Raylı taşıma sisteminde köklü bir geçmişe sahip olan Türkiye, 'en ucuz ve en
güvenilir' olma özelliğini her geçen gün kaybediyor. Yaşanan tren kazaları, 'demiryolu
sisteminde neler oluyor?' sorusunu gündeme taşırken, soruya en iyi cevabın son
yıllarda uygulanan politikalarda gizli olduğu dikkatlerden kaçmıyor.
Tren kazaları, Türkiye'nin gündemine, 23 Temmuz 2004 tarihinde Pamukova'da meydana
gelen hızlandırılmış tren kazasıyla girmişti. Uzmanların, "Bu tren, bu raylar
üzerinde giderse riskli olur" uyarısına rağmen, hükümetin uygulamaya soktuğu hızlı
tren, 37 kişiye mezar olmuştu. Ulaştırma Bakanlığının ve hükümetin hiçbir siyasi
sorumluluk almadığı bu kazada 81 kişi de yaralanmıştı.
Sorumluluğun tren şefi ve çalışanlara yıkıldığı bu kazanın üzerinden 4 yıl geçtikten
sonra bu kez, g kişinin ölümüyle ülkenin gündemine girdi. 27 Ocak 2008 tarihinde
Denizli'ye gitmekte olan Pamukkale Ekspresi'nin vagonlarının Kütahya yakınlarında
raydan çıkması sonucu 9 kişi hayatını kaybetti, 30 kişi yaralandı. Olayla ilgili
olan 3 TCDD görevlisi tutuklandı ancak onlar da daha sonra kefaletle serbest bırakıldı.
2008 yılının Ocak ayının başında 9 kişinin ölümüyle başlayan kazalara her geçen
gün yenileri eklenerek devam etti. Aydın'ın İncirliova ilçesinde, Söke-Nazilli
seferini yapan yolcu treninin arka vagonu raydan çıkarak, yaklaşık 50 metre sürüklendi.
Ölen ya da yaralanan olmayan kazada, görgü tanıkları vagonun sürüklenirken devrilmediğini,
yolcuların bu nedenle kazadan yara almadan kurtulduğu belirtildi.
Hemzemin geçitlerde güvenlik yok
Yaşanan kazalar genellikle 'trenin raydan çıkması' sonucu meydana gelirken, bazen
de hemzemin geçitte yeterli önlem alınmaması faciaya davetiye çıkartabiliyor.
Geçtiğimiz aylarda İskenderun'da meydana gelen kaza bu duruma örnek teşkil ediyor.
İskenderun'dan Malatya'ya giden bir yük treni, hemzemin geçitte karşıdan karşıya
geçmek isteyen Şehmuz Cücü'nün kullandığı otomobile çarpmıştı. Çarpmanın etkisiyle
bir süre raylarda sürüklenen araç, parçalara ayrılmıştı. Ağır yaralanan sürücü
Şehmuz Cücü kaldırıldığı Hastane'de yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.
Türkiye'de demiryolu işletmeciliğinde her yıl en az 500 km yolun bakım ve onarım
çalışmasının yapılması gerekirken, uzun zamandır yapılmayan bu çalışmalar kazalara
gerekçe olmaya devam ediyor. Ankara-İstanbul arasını hızlı trenle bağlayacağını,
bunun da asrın projesi olduğunu açıklayan AKP iktidarı ve TCDD Yönetimi 10 bin
km'lik demiryolu şebekesini kendi kaderine terk etmiş durumda...Yıllardır bu yolların
güvenlikli bir trafik için gerekli olan yol yenilemesi bakım ve onarımı yapılamamakta...
AKP hükümetinin 'demiryolları' konusundaki tavrı her geçen gün daha da netlik
kazanırken, şu durumda yaşanan ölümlere yenilerinin ekleneceğini bilmek için 'kâhin'
olmak gerekmiyor. Öyle ki, yaklaşık 150 yıllık olan tren rayları bakımsızlık yüzünden
tehlike sinyalleri vermeye devam ediyor. Yaşanan kazalara ilişkin birçok kez uyarıda
bulunmasına rağmen AKP hükümeti tarafından dikkate alınmayan Birleşik Taşımacılık
Çalışanları Sendikası (BTS), yenileme ve onarım çalışmaları yapılmaması halinde
daha önümüzdeki günlerde daha büyük kazaların kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.
