Kuzguncuk'ta yaklaşık 100 yıllık geçmişiyle dimdik ayakta duran bir binada, modüler
sistemlerin yaşamlarına girmesiyle hayat bulan bir ofis, Akın Nalça Modular Spaces...
Ofisin en alt kattaki showroom olarak kullanılan bölümünde hem yapılan işlerden
örnekler hem de Akın Nalça'ya ait kişisel bazı eşyalar yer alıyor.
Akın Nalça, İstanbul'un mahalle kavramını yitirmemiş semtlerinden biri
olan Kuzguncuk'ta, yaklaşık 100 yıla yakın bir geçmişe sahip binada kurduğu ofisinde
çalışmalarını sürdürüyor. Akın Nalça ve ekibi, Burkhardt Leitner Constructiv'in
mekanlarda ve detaylarlarda minimal çözümler sunan 10 farklı sergileme sistemini
kendi günlük ofis yaşamları içine de yedirmişler. Ofisin olduğu binalardan bir
tanesi tarihinde lokanta, marangozhane ve hatta tiyatro olarak hizmet vermiş.
Binadaki toplantı odasında sade çizgiler dikkat çekiyor. Aynı zamanda iki bina
arasındaki geçişi de sağlayan bu odada beyaz, kırmızı ve gri tonlar göze çarpıyor.
Bu binada şimdi alt katta showroom, üst katta da yaratıcı ekip olmak üzere
çalışmalar sürüyor. Bu bina aynı
anda ofisin ilk hayata geçtiği mekan. Daha sonra yan binanın da katılmasıyla
büyüyen ofis, şu anda yaklaşık 500 m²'ye yakın bir kullanım alanına sahip. Yeni
binanın içinde ise idari ve mali işler yürütülüyor. Binaların tarihsel yapısı
ve Kuzguncuk'un
kendine has dokusunun fazlasıyla hissedildiği ofiste, dekorasyon da zamanla
şekillenmiş. Akın Nalça Modular Spaces, kendi tarihini baskın şekilde ortaya koyan
binalara yerleşirkende, bu detayı göz ardı etmemiş.
Tasarım ve mimarlığa ait pek çok kitap var, Akın Nalça'nın kütüphanesinde...İki
tarihi binanın içene kurulmuş olan ofisin, neredeyse 100 yıla yakın bir süredir
ayakta duran kısmının üst katı kreatif ekibe ait.
Temsilcisi oldukları Ürünlerı en doğru nasıl kullanacaklarına dair verdikleri
çabanın sonucu olarak, kimi zaman fuarlarda stand olarak görebileceğiniz yapılar,
ofis içinde bir aydınlatma elemanı ya da raf ünitesi olarak karşımıza çıkıyor.
Akın Nalça, şirketin kendi adını taşımasından hareketle bazı kişisel eşyalarını
da ofis içinde sergiliyor Şeyma Reisoğlu, inci Eviner gibi sanatçılara ait objeler
başta kendi odası olmak üzere, ofis içinde çeşitli köşelerdeki yerini almış.
Bu tarz bir yaklaşımla, gerek çalışanlarla gerek müşterilerle ilişkilerde
samimiyete ve dürüstlüğe dayalı bir iletişim kurduğuna ianıyor. Bu da ofis dekorasyonunun
zamanla şekillendiğine dair tutarlı bir kanıt oluyor.
Kaynak: Livingetc / Mart 2006