İnşaat sanayicilerinin en önemli sorunun dileyen herkesin müteahhitlik yapabilmesi
olduğunu kaydeden İNTES Başkanı Şükrü Koçoğlu, "İnşaat gibi önemli ve teknik bir
konuda, sektörde ehillerin yer alması gerekiyor. İnsanların can emniyeti kimlere
emanet ediliyor bakılmalıdır" dedi. Patron Patrona’nın bu haftaki konuğu müteahhitlerin
patronu İNTES Türkiye İnşaat Sanayicileri İşverenleri Sendikası Başkanı, aynı
zamanda TİSK Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Başkan Vekili Şükrü Koçoğlu.
İşveren sendikalarının yanı sıra bir çok sivil toplum kuruluşunda da aktif görevleri
olan, sosyal sorumluluk sahibi, önce ülkem ve devletim diyen idealist işadamı
Koçoğlu ile enine boyuna Ankara’yı, Ankara’nın dününü, bugününü, yarınını, altyapısını
ve şehirciliğini konuştuk. Çocukluk arkadaşım olan Şükrü Koçoğlu’na çok ilginç
soruları yönelttim ve çok ilginç cevaplar aldım.
Ankara’nın dünü ve bugününü bir inşaat sanayicisi olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ülkemizdeki birçok şehirde özellikle 60’lı yıllardan sonra başlayan ve 1980’li
yıllarda en yüksek seviyeye çıkan çarpık yapılaşma yaşanmaktadır. Ankara’yı örnek
aldığınızda, Cumhuriyet dönemindeki yapıların ne kadar güzel ve düzenli olduğunu
görürüz. Ancak bugün özellikle Ulus’ta güzelim binalar gecekondu bile denilemeyecek
kadar kötü yapıların arasında kaybolmuştur. Demetevler dünya ölçeğinde kötü bir
gecekondu örneğidir. Siz dünyanın neresinde eski binaların (şahsiyetli binaların)
yıkıldığını ve yerine anlamsız binaların yapıldığını gördünüz.
Afyon’da eski mimariye sahip çok güzel bir Hükümet Konağı vardı. Bir gün Afyon’a
gittim yıkıldığını gördüm. Sonra yakın zamanda yerine yeni bir bina dikildi, ama
hiçbir özelliği, karakteri olmayan şahsiyetsiz bir bina yapılmıştı. Ankara’da
da böyle oluyor. Düşünün Atatürk Bulvarı üzerinde eski mimariyi yansıtan ama şahsiyetli
ve sağlam yapılar yıkıldı, Neden? Fazla alan yaratma uğruna yıkıldı. Değer mi?
Şehircilik sadece yoğunluğu artırmak mıdır? Kızılay’daki eski Kızılay Binası ve
bahçesi yıkıldı. Bahçelievler, bahçesiz beton yığını oldu. Bahçesi olmayan Bahçelievler
semti olarak ismi kaldı. Örnekler yüzlercedir. Saymakla bitmez. Özetle, Ankara’da
(sadece Ankara değil, tüm şehirlerde) sadece yoğunluk artırmak için, rant için,
hem geçmişi siliyoruz, hem güzelliği yok ediyoruz, hem milli serveti heba ediyoruz,
hem kötü örnek oluyoruz, hem de park yeri bulamıyoruz. Yapılması gerekenleri söyleyebiliriz,
teknik aklı verebiliriz ama bildiğiniz gibi Yerel Yöneticilerimiz (Belediye Başkanlarımız)
genellikle başka aklı beğenmezler. Hep kendi yaptıklarını doğru sanırlar. Allahın
onları multi mühendis olarak dünyaya getirdiğine inanırlar. .
İnşaat Sanayicileri ve müteahhitlerin en önemli sorunları ne? Sektörü önümüzdeki
yıllarda hangi sorunlar bekliyor?
İnşaat sanayicilerinin en önemli sorunu; dileyen herkesin müteahhit olabilmesidir.
Kimse kendi mesleğini yapmak peşinde değildir. Herkes müteahhit olma hevesindedir.
Kimisi silah ruhsatı için, kimisi kız istemek için, kimisi politik getirilerden
yararlanmak için müteahhit olur. Ama sonuçta herkes müteahhit olur. Koyun çobanı
da, türkücü de, herhangi biri de eğer isterse müteahhit sıfatını elde edebilir.
(yukarıda meslekleri tamamen örnek olarak verdim, tüm mesleklere saygım var) Fırsat
eşitliği kavram eşitsizliği platformunda uygulanmamalıdır. İnşaat gibi önemli
ve teknik bir konuda, sektörde ehillerin yer alması gerekiyor. İnsanların can
emniyeti kimlere emanet ediliyor bakılmalıdır. Diğer bir sorun ise; devlete büyük
işler yapan inşaat sanayicileri, vergisini, sigortasını ve diğer mükellefiyetlerini
fazlasıyla devlete ödemesine karşın, biraz önce söylediğim gibi kuralsız iş yapanlara
karşı küçülme sürecine giriyorlar. Diğer haksız rekabet de burada başlıyor. Ekonomi
içindeki kayıtlı/kayıtsız ama devlete yükümlülüklerini yerine getirmeyi sevmeyen
insanlar bizim en büyük sorunumuzdur.
Başkanlığını yaptığınız İNTES Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası’nın
Ankara’daki çalışmaları ve yatırımları neler? Önümüzdeki dönem plan ve projeleriniz
var mı?
Sendikamızın Türkiye’ye hizmet üretmek üzere Ankara’da yaptığı en önemli yatırım
Mesleki Eğitim Merkezi’dir. Türkiye Eğitim Şantiyesi İNTES ve YOL-İŞ tarafından
ortaklaşa kurulmuştur. TES’in temel hedefleri: İnşaat sektöründe çalışan insanların
seviyelerinin ölçülmesi, değerlendirilmesi ve duruma uygun belge/sertifika verilmesi,
Yurtdışında çalışacak işçilerimizin eğitimi ve sertifikalandırılması, önümüzdeki
dönemde İNTES olarak amacımız; ülkemiz inşaat sektöründe çalışacak olanların meslek
standartlarını hazırlamaktır.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olsaydınız Ankara’nın şehirleşme politikasını
nasıl belirlerdiniz, nelere ve hangi yatırımlara öncelik verirdiniz?
İlk önce eski binaları (eski tabirini bağımsız otoriteler ile birlikte belirlemek
kaydıyla) kesinlikle yıkmazdım. Ulus’taki eski yapıları mümkün olduğu kadar açığa
çıkarmaya çalışırdım, şahsiyetsiz yapıları temizledikten sonra, oradaki esnafı,
yeni konumuna ve sosyal yapısına göre şekillendirirdim. Ankara’da cadde ve sokak
isimleri sürekli değişebiliyor, trafik sistemi de sürekli değişebiliyor. Bu konuda
stabilite getirirdim, en doğruyu bulduktan sonra da başka değişiklik yapmazdım.
Mesela işyerimin olduğu (Çankaya) bölgesinde 10-12 sene içinde belki 7-8 kez trafik
düzeni ve yönü değişti. Siz Amerika’da Avrupa’da böyle bir şey görebilir misiniz?
Oralarda 25 sene önce gittiğin adrese bugün aynı şekilde gidiyorsun ve cadde/sokak
ismini de değişmemiş görüyorsun. Fiilen otopark yapmayı kesinlikle zorunlu hale
getirirdim. (Otopark yerine, cezasının ödenmesine izin vermezdim) Binaların dış
cephesine kesinlikle müdahale ederdim.
Hürriyet Ankara
Veli Sarıtoprak