Üye Girişi
Kullanıcı Adı 
Parola
Üye Ol Şifremi Unuttum
| inşaat sektörü inşaat ihaleleri inşaat malzemeleri inşaat haberleri Dekorasyon fuar seminer tüm hepsi inşaat dergisinde  | Sizde İnşaat Dergisine Reklam vererek firmanızı tüm Dünyaya tanıtabilir, Ürünlerinizi satabilirsiniz.  |
        
      Beyaz Eşya (184)
      Tekstil (162)
      Güvenlik Sistemleri (57)
      Havuz (45)
      Faydalı Bilgi (183)
      Yapı Malzemeleri (258)
      Kapı Otomatik Kapı (89)
      Duyuru (1920)
      Plastik Alüminyum (66)
      İhale (4937)
      Kampanyalar (46)
      Mekan (272)
      Vitrifiye (383)
      Fuar Seminer (672)
      Mutfak (193)
      Cephe (124)
      İzolasyon Yalıtım (127)
      Konut (1019)
      Bizden Haberler (37)
      Önemli Bilgiler (237)
      Bahçe (312)
      Elektronik (439)
      Mimari (502)
      Zemin (183)
      Züccaciye (230)
      İnşaat (2370)
      Çevre Düzenleme (398)
      Perde (100)
      Mobilya (451)
      Aksesuar (143)
      Aydınlatma (347)
      Dekorasyon (731)
Haber Ara
 
İnşaat Dergisi
Sizde Reklam Verin
Sizde Reklam Verin


Kurt Granit & Çimstone
Kurt Granit & Çimstone


İnşaat İhaleleri Burada
İnşaat İhaleleri Burada


İnşaat Sektörünün Kalbi
İnşaat Sektörünün Kalbi


İnşaat Sektörünün Kalbi
İnşaat Sektörünün Kalbi

Bu Alana Reklam
Verin!

 


web tracker

sitemap-1
sitemap-2
sitemap-3

 Çevre Düzenleme > 03-10-2002 Sanat Sokağa Çıkınca
yazıyı 12 punto yap yazıyı 14 punto yap yazıyı 16 punto yap yazıyı 18 punto yap
    
Nişantaşı sokaklarına serpiştirilmiş sanat yapıtlarına insanın kayıtsız kalması zor. Ama kamusal sanat, kentin belli yerlerine dikilen anıtlar gibi dayatma içermez.
İstanbul'da Nişantaşı/Teşvikiye semtine uğrayanları şu günlerde hoş şeyler bekliyor. İnsanlar sokaklarda, vitrinlerde ansızın sanat yapıtlarıyla karşılaşıyor. Bu, Fulya Erdemci'nin girişimciliğini ve seçiciliğini yaptığı bir sergi aslında. Semte bir heyecan, ruh, kıpırtı gelmiş durumda.
Bir açıdan bakılırsa kamusal sanat (public art) denilen anlayışla/akımla ilgili bir oluşum bu sergi. Çeşitli sanatçılar 'kamu', halk, toplum, kentliler, mahalle sakinleri için sanat yapıyor. Köşe başında karşıya geçmek için bekleyen penguenler, bir başka köşede ayağa kalkmış bir kol saati, dörtlü bir yol ağzında boyanmış yaya geçitleri, kırmızı giymiş ağaçlar var ortada. İşin ilginç yanını sanatçılardan ve yapıtlardan çok insanlar oluşturuyor. Çünkü, biraz da kendi iradelerinin dışında, davetsiz ama görmeye zorunlu oldukları bir sergiyi izliyorlar. Gözlerini kapatarak geçemeyeceklerine göre bu sergide yer alan kimi yapıtlar onlarda yaşamayı sürdürecek.
Kamusal sanat, yaklaşık son 30 yıldır yaygın olarak kullanılan bir sanatsal üretim alanı. Özellikle 1970'li yıllarda belli bir yaygınlık kazanmıştı. Bunu anlamak çok kolay. Çünkü, 1970'ler dünyanın her yerinde siyasal bilincin, tavrın, atılımın, etkinliğin doruğa çıktığı bir dönemdi.
Sadece bu bile kamusal sanatın anlamını ve mantığını kabaca açıklamaya yetiyor. Bu, toplum, kitle için yapılan bir çalışma. Dolayısıyla ardında iki somut düşünce yatıyor. İlki, oldukça 'modernist' bir tavır. Kitlenin, toplumun estetikle, sanatla karşılaştırılması, buluşturulması gerektiğini düşünenler bu işe kalkışıyor. İkincisi, daha nötr bir anlayış. Ona göre de sanat yapıtı, izleyiciye sunulması gereken bir şeydir. Sanat yapıtının varlığı bir izleyici kitlesinin onu 'tüketmesine' muhtaçtır görüşü gene bu tavrı alttan alta besliyor. Bütün bunların temelinde de başka bir anlayış yatıyor: Kitleyle estetiğin ilişkisi. Kimilerine göre bu mutlaka olması gereken bir şeydir. Kitlenin bir bilinçsiz kalabalıktan çıkıp nitelik kazanması için estetikle bütünleşmesi zorunludur. İş, bunun nasıl, hangi yöntemle yapılacağındadır.

