Cumartesi günkü Vatan'da fotoğraflı bir haber: "Başbakan Tayyip Erdoğan, General
Electric'in Başkanı Jeffrey Immelt ile Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Güler Sabancı'yı kabul etti."
GE'nin liderliğindeki bir konsorsiyum, geçmişte Akkuyu nükleer santrali için
teklif vermişti. Sabancı Grubu da nükleer santralla en yakından ilgilenen grup
olduğuna göre konu belli.
Ertesi gün Ekonomi Müdürümüz İbrahim Ekinci'nin Koç Holding'in CEO'su Bülent
Bulgurlu ile söyleşisinde, Koç'un nükleer enerjiye soyunduğu anlaşıldı. Belki
Akkuyu olmaz ama, Sinop neden olmasın!
Zorlu Grubu, baştan beri "Bu yarışta ben de varım" diyor. Çalık Grubu da hükümete
yakın çevrelerin desteğiyle, nükleer santral ihalesinin yerli ortaklarından biri
olmaya niyetli.
21 Şubat'ta ihaleye çıkılacak, haziran-temmuz gibi teklifler alınıp değerlendirmesi
yapılacak, bu yılın sonuna doğru da süreç tamamlanacak.
Suudi Büyükelçi'ye hayır
Benim görebildiğim kadarıyla geçmişteki girişimlerin aksine bu kez nükleer santraldan
dönüş yok. Nedeni AKP hükümetinin kararlılığı ya da küresel ısınmanın dayatması
falan değil. Nedeni, Batılı hükümetlerin nükleer yakıt konusunda geçmişteki katı
tutumlarını terk etmeleri. Nükleer lobi bu kez başardı.
İngiliz Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Lady Barbara Judge, Davos'taki toplantılarda
anlatmıştı. Geçen yıl Suudi Arabistan'ın Londra'daki Büyükelçisi kendisini ziyaret
ederek, nükleer enerjiye girmek istediklerini ve bu konuda İngilizlerle işbirliği
yapmak istediklerini bildirmiş. Büyükelçi'nin teklifine Lady Judge'ın ilk tepkisi,
"Pekiyi biz sizin nükleer enerjiyi barışçıl amaçlar için kullanacağınızı nereden
bilelim?" olmuş.
Judge, "Bu randevunun üzerinden henüz 1 yıl geçti ama, ben bu arada Suudi Büyükelçi'ye
sorduğum sorunun anlamsızlığını fark ettim" diyordu. Judge bu arada Fransa Devlet
başkanı Sarkozy'nin Birleşik Arap Emirlikleri ile 6 nükleer santral için anlaşma
imzaladığını, Libya'da deniz suyundan tatlı su üretecek nükleer santral kuracağını,
Cezayir ve Fas ziyaretlerinden elinde nükleer ortaklık anlaşmalarıyla döndüğünü
de anımsatıyordu.
Türkiye'de nükleer santral kurmaya en yakın aday olan Sabancı'nın üniversitesinde
2 yıldır Uluslararası Danışma Kurulu üyesi olan Lady Judge özetle "Artık isteyen
her ülkeye nükleer santral satılacak, yakıtı nasıl kullandığı ise bölgede yakıt
üretme izni verilen ülkeler tarafından denetlenecek" demeye getiriyordu.
İngiltere: 6 santral
Bu arada International Herald Tribune'un hafta sonu gazetesinde, İngiliz hükümetinin
de 6 nükleer santral yapılmasını kabul ettiği yazıyordu. General Electric orada
da var tabii ve Westinghouse'u satın alan Toshiba, Fransız Areva ve Mitsubishi
ile yarış halinde.
İngiltere'de de sonuç bu yıl sona ermeden belli olacak. Yalnız İngilizler bu
6 santralın yapımı için "20 yılda 75 milyar pound (149 milyar dolar) harcanacak"
diye somut bir rakam veriyorlar. Bizde o yok.
Bu nükleer santral işinde Hazine'nin teşviği, devletin desteği olacağına göre,
3 nükleer santral için kaç yılda ne kadar para harcanacağının vergi mükellefleri
olarak bizlere de bildirilmesi gerekmez mi?
Milliyet Gazetesi
Meral TAMER