Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi tarafından organize edilen ‘Mimarlık Okuma Atölyesi
Okuma Değerlendirme Yazıları Seçkisi’ kolokyumu, Yapı-Endüstri Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Kazananların ilan edilmesi ve ödüllerin dağıtılmasından önce hazırlanan kolokyumun
asıl amacı, her hangi bir rekabet ortamına mahal vermeden, ancak kimin neden birinciliği
aldığı sorusuna cevap aranan klasik kolokyum mantığından uzaklaşarak, yarışmanın
düşünsel sürecini hem katılımcılar, hem değerlendirenler, hem de jüri üyelerinin
ortak paylaşımına sunmaktı.
İki oturum halinde düzenlenen kolokyumun ilk yarısında değerlendirilen öğrenci
katılımları, bu kategorinin jüri üyeleri Gürhan Tümer, Ali Cengizkan, Bilge Arıkan
ve Hakkı Yırtıcı tarafından tartışmaya açıldı. 15 kişilik bir katılımın olduğu
öğrenci kategorisine olan ilgi çok fazla olmamakla beraber, tartışma ortamının
verimliliği katılan hemen herkesi memnun etti. İlk olarak söz alan Ali Cengizkan,
böyle bir yarışmanın oratay çıkış motiflerine değindiği konuşmasında, temel meselelerden
birinin ülkemizdeki okuma oranının düşüklüğü olduğuna dikkat çekerek, mimarlık
gibi zengin bir bilgi formasyonu bulunan bir alanda bu azlığın daha da vahim olduğunu
ifade etti. Kolokyumun mantığından yola çıkarak sözlerine devam eden Cengizkan,
her yarışmanın kamusal bir yatırım olduğunu, jürinin de her kolokyumda bir hesap
alıp verme ilişkisi içinde bulunduğunu belirterek, böylesi bir modeli gerçekleştirmek
adına katılımın arttırılmasının ve atölye anlayışı içinde okumaya teşvik edilmesinin
yöntemlerinin araştırılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Sonrasında söz alan Gürhan Tümer ise, öğrenciler kategorisinde verilen Alain
de Botton’un ‘Mutluluğun Mimarisi’ isimli okumasının nasıl bir kitap olduğunun,
hatta bir mimarlık kitabı olup olmadığının sorgulanması gerekliliğini vurguladı.
Mimarlıktan söz eden, fakat ‘mimarca’ bahsetmeyen bu metin için gönderilen katılımların
ikiye ayrıldığını ifade eden Tümer, kitaba az referans vererek kendi fikirlerini
açmaya çalışan veya yarışma konusunu klasik bir edebiyat eleştirisi gibi ele alan
metinlerle karşılaştıklarını anlattı.Gönderilen metinlerin niteliği ve içeriği
üzerinde durulan kolokyumun en can alıcı noktalarından birini de, işte bu soru
oluşturdu. Katılımcıların da söz alarak tercih ettikleri metin kurgusunu açıkladıkları
tartışmada söz alan Bilge Arıkan, belki de kitabı okumuş, anlamış ve üzerine eleştirel
yeni fikirler geliştirmiş olan metinlerin de üçüncü bir kategori olarak anılabileceğini
ekledi. Beklentisi içinde oldukları metnin kurgusu üzerine bir açıklama yapan
edebiyatçı-mimar Ali Cengizkan, 15 katılımdan 8-9’unun kitabın açtığı sorunsallar
üzerinden mimarlığa dair kendi sorunlarından bahsedişlerinin kendisini rahatsız
ettiğini, kitapta verilen verileri bir yol izleme aracı olarak kullanarak mutluluk
ile mimarlık arasındaki ilişkiyi kendi fikirleriyle anlatan yazılar dilediklerini
söyledi. Fakat her katılımın son derece değerli ve önemli olduğu, nazım ve hatta
öykü formatında gönderilen metinlerin bile, kitabın sevkettiği düşünme güzergahında
bir üretime yol açtığı için son derece memnuniyet verici bulunduğu, tüm jüri üyelerinin
ortak fikriydi.