AKP ile birlikte kazalarda artış var
Türkiye'nin raylı taşıma sistemi ve aksaklıkları konusunda bilgi veren, BTS Alsancak
Garı İşyeri Temsilcisi Bülent Çuhadar, son dönemlerde demiryollarında yaşanan
ölümlü kazalarda yaşanan artışa dikkat çekerek, "Bu kazalar özellikle 2002 yılında
AKP'nin iktidara gelmesiyle arttı. İşbilmez kişilerin demiryollarında çeşitli
kademelere atanmasıyla da kazalar kaçınılmaz oldu. Yanan kazaların AKP dönemine
denk gelmesinin 'tesadüfle açıklanır bir yanı yoktur" dedi. AKP hükümetinin, 'demiryollarını
yeniliyoruz' şeklindeki açıklamalarını eleştiren Çuhadar, "Bu hükümetin demiryolları
konusunda söylediği tek bir doğru vardır; o da hiç olmadığı kadar demiryollarına
para aktarıldığıdır. Ancak, aktarılan para nasıl kullanılıyor? Tartışma konusu
olan da budur. Yani, para aktarılıyor ama bu para 'hızlı tren ve badana-boya'
işlerine harcanıyor. Hiçbir ray sisteminde yenileme ve bakım yapılmıyor" diye
konuştu.
Personel yarıya indirildi
2002-2008 yılları arasında demiryollarında çalışan personelin yarı yarıya düşürüldüğünü
vurgulayan Çuhadar, mevcut kadronun gereğinden fazla iş yüküne maruz bıraklıdığını
ifade etti. Demiryolu tarihinin 'kanlı bir tarih' olduğuna dikkat çekti.
Suçlanan makinist: Sistem aklanıyor
30 yıldır makinistlik yaptıktan sonra Aydın'da meydana gelen tren kazasından
sonra 'görevinden el çektirilen' Mevlüt Eski, AKP'nin demiryolları konusundaki
politikasını eleştirerek, "Ben yıllardır bu işi yapıyorum ve bugün kadar hiçbir
kaza yaşamadım. Son yıllarda yolların son derece tehlikeli olduğunu görüyorduk.
Biz bu işi 'kelle koltukta' yapıyoruz" dedi.
* * *
İzmir-Denizli treni seferden kaldırıldı
Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) Sendikası İzmir Şubesi Başkanı
Kemal Akkaş, TCDD'nin İzmir-Denizli hattında çalışan 12 treni seferden kaldırdığını
söyledi. Akkaş, TCDD yönetiminin, demiryolu hatlarını kaderine terk ettiğini,
hatların bakım ve onarımının yapılmadığını öne sürdü. BTS Şube Başkanı Akkaş şöyle
konuştu: "TCDD yönetimin görevi trenleri seferden kaldırmak değil, bakım ve onarımını
zamanında yaparak güvenli ulaşımı sağlamaktır. Bu uygulama bile bizim yıllardır
söylediğimiz yanlış uygulamaların bir teyididir. Bugüne kadar, çalışanların, bilim
insanlarının uyarılarına kulak tıkayarak onlarca vatandaşımızın ve demiryolu çalışanının
hayatını kaybetmesine, yüzlercesinin sakat kalmasına neden olan TCDD yönetimini
kamuoyunu yanıltmaya son vermeye, kaynakları siyasi şov adına kullanmayıp seyrüsefer
güvenliğine harcamaya, atama ve yükselmelerde ehliyetsiz ve iş bilmez yandaşlık
uygulamalarından, TCDD nin talan ve tasfiyesinden vazgeçmeye çağırıyoruz" diye
konuştu.
BirGün Gazetesi