Komşu ülkelerde de tarihi çevre koruma sorunları, politik içeriklerinin ağırlığı
ile birlikte, gündemi işgal ediyor. Dar al hayat 'da Hikmat Shatta, Şam kentinde,
evlerin restoranlara dönüşmesini eleştiriyor. Şam'ın tarihi konut dokusunda, sokakların
yarı özel mekanlar olduğunu vurgulayan Shatta, bu evlere kamusal işlevler kazandırılmasının
konut bölgelerinin karakterine zarar vereceğini söylüyor. Geleneksel konut bahçeleri
geleneğinin de darbe aldığını söyleyen Shatta, bu yapılaşmanın, bir kanser gibi
tüm şehre yayılıp, şehri çürüteceğini düşünüyor. Shatta, Şam'ın sosyalist bırakılmışlığının
ve durgunluğunun şimdiye kadar şehri koruduğunu vurgularken, açıklığın ve ekonomik
hareketliliğin bir zamanlar hayat dolu olan bu şehrin sonunun başlangıcını hazırladığını
düşünüyor.
İsrail gazetesi Haaretz'de ise, Esther Zandberg, 1998'de Ağa Han Ödülü kazanan,
El-Halil(Hebron) Şehri restorasyon projesinin akıbetini tartışıyor. Zandberg,
kentin 1998'deki yenilenmiş halinden bugüne gelişini, Ekim 2000'de Filistin halkının
direnişi ile birlikte, şiddet olaylarının başlaması ile açıklıyor. Sonrasında,
Zandberg, Ağustos 2005'deki ziyaretindeki izlenimlerini aktarıyor. Zandberg, El-Halil(Hebron)
şehrini, Filistinliler'den tamamen temizlenmiş; binalarını ise, İsrail güvenlik
güçleri ve Yahudi yerleşimcilerin ortak vandallıkları sonucu, taş yığını haline
gelmiş olarak buluyor. Şehri, taş yığını adacıkları, çöp yığınları, beton duvarlar,
kontrol noktaları, askeri noktalar ve kamuflaj ağı ile tanımlıyor. Zandberg, yazısını,
Ağa Han ödülü taraflarına,El Halil'i bu durumdan kurtarmak için çaba gösterme
çağrısı ile bitiriyor.