Bu sergi, bir dizi “Kale” sergisinin ilki. Diğerleri sırasıyla Bodrum Kalesi
ve Çeşme Kalesi’nde olacak.
Riitta Cankoçak, bu sergisinde toplum dışına atılmış ve kendine akıllı diyenler
tarafından “deli” damgası yapıştırılmış, yalnız insanları anlatıyor.
Bu içeriğe uygun mekan olarak da “Kale” imgesini kullanıyor. Sanatçı, neden kaleleri
seçtiğini ise şöyle açıklıyor: “kale, binlerce yıldır, hem varolan toplum düzeninin
ve değer yargılarının koruyucusu, hem de ‘toplum dışılar’ın tecrit edildiği zindanlara
sahip yerler olmakla, deliliğin tarihinde önemli bir yer tutar. Günümüzde kalelerin
işlevlerinden birini hapishaneler yerine getirir. Diğer işlevleri ise insanın
içine işlemiştir artık. Günümüz atomize toplumlarında her insan bir kaledir.”
NTV-MSNBC