Karı gören gayrimenkule koşuyor
Gayrimenkul sektöründe 2004 sonunda başlayan hareketlilik, 2005 yılında tam anlamıyla
bir patlama yaşadı. Ertelenmiş talep, ülke ekonomisindeki olumlu gelişmelerle
gayrimenkul ve inşaat sektörüne kaydı. Talebin fazla olması, yatırımcı için de
cazip bir ortam yarattı. Bu nedenle özellikle 2005 yılında, lüks konut ihtiyacını
karşılamaya yönelik birbirinden ilginç projeler üretilmeye ve konuşulmaya başlandı.
Sektördeki bu hareketlilik, diğer sektörlerdeki yatırımcıların da ilgisini çekiyor.
En çarpıcı örneklerden biri de tekstil ve konfeksiyon sanayiinin tanınmış firmalarından
ASTAŞ. 1980'lerden bu yana, sanayi tipi konfeksiyon makinelerini Türkiye'de pazarlayan
ve 27 uluslararası markanın Türkiye mümessili olan firma, gayrimenkul yatırım
şirketi kurarak bu alanda da yatırım yapmaya başladı. ASTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Vedat Aşçı ile projelerini ve önümüzdeki dönem için hedeflerini konuştuk.
Tekstil ve konfeksiyondan sonra, niçin gayrimenkul ve inşaat sektörüne yatırım
yapmayı planladınız?
Vedat Aşçı: Biz 25 yıldır, sanayi tipi konfeksiyon makinelerini Türkiye'de pazarlıyoruz
ve uluslararası pazarda iş yapıyoruz. Bu ticari tecrübemizi, başka sektörlerde
de kullanmayı istedik ve uzun süre araştırma yaptık. Bu araştırmalarımız sonucunda,
inşaat, konut ve recidence sektörünün gelişmeye açık olduğunu tespit ettik. Türkiye'nin
bu alanda yatırıma ihtiyacı var. Dünya çapındaki ticari tecrübemize güvenerek,
bu sektöre girdik,
Uluslararası bir ortaklık da yaptınız değil mi?
Vedat Aşçı: Turizm ve recidence konusunda, Türkiye çok büyük bir potansiyele
sahip. Yatırım yaparken bu konuda, dünyanın iddialı şirketleriyle ortaklık yapalım
istedik. Biliyorsunuz artık dünya küçülüyor ve iş dünyasında sınırlar ortadan
kalkıyor. Kempinski, bu alanda dünyanın en iyi şirketlerinden biri. Ve biz onlarla
ortaklık yaparak yatırım yapmaya karar verdik. Aynı zamanında, Kempinski'nin isim
haklarını da uzun bir süreliğine satın aldık.
Gayrimenkul ve inşaat sektöründeki bu hareketlilik, sizce aynı hızda ne kadar
devam eder?
Vedat Aşçı: Önümüzdeki 5-10 yıl içinde, bu işi ciddi ve iyi yapanlar için, Türkiye
gayrimenkul ve inşaat sektörü karlı bir sektör olmaya devam edecektir diye düşünüyorum.
Talep olduğu sürece, sektörde yeni projeler devam edecektir. Bu tür projeler de,
kötü yapılaşmadan düzgün ve çağdaş yapılaşmaya geçişimizi sağlayacaktır.
İşiniz dolayısıyla yabancı yatırımcılarla da çok sık görüşüyorsunuz. Sizce yabancıların
gayrimenkul ve inşaat sektörüne bakışı nasıl?
Vedat Aşçı: Yabancılar, Türkiye'de yapacakları yatırımlara uzun vadeli bakıyorlar.
Konuta çok sıcak bakmıyorlar. Onun yerine, alışveriş merkezi ya da ofis yapıp,
kiralayıp uzun vadeli kazanç elde etmek onlara daha cazip geliyor. ASTAŞ&
Kempinski, ilk olarak İstanbul Mecidiyeköy-Esentepe'de, 7 yıldız standartlarında,
recidence ve ofislerden oluşan yanyana 27 katlı iki akıllı kule için işbirliği
yaptı. Ünlü yüksek mimar Ali Bahadır Erdin tarafından tasarlanan akıllı kuleler,
9 büyüklüğündeki depremlere dayanıklı olarak inşa ediliyor. İstanbul'a kuş bakışı
bakabileceğiniz binaların alt katında, 30.000 metrekare ve beş katlı bir alışveriş
merkezi de olacak.
