İstanbul İl Kültür Müdürü Doç. Dr. Ahmet Emre Bilgili’nin önceki gün Zaman’da
dile getirdiği, “Mimarlık, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlansın” önerisine
mimarlardan destek geldi.
Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç da konunun kendi bakanlığını ilgilendirdiğini
belirterek, mimarlığın aşamalı olarak Kültür Bakanlığı’na bağlanabileceğini söyledi.
Ahmet Emre Bilgili, 2 Ağustos Salı günü Yorum sayfasında yayınlanan “Mimarlık,
hangi bakanlığı doğrudan ilgilendiriyor?” başlıklı yazısında, mimarlığın kültürel
bir sorun olduğunu vurgulayarak, konunun doğrudan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı
ilgilendirdiğini savunmuştu. Mimarlığı sosyolojik açıdan değerlendiren ve inşaat
mühendisi ile mimar arasındaki farkı ayırt etmekten yoksun oluşumuza dikkat çeken
Bilgili, yazısında, “Mimarlık mesleği, kültür, sanat, estetik ve şehir boyutuyla
mevcut bakanlıklar içerisinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kapsamı içerisinde
görünmektedir. Fakat bildiğimiz kadarıyla tarihi yapıtların restorasyonu ile ilgili
çalışan mimarların dışındakilerle bakanlık ilgilenmemektedir.” demişti.
Mimarlar Odası Genel Başkanı Oktay Ekinci, mimarlığın sanatsal özünün unutulmasından
duyduğu endişeleri dile getirerek, Doç. Dr. Ahmet Emre Bilgili’nin önerisine katıldığını
söyledi. Ekinci, mimarlık için Kültür Bakanlığı bünyesinde bir birim kurulmasını
öneriyor: “Türkiye, mimarlığın sanatsal özüne ve sorumluluğuna bağlılığı yeniden
inşa etmezse bütün kentleri kimliksiz kentlere dönüşecek. Kültür Bakanlığı bünyesinde
bir birim kurulmasını çok isterim. Tarihsel mimarlık için genel müdürlük var.
Çağdaş mimarlık için de özel olarak örgütlenilmeli, mimarlar odasıyla işbirliği
yapılmalı.”
Ünlü mimar Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp ise mimarinin mühendislik içine sıkıştırılmasından
şikayetçi. “Mimarlık ve şehircilik bir ülkenin ulaştığı kültür ve medeniyetin
seviyesini ifade eder. Dünyanın birçok ülkesi mimariyi bir kültür sanat olayı
olarak görüyor.” diyen Alp, mimarinin ülkenin kültür ve medeniyete olan katkısının
geç olmadan fark edilmesini diliyor. Uluslararası Mimarlar Birliği (UİA) Kongresi
Genel Sekreteri ve Mimarlar Odası Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Söyler de “Malezya’nın
bile bir mimarlık politikası var, Türkiye’de yazılı bir politika yok.” diyor ve
konuya Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sahip çıkmasından duyacağı mutluluğu dile
getiriyor. Mimar Salih Zeki Pekin ise mimarlığın dünyanın birçok ülkesinde Kültür
Bakanlığı’na bağlı olduğunu belirterek, “Devletin mimarlığa bakışı net değil.
Hala inşaatçı olarak değerlendiriliyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın işlevsel
olarak himayesine girmek çok sevindirici olur.” diyor. Mimar Mehmet Konuralp’in
değerlendirmesi ise şöyle: “Mimarlık, ticari bir meslek değil, incelikleri var.
Senelerdir bir enstitü kurulsun diye uğraşıyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na
bağlı olması da çözüm değil, bakanlığın altında siyasi kuruluşlar var. Siyasi
iktidarın söz sahibi olduğu kurumlara bağlı olunca iktidar değiştikçe uygulamalar
da değişebiliyor. Tamamen bağımsız, doğrudan anayasal bir kurum olmalı.” Konuralp’in
endişelerini mimar ve şair Cengiz Bektaş da paylaşıyor, “Mimarlık serbest bir
meslektir, devletin herhangi bir kurumuna bağlanması doğru olmaz.” diyen Bektaş,
Kültür Bakanlığı’na bağlanması halinde bakanlığın mimarlığa bir ön yol çizmesinin
gündeme geleceğini, bunun da bir tektipleşmeye yol açacağını söylüyor.
Kültür Bakanı Atilla Koç: Mimarlık, bakanlığımızı ilgilendirir
“Mimarlık, kültür ve sanatla ilgili bir konu. Çünkü mimarlığın içinde yaratıcılık
var. Yaratıcılığın olduğu yerde de sanat vardır. Ama mimarlık bir taraftan da
mühendislik işidir ve bu nedenle de bayındırlığı ilgilendirir. Konunun bu iki
ayağını da göz önünde bulundurarak mimarlık işini bir bakanlığa bağlamak gerekir
ve bunun için en uygun bakanlık Kültür ve Turizm’dir. Kültür ve Tabiat Varlıkları
Genel Müdürlüğü’ne bağlı mimarlıkla ilgili bir daire başkanlığı oluşturulabilir.
Biz bu sene bir ilke imza atarak, resim, müzik, tiyatro, sinema dallarında yılın
projesini seçeceğiz. Yine ilk kez bu alanlara mimarlığı da dahil ettik.
Oktay Ekinci: Mimarlık bir kültür ve sanat faaliyetidir
Mimarlık her şeyden önce bir kültür ve sanat faaliyetidir. Ne yazık ki konu böyle
kavranmıyor, mimarlığın sadece inşaat yapmak için belediyenin onaylayacağı projelerin
teknik hizmeti olduğu sanılıyor. Bunun nedeni ise 1950’lerden sonraki arsa spekülasyonuna
bağlı mimar politikalarında mimarlığın sanatsal özünün unutulması. Dünyanın birçok
ülkesinde mimarlık kültür bakanlıklarına bağlıdır. Fakat Türkiye’de hükümetle
ilişki Bayındırlık Bakanlığı ile kuruluyor. Biz Mimarlar Odası olarak son 4-5
yıldır, Kültür Bakanlığı ile birlikte mimarlık politikası belirlemek için çaba
gösteriyoruz.
Zaman