Kültür Bakanı'mız, "eskidi" diyerek, henüz otuz yaşında olan Atatürk Kültür Merkezi'ni
(AKM) yıkmaya kararlı. 52 bin metrekare kapalı alanı olan bina yıkılacak. Yerine
50 bin metrekare kapalı alanı olan (aynı büyüklükte) bir bina yapılacak. Prof.
Dr. Mete Tapan başkanlığındaki "Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu"muz, AKM'yi
"kültür varlığı" listesinden çıkararak yıkımına "icazet" verdi.
Geçen hafta, bu sütunda "Önce yenisini, daha iyisini yapalım da sonra AKM'yi
yıkıp yıkmamayı tartışalım" şeklinde bir yazım yayımlandı. 'Hemen yıkalım' yanlısı
okuyucularımdan çok sayıda mesaj geldi. Kültür Varlıkları Koruma Kurulu Başkanı'mız
Prof. Dr. Mete Tapan, "O yapının mimarlık tarihi içinde önemli bir yeri olmadığını
belirtebilirim. Atatürk'e ve Cumhuriyet ilkelerine en az sizin kadar bağlı olduğumuzu
bildiririm" diye yazmış.
Överken dövmeye başladık
Ne var ki, "AKM'nin mimarlık tarihi içinde önemli yeri yoktur" diyen Prof. Dr.
Mete Tapan'ın, Prof. Dr. Metin Sözen ile yazdıkları "Cumhuriyet'in 50'nci yılında
Türk Mimarisi" (İş Bankası Kültür Yayınları, 1973) isimli kitabın 373, 374 ve
375'inci sayfalarında, "Cumhuriyet'in 50 yılında yapılmış en başarılı mimari yapıtlardan
biri olarak AKM'nin resimleri yer alıyor.
İnşaat Mühendisleri Odası, "Cumhuriyet'in 50 büyük eseri"ni belirlemiş. Bu 50
eser arasında yollar, barajlar, köprüler yanında 16 mimari eser seçilmiş. Bunlardan
biri de AKM binası.
Mimar Melkan Gürsel Tabanlıoğlu'ndan en son yapılan opera binaları hakkında bilgi
rica ettim. Öğrendiğime göre, 2008 yılında açılacak olan 36 bin metrekare kapalı
alana sahip Oslo Opera binası 400 milyon dolara mal oluyormuş.
AKM binasında çalışan ve özelliklerini bilenlerden aldığım bilgiye göre, 52 bin
metrekare kapalı alana sahip AKM, 1 seyirciye 1 metrekare sahne normu ile dünyada
çok az sayıda örneği olan bir yapı imiş. Şimdilerde dünya operalarında kullanılan
mekanik ve güvenlik mekanizmalarına sahipmiş.
Önemli olan sahne
Willi Ehle ve Hayati Tabanlıoğlu'nun eseri olan sahne mekaniğini Alman Krupp
ve Siemens firmaları yapmış. Ana sahnenin aynı ölçülerinde, sağda, solda ve arkada
3 sahnesi, arka sahnenin üzerinde de bir döner sahnesi, ana sahnede her biri 3
m eninde 16 m boyunda 6 adet hareketli podyumu varmış. Podyumlar 3 m yukarı, 16.5
m aşağı inebiliyor, 2 katlı sahne yapılabiliyormuş.
Arka sahne, üstündeki dekor ve oyuncular ile dönerek ve kayarak öne gelebiliyormuş.
Aynı anda 3 dekorun yan ve arka sahnelerde kurularak seyircinin gözü önünde değiştirilmesi
mümkünmüş. Dekor ve fonların çekilmesi için sahne üzerinde 26 m yükseklikte sofita
bulunuyormuş.
Açık anlatımla binanın dış görünümüne, bakımsız salonlarına göre değerleme yapmak
yanıltıcı olabiliyor. Ben bir opera izleyicisi ve de iktisatçı olarak yazıyorum.
Paramız var ise salonu, binayı elden geçirelim, bakalım, onaralım, makyajlayalım.
Daha da çok paramız var ise ve yapabiliyorsak daha iyisini yapalım. Sonra eldeki
binayı ne yapacağımızı tartışalım.
Milliyet Gazetesi
Güngör URAS