Akıllı kuleler projesinde Kempinski ile nasıl bir ortaklık yaptınız?
Vedat Aşçı: Binaları biz ASTAŞ olarak yapıyoruz. Tabii yapım esnasında tüm kalite
standartlarını birlikte belirliyoruz. Sonra işletmeyi, bu alanda dünyaca ünlü
ve tecrübeli olan Kempinski'ye bırakacağız. Ve bu binalar 7 yıldızlı standartlarda
işletilecek.
Niçin akıllı binalar deniyor?
Vedat aşçı: Binalarda günümüz ve geleceğin teknolojileri kullanılıyor. Kablosuz
internetten, akıllı enerjiye kadar tamamen teknolojiye dayalı olacaklar. Ayrıca
binada 24 saat kesintisiz otelcilik hizmetleri de verilecek.
Bu proje ne kadara mal olacak ve satışlara ne zaman başlıyorsunuz?
Vedat Aşçı: Yaklaşık 100-110 milyon dolarlık bir proje. 2005 Eylül'de tüm fiyatlar
ve koşullar belli olacak ve satışlara başlayacağız. 2007 Şubat ayında da bitireceğiz.
Ne kadar recidence satışa sunulacak?
Vedat Aşçı: İki kulemizde 128 civarında satılık, 40 civarında da kiralık Recidence
var. Full mobilyalı olarak kiralayacağız. Çarşımızda da 120-130 civarı dükkan
kiralık olacak. Türkiye'ye henüz gelmemiş ünlü markaları, getirmeyi hedefliyoruz.
Konu alışveriş merkezine gelmişken, bir soru sormak istiyorum. Daha önce konuştuğumuz
bazı iş adamları, birbirine yakın yapılan alışveriş merkezlerinin, aynı kitleye
hitap ettiği için zarar edeceğini söyledi. Sizin binanızın yakınında da büyük
alışveriş merkezleri var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Vedat Aşçı: Aynı bölgede çok sayıda alışveriş merkezi yapılıyor olması bence
tam tersi, o bölge için ciddi bir sinerji yaratacak. Dünyadaki diğer büyük metropollere
baktığınızda da bu böyle. Berlin'de, Singapurda, Milano'da ve daha bir çok şehirde.
İnsanlar alışveriş için, o bölgeye gitmeleri gerektiğini bilecek ve yakın olduğu
için de, birinden diğerine kolaylıkla geçecektir. Bu bence bir dezavantaj değil,
bir avantaj yaratacaktır.
Sizin projeniz şehrin merkezinde ve çok katlı. Depremden sonra, İstanbul'da şehir
dışında müstakil ev projeleri yapıldı. Gayrimenkulde recidence yeni bir trend
yaratacak diyebilir miyiz?
Vedat Aşçı: Haklısınız ama artık insanlar, şehir merkezine dönmek istiyorlar.
İstanbul civarında, çok lüks ve güzel projeler yapıldı. Ama şehir merkezinde henüz
çok fazla şey yapılmadı. Bizim gibi projelerin önümüzdeki dönem, popüler olacağını
ve şehrin yüzünün çağdaşlaşması ve güzelleşmesi için önemli olacaklarını düşünüyorum.
Biz İstanbul'un kalbinde olmak isteyen, kalite standartları yüksek, lüks ve konfor
arayışında olanların ihtiyacını karşılayacak bir projeyle sektöre giriş yaptık.
Peki önümüzdeki dönemde yapacağınız yatırımlar da aynı konseptte mi olacak?
Vedat Aşçı: Kesinlikle A plus, ultra lüks ve yüksek kaliteli projeler yapmaya
devam edeceğiz. İstanbul'da proje sayımızı 2-3'e çıkardıktan sonra, Ankara ve
İzmir'de de benzer projeler yapmayı hedefliyoruz. Ayrıca, Bodrum gibi tatil ve
turizm merkezlerinde de, turizme yönelik yatırımlar yapacağız.
Son olarak şehir merkezinde arsa bulabiliyor musunuz?
Vedat Aşçı: En önemli sorun arsa sorunu. Mevcut kötü, depreme dayanıksız binaların
yıkılıp arsa yaratılabileceğini düşünüyorum. Yeni ve çağdaş binalar yaparak, İstanbul'a
modern bir kimlik kazandırmalıyız. Bu hepimizin hakkı.
Dünya Gazetesi