ABD’nin ünlü gazetesi New York Times’ın, İstanbul’un antik geçmişine dikkat çekmesini,
kültürel mirasın “evrenselliği” açısından örnek bir davranış olarak niteleyen
Oktay Ekinci, ancak aynı gazetenin, İstanbul metrosundaki “100 yıllık gecikme”de
en büyük payı olan “ABD destekli karayolu politikaları”nı da anımsaması gerektiğini
kaydetti.
Mimarlar Odası Genel Başkanı Oktay Ekinci, Marmaray’ın, “ulaşımda otomobile tutsaklığı”
gidermeyi amaçlayan “metropol ölçeğinde raylı toplu taşım sistemi” sayesinde,
kent dokusundaki “karayolları tahribatını” durdurmayı hedefleyen “ulusal” bir
proje olduğunu belirtti.
Başkan Ekinci, “İstanbul’la birlikte Türkiye’deki binlerce yıllık kültürel ve
doğal mirasın önde gelen düşmanı, tarihi sadece 200 yıl olan ABD’nin teşvik ve
dayatmasıyla, 1950’lerden bu yana ülkeyi tutsak eden karayolu politikalarıdır”
ifadesini kullandı.
ABD DESTEKLİ “KARAYOLCU”LUK
“Türkiye’nin -bugünkü “metrosuzluğu” da yaratan- karayolu bağımlılığı, “1948
tarihli Amerikan Yol Heyeti Raporu”na dayanmaktadır” diyen Ekinci, “Cumhuriyet
Devrimi’nin en önemli kazanımlarından biri olan demiryolu sisteminden vazgeçilerek,
bunun yerine tüm ülkenin “sadece karayolları ile kalkınması”nı öngören bu ABD
“tavsiyesi”, 1949’dan itibaren Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (KGM) kuruluş ve
örgütlenmesine dayanak olmuştur” diye kaydetti.
Oktay Ekinci, sözlerini şöyle sürdürdü:
Aynı rapor uyarınca, KGM, Ulaştırma Bakanlığı’na bile bağlanmamış; yani “demiryolları
ile aynı kuruluşun eşgüdümünde planlanması önlenmiş”tir. Bu tarihsel aymazlık,
günümüzde de sürmekte, Ulaştırma Bakanlığı, ülkedeki ulaşımın yüzde 90’ını sağlayan
karayolları üzerinde hiçbir yetki ve denetim hakkına sahip bulunmamaktadır.
İşte bu politikanın da sonucunda, İstanbul dünyada “metrosu olmayan tek metropol”
olarak karayolları tahribatını yıllardır yaşadı. 1950’lerin sonlarındaki “Menderes
yıkımları”yla, tarihi dokunun yok edilmesinin ve ardından İstanbul’un simgesi
tramvayların bile kaldırılmasının temel nedeni, “iri kıyım ve lüks ABD otomobillerine
yol açmak”tı …
ARKEOLOJİNİN GÖZETİLMESİ
Şimdi, hiç değilse geri kalan kentsel ve tarihsel değerlerini “yeni yollara kurban
etmemek” ve kente raylı sistem uygarlığını kazandırabilmek için, Marmaray her
yönüyle “ulusal proje” olarak yaşamsal önem taşımaktadır …
Ancak bu gerçek, projenin “arkeolojiye rağmen” gerçekleşmesi anlamına da asla
gelmemektedir. Hem raylı sistemin getireceği kazanımların, hem de tarihsel zenginliğin
“birlikte” gözetileceği bir uygulamayı yaşama geçirmek gerekmektedir.
Nitekim, uygulamadaki duraksamaların tek nedeni, yeraltındaki mirasın korunması
ile ilgilidir. Bu konuda gerçekleşebilecek olası tahribatlara karşı da gerek bizler,
gerekse ilgili kamuoyu ve duyarlı çevreler, “önce tarihin korunması”ndaki kararlılığımızı
her zaman göstermekteyiz ve bunu sürdüreceğiz…
NEW-YORK TIMES’TAN BEKLENTİ
Bu nedenlerle, İstanbul’a ve tarihe karşı “ilgili” olduğu anlaşılan New York
Times’tan beklentimiz:
-Türkiye’deki tarih tahribatında “ABD destekli karayolculuğun” büyük payı bulunduğunu;
bu nedenle yıllardır “metrosuz” bırakılarak, kültürel kimliğini “otomobile dayalı
ulaşım politikaları”na kurban eden İstanbul için Marmaray’ın aslında bir “kurtarıcı”
değer taşıdığını da okurlarına anımsatması;
-Tarihsel miras konusunda bizim de dünyaya iletmek istediğimiz mesajlarımıza
yer vermesi… Örneğin, ABD’nin başta Bağdat olmak üzere tarihi Mezopotamya kentlerini
bombalayarak yarattığı tahribat ve “Irak müzelerindeki yağma” karşısında duyduğumuz
kaygıları, Amerikan halkıyla da paylaşmamıza, sayfalarında olanak sağlamasıdır.
NTV-MSNBC