İşyeri ve çalışanların hayatı için ciddi ve önlenemez tehlikelere yok açacak’
koşullar bulunduğu için mühürlenen Selah Tersanesi’nin ‘süresiz’ diye açıklanan
cezası altı gün sonra bitti. Tersanenin eksiklerini tamamladığı belirtilerek mühürleri
söküldü. Selah’ın, ‘faaliyetlerin durdurulmasına neden olan noksanlıkları’ altı
gün içinde ortadan kaldırması kimseye inandırıcı gelmiyor. İşyeri hekimi Dr. Özcan
“O zaman her tersane için altı gün izin alalım, her tersaneyi güvenlikli bir iş
ortamına getirelim” diyor. Gemi İnşaat Sanayiciler Birliği (GİSBİR) Başkanı Murat
Bayrak ise gerekli değişikliklerin tamamlandığı görüşünde? En düşündürücü olan
ise 1985’ten beri 96 işçinin öldüğü tersanelerde Selah işçilerinin, güvenliği
olmadığını bile bile işyerlerinin açılmasından duyduğu mutluluk...
Selah Tersanesi’nde 9 Mayıs’ta İzzet Güder, 17 Mayıs’ta da Deniz Kaşıkeman iş
kazasında öldü. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü
21 Mayıs’ta, ‘işyeri ve çalışanlarının hayatı için ciddi ve önlenemez tehlikelere
yol açacak, başta parlama ve patlama tehlikesi olmak üzere, malzeme düşmesi, yüksekten
düşme ve elektrik akımına maruz kalmaya yönelik tehlikeler giderilinceye kadar’
Selah’ı mühürledi.
25 görevli halletti!
Kapatmadan altı gün sonra dün sürpriz bir şekilde Selah’ın mühürleri söküldü.
İşveren, kapatıldıktan sonra 25 görevlinin tersaneye girerek eksiklikleri giderdiğini
belirten ve faaliyetin başlamasını talep eden dilekçesini İş Teftiş İstanbul Grup
Başkanlığı’na verdi. Bunun üzerine iş müfettişi Murat Bakır, ‘işyerinde faaliyetlerin
durdurulmasına neden olan noksanlıkların ikmal edilmesi sonucu kapatmaya neden
olan etkenlerin ortadan kalktığı’ görüşündeki raporunu bölge müdürlüğüne iletti.
Bölge Müdürü Atakan Tanış, tersanenin faaliyete başlaması için kaymakamlığa yazı
gönderdi ve ölüm tersanesi tekrar açıldı.
Mühür söküldüğünde tersanenin önünde sürekli tehlike içinde çalışmaya devam edecek
işçilerin sevinci vardı. Biri kameralara “Çalışmadığımız zaman para alamıyoruz”
dedi. Bir diğeri, “Ailelerimiz var, bakmak zorunda olduğumuz insanlar var. Ekmek
götürmemiz gerekiyor” diyordu.
İşyeri Uzmanı ve Önlem Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serkan Küçük’e göre, altı
gün içinde ancak şu eksiklikler giderilebilir: “Malzemenin düşmemesi için file
çekilir, elektrik kabloları muhafaza içine alınır, iskele sistemi yenilenebilir,
kimyasal maddeler depolanabilir. ?Ama bu önlemler alınsa bile ölümlerde azalma
olmaz. Tehlikeyi yönetecek olan, işverendir. İşverenler eğitimsiz. Bu, altı günde
olmaz.”
İşyeri hekimi Dr. Özcan Baripoğlu ise altı günde alınan önlemlerin Tuzla’daki
sorunları çözeceğine ihtimal vermiyor. Baripoğlu, “Ekipman aynı, çalışan aynı,
altyapı aynı olduğu halde günü kurtaracak yaklaşımla hayatı rahatlatmak mümkün
değil” diyor.
GİSBİR: Altı gün fazla
GİSBİR Başkanı Murat Bayrak ise altı günde eksiklerin giderilebileceğinde ısrarlı:?“25
kişi eksiklerin düzeltilmesi için çalışmış. İki üç günde de yapılabilirdi. Altı
gün uzun bir süre diye düşünüyorum. Bürokratik engellere takılınca da uzuyor,
yoksa daha çabuk açılırdı. Örneğin, orada bir tankın yeri değişecekti, onu hemen
yarım günde değiştirmişler. Başka ıvır zıvır işler vardı, onları da tamamladılar.
Tersanede yedi kusur görüldü, onlar düzeltildi. Kişisel fikrim öyle ki, bazen
fuzuli şeyleri de tedbir diye yaptırıyorlar. Lüzumlu şeyi istemiyor, lüzumsuz
şeyi istiyorlar.”
Tersane sahibi Kaptanoğlu Grubu Genel Koordinatörü Muhsin Divan “Eski raporlara
bakın. Daha ciddi kusurlar bulunduğu zaman ne geçici ne kısmi ceza vermemişler.
Sıkışınca bu cezaları verdiler” dedi. Gemi Mühendisleri Odası Başkanı Tansel Timur
ise “Selah’ta son kapatmaya neden sayılan kusurlar, burada meydana gelmiş kazaları
önlemeyle ilgili hususlar değil. Bu güvenlik kültürünün oluşmasına bağlı” diye
konuştu.
Haber: Radikal Gazetesi