Sanayi Bakanlığı, mortgage kredilerinde tüketicinin üzerindeki yükü azaltacak
yeni bir düzenleme hazırladı. Bakanlığın Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da
değişiklik öngören düzenlemesine göre sabit faizli mortgage’ta uygulanan erken
ödeme komisyonunun üst sınırı yüzde 2’den binde 5’e indiriliyor.
Görüşe açılan ve Meclis tatile girmeden önce yasalaştırılması tasarlanan düzenlemeye
göre, mortgage kredisi kullananların borçlarını vadesinden önce kapatmak isterlerse
ödemek zorunda oldukları erken ödeme komisyonu dörtte biri oranına düşüyor.
Yeni düzenlemeyle tüketici açısından sakıncalı görünen mortgage kredisinde sigorta
uygulaması da değiştiriliyor. Buna göre kredi verilmesi, hayat, konut gibi sigortaların
yaptırılması şartına bağlanamayacak. Böylece, örneğin 10 yıl vade ile 100 bin
YTL mortgage kredisi kullanan bir tüketici, 5-6 bin YTL civarında tutan sigortayı
yaptırmak zorunda olmayacak.
‘Kredi maliyeti artar’
Bankacılar ve finans kuruluşu yetkilileri, her iki uygulamanın da kredi veren
kuruluşların risklerini ve maliyetlerini artıracağını belirterek bu risk ve maliyetlerin
zorunlu olarak mortgage faizlerine yansıtılacağını söyledi. Konut üreticileri
ise yeni düzenlemenin konut satışlarını artırmayacağını bildirdi.
Almanya’da yüzde 8
Avrupa ülkeleri ve Amerika’da erken ödeme komisyonunun bir üst sınırı yok. Bankalar
bu oranı piyasa koşullarına göre belirliyor. Örneğin ABD bankaları rekabet kaygısıyla,
İngiltere’deki bankalar faizler çok hızlı değiştiği için erken ödeme komisyonu
alınmıyor.
Almanya’da ise sabit faizli kredilerini kapatmak isteyenler, vade sonuna kadar
olan tüm faizleri ödemek zorunda kalıyor. Bu da Almanya’daki erken ödeme komisyonunu
yüzde 7-8 oranına kadar çekiyor.
Bahadır Teker - İstanbul Capital
‘Düzenleme tüketici lehine değil’
“Kredi veren kuruluşlar, tıpkı kredi kullananlar gibi yurtdışından uzun vadeli
kredi alırlar. Tüketici kredisini kapattığı zaman bankanın kredisini kapatma şansı
yoktur. Erken ödeme komisyonu düşürüldüğünde bankanın riski ve maliyeti artar.
Bu da faiz oranlarını yükseltir. Bu artış kredi alana da almayana da aynı oranda
yansıyacağı için hakkaniyet de ortadan kalkar.
Sigorta konusundaki zorunluluk kararını, paranın riskini alana yani kredi veren
kuruluşa bırakmak gerekir. Sigorta zorunluluğunu kaldırmak, sigorta sistemini
toptan reddetmek ve bütün riski tek bir kuruluşa yüklemek anlamına gelir. İşsizlik,
vefat, afet gibi riskleri banka değil, sigorta şirketi taşımalıdır. Aksi halde
bankalar yine bu risklerini faiz oranlarına yansıtır.”
Barış Yılmazkaya - Denizbank
‘Krizde herkesin canı yanar’
“Erken ödeme komisyonunun düşürülmesi, tüketicinin her faiz düşüşünde kredisini
yeniden yapılandırmasına yol açacak. Bu da bir maliyet oluşturacağı için bankalar
faiz artırmak zorunda kalacak. Sigorta zorunluluğunun kaldırılması halinde ise
bankalar, ikincil piyasalarda kredi ipoteklerini daha fazla tercih edilir hale
getirmek için bu sigortayı kendileri yaptıracak. Bu maliyet de yine kredi faizlerine
yansıyacak.
Aslında sigorta mevcut yasada da zorunlu değil. Ama bir kez daha vurgulanıyor
olması tüketicinin bu sigortalardan vazgeçmesine yol açacak. Tek teminatı gayrimenkul
ipoteği olan bir kredi, deprem ya da kriz zamanlarında hem alanın hem de verenin
canını yakacak.”
Nazmi Durbakayım - Teknik Yapı
‘Komisyon düşünce satış artmaz’
“Dünya piyasalarındaki dalgalanmaların Türkiye’yi de etkisi altına almaya başladığı
bugünkü şartlarda insanların morale ihtiyacı var ama erken kapatma komisyonu veya
sigorta maliyeti gibi ufak tefek rakamlar ortadan kalktı diye insanlar krediyle
koşup ev almazlar. Ben bu havadisi sevindirici buluyorum. İyi yönde pozitif bir
şeyler yapıldığının göstergesi ve daha büyük adımların işareti olarak algılıyorum.
Ama bu haberle gayrimenkul piyasasında yer yerinden oynamayacak. İnsanlar artık
alım kararlarını bu tür haberlere göre vermiyorlar. Örneğin geçen hafta gelen
AKP’nin kapatılma davası haberi bile bizim satışlarımızı etkilemedi.”
Milliyet Gazetesi