Ormanlardan yakacak odun ve odun kömürü sağlamaya yönelik 'baltalık orman' uygulamasına
son verilirken, İstanbul'da 121 köy ve 60 bin nüfusu ilgilendiren kararla birlikte
kentin yüzde 40'ını oluşturan ormanların 'koru' haline gelmesi sağlanacak. Orman
köylüleri, artık 20 yılda bir 'tıraşlama 'yöntemiyle değil, beş yılda bir 'seyreltme'yle
ormanlardan odunluk kesim yapabilecek. Orman İl Müdürü Faruk Çebi, "Orman köylüsünden
geçinen 5-10 odun tüccarının aşırı kazancına son verdik. Artık ormanların her
biri Belgrad Ormanı gibi olacak" dedi.
Köylüler orman il müdürlüklerince tespit edilen alanlarda her 20 yılda bir 'tıraşlama'
yöntemiyle ağaç kesiyordu. Bu yüzden, ormanlar 20 yaşına varmadan, daha fundalık
halindeyken kesilerek, yakacak odun ve odun kömürü sağlanıyordu. Çevre ve Orman
Bakanlığı, 'Cumhuriyet' kadar eski, 'baltalık orman' uygulamasını bu yıl başında
kaldırdı. Uygulama kentte Ümraniye, Beykoz, Şile, Silivri, Çatalca, Sarıyer, Eyüp
ve Gaziosmanpa'daki 121 köyü ve odunculukla geçinen yaklaşık 60 bin orman köylüsünü
ilgilendiriyor.
Çebi, 2002 yılında kentte 240 bin 961 hektarlık ormanlık alanın yüzde 70'inin
yani 170 bin 246 hektarının baltalık kapsamında olduğunu ifade etti. İstanbul'un
yüzde 40'ının ormanlık alandan oluştuğunu da anımsatan Çebi, bu tarihten itibaren
baltalık orman alanını daralttıklarını belirtti. Bu uygulama sayesinde, baltalık
alanın büyüklüğü 2003 yılında 128 bin 176 hektara, 2005 yılında 108 bin 236 hektara
kadar düştü. Bakanlığın aldığı karar üzerinde müdürlük, bu yıl 'baltalık alan'
uygulamasına son verip kentteki tüm ormanları 'koruluk alan' kapsamında aldı.
'Köylü değil tüccar kazanıyordu'
İstanbul Orman İl Müdürü, 2002 yılında tıraşlama nedeniyle sekiz hektar alanın
kesildiğini, bunun yaklaşık 17 futbol sahasına denk düştüğünü anlattı. Çebi'ye
göre, ormanlar artık 20 yılda bir tıraşlanmayacağı için 2025 yılında kentte 'minik
Belgrad ormanları' görülebilecek. Çebi, karar sonrası kaymakam ve muhtarlarla
toplanılarak uygulamaya ilişkin bilgi verildiğini söylerken, orman köylülerinin
bu işten zararlı çıkmayacağını savundu:
"Köylülerin odun hissesi, sayıları iki elin parmağını geçmeyen, 'mahlukatçı'
adlı odun tüccarlarına gidiyordu. Bu tüccarlar köylüleri borçlandırarak hisselerini
alıyordu. Yerel siyasetçiler ve muhtarlar buna aracılık ediyordu. Biz bu düzene
son verdik. Artık beş yılda bir, belirli bölgelerde seyreltme yapabilecekler.
Bir görevli gözetiminde, örneğin 10 ağaçtan dördünü kesebilecekler. Eskiden olduğu
gibi, yalnızca ekim ve mart ayları içinde değil tüm yıl ormanlara girebilecekler.
Çalışan kazanacak"
TEMA da destekliyor
TEMA Vakfı Başkanı Nihat Gökyiğit de baltalık ormanların koruya dönüştürülmesiyle
ekolojik ve ekonomik birçok fonksiyonu yerine getiren orman varlığının artacağını
söyledi. Gökyiğit, yüzölçümün yüzde 27'sini kaplayan 21 milyon hektar ormandan
yarısının verimsiz olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Bu ormanlar, yakacak odun ve yapraklarından hayvan yemi elde etmek için kullanılıyor.
Koruluklar baltalık ormanlara göre, biyolojik çeşitlilik bakımından daha zengin.
Kaliteli odun ve odun dışı ürünler elde edilebilir."
'Ağaç kesemeyen yaşlı köylü ne yapacak?'
Çatalca ve Silivri'deki birçok orman köyü, baltalık ormanlardan elde edilen ve
'torluk' adı verilen yakacak odun yapımıyla geçiniyor. Seyreltme uygulaması en
çok bu köyleri etkiliyor.
Tevfik Kızıler, Karacaköy'de yaşayan torlukçulardan biri... Kızıler, yeni uygulama
sayesinde ormanın korunacağını düşünüyor. Ancak çalışmasa da kendilerine ormandan
pay düşen köylülerin bundan zararlı çıktığını belirtiyor. Kızıler'e göre, ormanda
çalışamayacak kadar yaşlı köylüler de düşünülerek bu uygulamanın yapılması gerekiyor.
Aydınlar Köyü'nden Bedri Çöven'e göre ise seyreltilen alanda, güneş göremeyen
filizler büyüyemeyecek. Tıraşlanılan alanlarda ise daha gür ağaçlar yetişiyor:
"Müdürlük kendini bilimsel olarak savunuyor. İtiraz edemiyoruz. Sonuçta orman
devletin. İstediği gibi yapar. Ancak olacakları hesaplayamıyorlar. Bize kalırsa
tıraşlama, orman için en sağlıklı yöntem. Köylüler için de tek kazanç kapısı.
Yoksa biz de orman kesmeye hevesli değiliz. İstihdam sağlanırsa odunculuğu bırakırız."
Karamandere Köyü Muhtarı Mehmet Çelik de 180 haneli köyünün yüzde 40'ının baltalık
ormanlardan geçindiğini kaydederek, şöyle diyor:
"Köylünün kalan yüzde 60'ı çeşitli işlerde çalışıyor. Çerkezköy'de fabrikalara
işçi yazılmışlar ya da esnaflık yapıyorlar. Yüzde 10'u emekliler, yaşlılar, kadınlar
ve çocuklardan oluşuyor. Eskiden her nüfusa, ormanda çalışmasalar bile odun düşüyordu.
Bu kişiler hisselerini odunculara satıyordu. Hatta 5-10 yıllık hissesini satanlar
bile var. Şimdi yakacak odun dışında verilmeyecek. Sadece ormanda çalışanlar kazanabilecek."
Radikal Gazetesi