyor. Bu ünite sayesinde
istediğiniz zaman aralığında renk değişimi sağlanıyor. Bu değişim mekanı devamlı
canlı tutarak evin içindeki havayı değiştiriyor.
Gündüz restoran, gece bar
Farkında olmasak da kurumsal işletmeler ve dış mekanlarda da LED uygulamalarına
sıkça rastlıyoruz. En çok otellerin dekorasyonu ve havuz ışıklandırmasında tercih
ediliyor. Çünkü LED’ler enerjinin tamamını ışığa çeviriyor ve ısınarak patlama
olasılığını yok ediyor.
Gece kulüpleri her renk ışık üretebilen robotlarla donatılınca, müziğin
ritmine göre değişik renklere bürünüyor. İş yerlerinde ışığı geçiren plastik malzemelerin
arkasından yansıma yaparak hoş bir görüntü sağlanıyor.
Restoranlarda uygulanan özel teknikle gündüz sade bir mekan, gece ışıklarının
rengini değiştirerek bir gece kulübü olabiliyor ve farklı kombinasyonlar oluşturuluyor.
Bir LED ile, ışık geçirgen olan her şeyin rengini değiştirebilir, onu bambaşka
bir hale getirebilirsiniz. Örnek mi istiyorsunuz? Evin değişik odalarına tek tek
örnek verelim: Küvetinizin rengini değiştirebilirsiniz.
Yatak odanızın tavanına yıldızlı bir gökyüzü yapabilirsiniz. Yoksa yıldızları
yemek masanızda mı isterdiniz? Pleksiglastan yapılmış tüm objeleri, örneğin kapı
kulplarını renklendirebilirsiniz. Salonda LED ışıklarla yapılmış devasa bir tabloya
ne dersiniz? Banyoya geri dönelim; duş başından akan suyu bile renkten renge sokabilirsiniz.
Nasıl uygulanır
LED’ler piyasada kurulum için gerekli olan düşük voltajla çalışan adaptörleri
ile birlikte satılıyor. LED’leri küçük bir alana kendi başınıza veya elektrikçi
desteğiyle kurabilirsiniz. Daha geniş alanlar için mimari destek almak gerekiyor.
500 metrekarelik bir alanda LED uygulaması ortalama bir gün sürüyor.
Maliyeti
Ürünlerin çeşitliliği, kombinasyon içerisinde kullanılan LED sayısı ve
renkler, fiyatları değiştiriyor. Örneğin ilk bulunan LED rengi kırmızı olduğu
için tüm dünyada en ucuz LED, kırmızı. Teknolojiyi kurdurmanın bedeli, genelde
satın alınan LED fiyatının yüzde 20’si civarında. Montaj yapılacak alanın büyüklüğüne
göre bu oranlar değişebiliyor.
Avantajları
Ortalama 100 bin saat ömürleri var. Yani, 24 saat açık kalan bir LED kaynağı
11 yıl sorun çıkarmadan çalışıp parlaklığını koruyor. Diğer ışık kaynaklarının
tersine, yaydığı ışığı tek bir yöne veriyor. Böylece aydınlatmada istenen verim
alınıyor.
Bir mikroişlemci yardımıyla çalıştığında kırmızı, mavi ve yeşil rengin karışımından
toplam 16 milyon renk elde ediliyor. Parlaklıkları istenildiği gibi değiştiriliyor.
Diğer ışık kaynakları gibi ısı yaymıyor. Bu yüzden de yer aydınlatmalarında, müze
ve gıda sektöründe de sıkça kullanılıyor.
İçlerinde bulunan çipler 1 mm. x 1 mm. boyutunda olduğu için en küçük alanlarda
bile kullanılabiliyor. İçeriğinde cıva bulunmadığı için çevreye zarar vermiyor.
Mum yerine led
Damla Alternatif Aydınlatma Sistemleri, uzun süren AR-GE çalışmaları sonucunda
"Sultans Of The Led" serisini piyasaya çıkardı. Sultanların farklı mekanlara renk
getirmek için sekiz ayrı tek renk, mum efekti ve 16 milyon renk seçeneğine sahip
üç modeli var.
Bu seri ile tüm iç mekanlarda farklı atmosferler yaratabilirsiniz. Bir de
LED mumlar var. Bunlar şimdilerde çoğunlukla tasarım dükkanlarında çıkıyor karşımıza.
Üç saatlik şarjla 10 gün kullanıma sahip.
Kaynak: İnsaat Dergisi