PHILIPS, ekim ayının başında Londra’da düzenlediği 2006 Philips Simplicty Etkinliği
kapsamında, yeni marka konumlandırmasını temsil eden "Sense and Simplicity" (hisset
ve basitleştir) anlayışına uygun konseptlerini sergiledi. Etkinlikte Philips’in
ortaya koyduğu hayatı kolaylaştırmaya yönelik basit ve etkileyici çözümlerin yanında,
daha önceki Simplicity etkinliğinde ortaya koyulan fikirlerin neredeyse ürün olarak
piyasaya sürülmeye hazır hale gelmiş örnekleri de yer aldı.
Simplicity etkinliğinde Philips’in kişisel sağlık ve bakım, yaşam stili
ve teknolojiye dair toplam 15 farklı ürünü 5 ayrı bölümde ele alındı. Sergilenen
ürünlerin genelinde dikkat çeken iki temel özellik, konseptlerin tamamen hayatın
içine kaynaştırılarak basit kullanımlarla ilişkilendirilmiş olması ve uçuk fikirler
olmaktan ziyade, izleyen kişide yakın zamanda üretilebilecek şeyler olduğu hissi
bırakmasıydı. Diğer bir deyimle ortaya koyulan fikirler kimi noktalarda hayal
gücünü alabildiğine zorlayan, bununla birlikte hayatın kendisinden uzak kalmayan
şeylerdi. Philips, etkinlikte sergilediği ürünlerin 3 ila 5 yıl içinde seri üretimine
geçilebileceğini öngörüyor.
Bir dokunuşla ortam değişsin
Etkinlikte yer alan Music Spectrum ve Light Spectrum adlı iki ürün, ortamın
aydınlatmasını ve müziği tercihinize göre ayarlayarak ortam havasının isteğinize
uygun biçimde değişmesine yardımcı oluyorlar. Basit birer çubukla idare edilen
sistem, çubuğun dokunduğunuz yerine bağlı olarak farklı duyguları ve renkleri
öne çıkaracak şekilde müziği ve ışığı ayarlıyor. Sistemde hoparlörle bütünleşik
olan ışık kaynağının seçilen müzik tarzına uygun olarak şekil değiştirmesi ve
abajur aydınlatmalarının istediğiniz cismin rengini taklit edebilmesi son derece
ilginç detaylar.
Suyunuz tam istediğiniz gibi
Philips’in tasarladığı tek bir dokunuşla açılıp kapanabilen bu musluk,
beraberinde karbon filtresi, ultraviyole saflaştırıcı, mineral katkısı ve soğutma
sistemi içeriyor. Böylece içeceğiniz suyun hem temiz, hem sağlığınız için uygun,
hem de yeterince soğuk olmasını sağlayabiliyorsunuz. Özel bir karıştırıcıya sahip
olan sürahiyi çeşmenin önündeki özel bölüme yerleştirdiğinizde, sürahideki karıştırıcı
otomatik olarak devreye giriyor. Böylece meyveli karışımları da kolayca hazırlayabiliyorsunuz.
Sessiz sedasız çalar saat
Wake up light adı verilen ve Fransa’da halihazırda satılmaya başlanan bu
ürün, sabahları sizi ses yerine ışıkla uyandırmayı amaçlayan ilginç bir yaklaşım.
Lamba uyanmak istediğiniz vakitten yarım saat önce yavaşça aydınlanmaya başlıyor
ve uyanacağınız saatte odayı parlak ve doğal bir ışıkla dolduruyor. Philips yetkilileri,
bu şekilde uyanmanın tıpkı doğal güneş ışığında uyanmak gibi kişinin güne daha
zinde başlamasına yardımcı olduğunu söylüyorlar.
Işıkla gelen sağlık
Etkinlikte sunulan gün ışığı ve değişebilir ortam aydınlatması gibi çözümlerin
yanında, ışıkla terapi ve cilt bakımına yönelik ürünler de vardı. Farklı renkteki
ışıkların cilt ve metabolizma üzerinde gösterdiği etkilere dair bilimsel araştırmaları
temel alarak üretilen bu özel cihazlar, cilt bakımı ve ağrının azaltılması gibi
amaçlarla kullanılıyorlar. Ürünler arasında uzak mesafe uçuşlarının neden olduğu
jetlag etkisinden daha çabuk kurtulmayı hedefleyen bir el lambası özellikle dikkat
çekiciydi.
Kendinize iyi bakın
Modern yaşam tarzında kilo kontrolü ve egzersiz gibi unsurların öneminin
giderek arttığına dikkat çeken Philips’in bu konuda iki güzel ürünü var. In Form
adı verilen ilk üründe, boş bir kutuya benzeyen algılayıcının önünde durduğunuzda,
vücut ağırlığınız ve vücudunuzdaki su ve yağ seviyeleri analiz ediliyor. Bu bilgiler
daha sonra aynı zamanda monitöre dönüşebilen bir aynaya aktarılıyor ve sihirli
aynanızdan tavsiyeler alıyorsunuz. In Touch ise, sanal bir antrenör yardımıyla
belli egzersizleri yapmanız için size yardımcı oluyor ve egzersiz sürecini yönetiyor.
Tüm duvarlar oyun alanı
Etkinlikte tüm çocukların bayılacağına emin olduğum Drag & Draw adlı
bir çizim paketi de yer alıyordu. Özel bir ışıklı kova ve flüoresan benzeri parlayan
ışıklı kalemlerden oluşan bu seti herhangi bir duvar kenarına yerleştirdiğinizde,
duvar kalemle yazı yazılabilecek hale geliyor. Üstelik ışıklı kaleminizle dilediğiniz
şeyi duvara yazıp çizdikten sonra, sihirli değnek adlı bir diğer araç yardımıyla
tek dokunuşta çizdiğiniz görüntüyü eğlenceli ve hareketli animasyonlara dönüştürebiliyorsunuz.
Duvarları kirletme derdi olmadan tüm evi bir çizim tahtasına dönüştürebilen bu
ürün, toplantıya katılan çocuk sahibi katılımcılar olarak çenemizi yerden toplamamıza
neden oldu.
Kaynak: Hürriyet