14.00 sularında başlayan ve mimarlar kategorisi için seçilmiş kitap ve katılımların
genel ve açık bir değerlendirmeye tabi tutulduğu kolokyumun ikinci oturumunda
ise, jüri üyelerinden Ayşen Ciravoğlu, Esra Fidanoğlu, Ayşe Şentürer, Gül Köksal
ve Metis Yayınları’ndan Semih Sökmen hazır bulundular. Kolokyuma katılamayan Atilla
Yücel’in gönderdiği mesajla açılan bu ikinci oturumun genel konusu, mimarlar kategorisinin
okuması olarak belirlenen Richard Sennet’ın ‘Ten ve Taş’ isimli kitabında değinilen
‘temas’ başlığıydı.
İlk olarak söz alan Semih Sökmen, gönderilen metinlerde kitabın esinleyiciliği
konusunda yapılan tespitlerin kendisini çok memnun ettiğini söylerek başladığı
konuşmasında, böylesi bir faaliyeti çok anlamlı bulduğunu ve yazının paylaşıma
açıldığı anda yarattığı yeniden üretilme fırsatıyla, tek kavrayışa oturmaktan
kurtularak yeni yeni anlamlar kazandığını vurguladı. Metinde üslubun da öneminin
altını çizen Sökmen, kitaplar üzerine yazılmış kimi yazıların, kitap kadar önemli
bir fikirsel açılıma neden olabileceğini ve onun kadar yankı uyandırabileceğini
ekledi.
Jüri üyelerinden Ayşe Şentürer söz alarak, böyle bir talep ve girişimin yarattığı
motivasyon ve tartışma platformuyla taşıdığı önemin altını çizerek, seçilen kitabın
düşünce ve felsefe tarihi, mimarlık tarihi, sosyoloji ve psikoloji gibi çok çeşitli
disiplinlerden faydalanıyor olmasının da yeni açılımlara olanak tanıdığını belirtti.
Şentürer’in bu fikrine katılan diğer jüri üyeleri ise, Esra Fidanoğlu ve Gül Köksal
oldular. Buradan yola çıkan Fidanoğlu, metinlerin daha kapsamlı bir spektrumda
ele alınmasına olanak tanınsaydı, çok daha geniş bir katılımın olacağına dair
duyduğu inancı belirtti. Gürhan Tümer’in kitabın genel konusu ve ele aldığı sorun
üzerinden tartışılmasını önermesi üzerine söz alan dinleyici, katılımcı ve jüri
üyeleri, mimarlığın ortak sorunsalları üzerine fikir paylaşmaya devam ettiler.
Kolokyumun en ilgi çeken yanlarından biri, tüm jüri üyelerinin gönderilen metinlerin
yazınsal nitelikleri üzerine yaptığı eleştirilerdi. Böylesi bir yarışmaya gönderilen
yazılardan beklenen azami dikkat ve özenin dil kullanımında görülememesinden yakınan
jüri üyeleri, bunun nedenlerinin eğitim ve öğretimimizde gizli olduğunda fikir
birliği içindeydiler. Bu konuda çok daha titiz olmasının anlayışla karşılanması
gerektiğini vurgulayan Metis Yayınları editörü Semih Sökmen, “Aynı hukukta olduğu
gibi ‘ben yaptım, oldu’ dememiz dilde normların oluşmasına engel oluyor; anlaşmak
mümkün olmuyor. Yalnızca günü kurtarmış oluyoruz” dedi. Türkçe’nin kullanımının
da en az içerik kadar önemle değerlendirildiği yarışmanın sonuçlar ise, kolokyum
sonunda düzenlenen ödül töreninde açıklandı.
Kazanan listesi şöyle:
Mimarlık Öğrencileri Kategorisi:
Esra Erişti, Uludağ Üniversitesi
Volkan Durak, Mimar Sinan Üniversitesi
Fatma Kılıç, Erciyes Üniversitesi
Merve Aktağ, İTÜ
Caner Öktem, ODTÜ
Mimarlar Kategorisi:
Kıvanç Kılınç, Çukurova Üniversitesi Mimarlık
Mukadder Özgeç, ADMMA Mimarlık
Cihat Uysal, İTÜ Mimarlık
E. Seda Kayım