Lübnan Başbakanı Fuat Siniora'nın yaptığı "İnşaat patlaması olacak. Kalifiye
eleman ve malzeme açığı doğacak. Suriye, Mısır ve Türkiye'den işçi isteyeceğiz"
açıklamasının altında yatan nedenler belli oldu. Lübnan, Stockholm'deki donörler
toplantısında ve Körfez ülkelerinin bağışlarıyla 2 milyar dolarlık kaynağı garantiledi.
Şimdi de İslam Kalkınma Bankası ile 1 milyar dolarlık imar fonu kurmak için düğmeye
bastı. Banka, fona başlangıç parası olarak 250 milyon dolar koydu. Böylelikle
yaklaşık 3 milyar dolarlık kaynak ülkenin yeniden inşası için garantilenmiş durumda.
Toplam kaynağın bu rakamı geçeceğine ise kesin gözüyle bakılıyor.
İsrail zararlarının hesabı, ister sadece küçük bir kulübe yada büyük bir apartman
bloğu olsun birim olarak yapılıyor. Ülkedeki yeniden imarın, dolayısıyla da büyük
projelerin sorumlusu Yeniden İnşa ve Kalkınma Konseyi'ne (RDC) göre 15 bin birim
tamamen yıkılmış, 15 bin birim kısmen yıkılmış ve 40 bin birim hasarlı yapı bulunuyor.
Lübnan önümüzdeki dönemde Türkiye için taşeronluk ve işçiler için yeni bir yabancı
ülkede ekmek kapası olarak gözüküyor.
İran değil, Körfez
Eylül ayı sonu veya ekimin ilk yarısı içinde Beyrut'ta toplanması planlanan yeni
bir donörler gerçekleşmesi ardından projelerin şekilleneceği konuşuluyor. Lübnanlı
işadamlarına göre Katar ve Dubai'den gelecekteki projelere hazırlanmak için ülkeye
gelerek Lübnanlı işadamlarıyla ortaklık kuran çok sayıda firma var. Körfez ülkelerinin
büyük inşaatçıları Nakheel, Emaar ve Tameer gibi firmalar da zaten ülkede uzun
süredir faaliyet gösteriyor.
Türkiye okul ve hastanelerin inşasını üstlenmek istiyor ama RDC Başkanı Nabil
Al Jisr'a göre bu misyon, tamamiyle Körfez ülkeleri tarafından üstlenmiş durumda.
Hizbullah üyesi Enerji Bakanı Mohamed Fnech de Al Jisr'i doğrular bir açıklamayı
basına kapalı görüştüğü Türk-Lübnan İş Konseyi üyelerine yaptı. Fnech, İran'ın
okul ve hastane yapımını üstlenmek istediğini ama Körfez ülkeleri nedeniyle İran'a
ret cevabı verildiğini anlattı. Fnech'e göre özellikle Beyrut'ta yeniden inşa
edilecek mahallelerin altyapısını İran yapacak.
Avrupa'dan prefabrik
Evsizlere geçici yerleşim çalışmaları başladı. Prefabriklerin temini de Avrupa
Birliği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Ajansı tarafından sağlanacak. Ülkedeki
tek üretici Dalaal havaya uçtuğu için tamamı ithal edilecek. RDC de Türkiye'de
deprem stoğu olduğunun farkında ama ikinci el prefabrikleri sadece bağış olarak
kabul ediyor.
Köprü ve köy evlat edinin
Lübnan, bir an önce İsrail'in yıktığı köprüleri onararak ülkeyi tekrar birbirine
bağlamayı bir numaralı hedef haline getirmiş durumda. Ulaştırma ve Bayındırlık
Bakanı Mohamed Safadi Türkiye'den köprü evlat edinmesini (adoption) istiyor. Yani,
köprünün yapımının baştan sona üstlenilmesi ve sadece teknik kontrollerin Lübnanlılar
tarafından yapılması arzulanıyor.
Yıkılan 77 köprüden 40'ı Körfez ve Avrupa ülkeleri tarafından evlat edinilmiş.
Örneğin, Barış Gücü'ne asker veren İtalya, Beyrut'u Şam'a bağlayan karayolundaki
köprülerden birinin inşasını yürütüyor. Beyrut, Sur gibi şehirlerde olmadığı için
yeniden inşası büyük bir planlama gerektirmeyen köyler de ülkeler tarafından evlat
ediniliyor. RDC'de yaklaşık 300 köylük bir liste var ve isteyen ülke kendine imarını
üstleneceği köyleri seçiyor. Köy evlat edinen ülkeler arasında Körfez ülkeleri
yine başı çekiyor. Hatta ekonomisi geri olan Yemen bile bir köyün imarını üzerine
almış.
Hizbullah'la iş yapmak
Hizbullah kontrolündeki Haret Hreik'te hafriyat çalışmalarına gençlerden oluşan
gönüllü grupları da katılıyor. Lübnan'da iş imkanlarını araştıranların aklına
gelen bir soru da yıkılan yerlerin çoğu partinin kalesi olduğu için bağlantı kurmanın
gerekliliği oluyor. Yetkililer belediyelerle ister istemez ilişki kurulacağını
söylerken, parti yönetimi ile ilgili yorum yapmıyor.
Sabah Gazetesi