Totaliter rejim yaklaşımı
Daha önceki dönemlerin klasik yaklaşımı kitlenin daha yukarıda, birileri tarafından kararlaştırılmış bir 'estetik doğru' çevresinde dönüştürülmesini öngörmüştür. Totaliter rejimlerin genel yaklaşımı her zaman budur. Belli bir kararın sanat/çı aracılığıyla kitleye indirilmesini öngören bu yaklaşım estetiğe dönük eğitimi de aynı mantıkla hazırlar. Bu da genellikle klasik estetiği içerir.
O arada daha da kötü örnekler halkın anlayacağı, halk kökünden gelmiş bir sanatı geliştirmeye çalışır. Sovyetler Birliği'nde devrim sonrasında ortaya çıkmış bu kaba (Mark-sist) yaklaşım Stalin döneminde büsbütün hayret verici bir düzeye erişmiştir. 'Toplumcu gerçekçilik' denilen modelin yanlış uygulamaları bu anlamsız tavrı gidebileceği en son noktaya taşımıştır. Jdanov döneminde sanatçıların neyi nasıl yapacağı reçetelere bağlanmıştır.
Kamusal sanat bu anlayışın elbette dışında kalır. Orada amaç halkla, kitleyle, toplumla daha demokratik bir ilişki kurmaktır. Her şeyden önce sanatın nasıl üretilmesi gerektiğini söyleyen bir buyruk yoktur ortada.
İkincisi, sanatı, sanatçıyı bekleyen hazır bir kitle de söz konusu değildir. Her şey sanatçının kafasında biçimlenir. Onun kararına bağlıdır. Yapılan iş bir anlamda sanatın varlıkbilimiyle ilgilidir. O da şu anlama gelir. Bir sanatçı yapıtını oluştururken onun nasıl, hangi ortamda, hangi koşullarda anlamını en iyi vereceğinin hesabını da yapar. Bu sadece yapıtın içinde bulunduğu ortamla ilgili değil, onun boyutlarıyla bile ilgili bir şeydir. Bir yapıtın daha küçük ya da büyük olması anlamını değiştirecektir. Aynı yaklaşımla hareket eden sanatçı bir yapıtın da orada, kamusal bir ortamda bir alanda, bir meydanda, bir sokak içinde, bir vitrinde en olgun düzeyde biçimleneceğini öngörür. Kamusal sanatın ilk aşaması budur.
İkincisi, kamusal sanat bir tepkiyi, bir sorgulamayı veya bir cevabı içerir. Sanatçı, bireysel, artistik, toplumsal sorumluluğu etrafında o tepkisini ortaya koyar. Bu bir paylaşma, bir katılım, bir etkileşim ve iletişim sürecidir. Bu nedenledir ki, iktidarların meydanlara taşıdığı sanattan çok farklı olarak, meydanlarda ortaya çıkmış yapıtlar karşısında iktidarlar çoğu kez ürker. Onlara tepki gösterir. 1990'larda, New York'ta Federal Plaza'da ortalık yerde duran, aslında kamusal sanatla da ilgisi olmayan, minimalist sanatçı Richard Serra'nın yapıtı şu veya bu nedenle yetkililer tarafından ortadan kaldırılmak istendiğinde ve kaldırıldığında bu tartışma gene açılmıştı. Kim, hangi yetkiyle yapıtları meydanlara koyabilir, kim onları kaldırabilirdi?
Üçüncüsü, bugünün yapıtı çevresiyle birlikte var olan bir yapıt. Bu anlayış sanatçının yapıtını çok dilli, çok boyutlu üretmesine yol açıyor. Sanat yapıtı bir yerleştirmeyle (enstalasyon), bir müdahaleyle (intervention), kısacası mekanla daha önceki dönemlerden oldukça farklı bir ilişki kuruyor. Kamusal sanat da yapıtın bu anlam boyutunu bütünlüyor. Nihayet, kamusal sanat, sonuna kadar, sonsuza kadar 'orada' duracak bir nesne değil. Bir süre sonra eskiyecek, aşınacak ve yitip gidecek. Kamusal sanat, bir dayatma içermiyor. Bir öngörüye dayanmıyor. Bu, onu yönetimlerin kentsel alana kimseye sormadan dikilen havuzlardan, anıtlardan, heykellerden ayırıyor.
Kamusal sanatın bu niteliğini anlamak isteyenler zaman yitirmeden Teşvikiye'ye gider, Nazım Hikmet havuzu, Abdi İpekçi heykeli (ki bir sanatçının elinden çıkmıştır), Hüsrev Gerede anıtıyla sağa sola serpiştirilmiş, iyi kötü hepsi kendi macerasını yaşayan yapıtları karşılaştırır.



 Radikal
 
Haberin Okunma Sayısı : 84
Bu Haberi; Kaydet   Yazdır   Yolla  
 Rastgele 10 Haber
  • Bosch ile dünyada bir ilk
  • İstanbul Büyükşehir, Irak’ın İnşasında Pay Almak İçin Kolları Sıvadı
  • Orka 2006 koleksiyonu
  • İstanbul Tarihi Dokusuna Kavuşacak
  • Bilgi'de Bu Hafta...
  • Kanalizasyon Ve Kısmi Yağmur Suyu İnşaatı İşi
  • Mükemmel ses ve görüntü
  • Dolmabahçe -Bomonti Tüneli'nde Işık Göründü
  • Bursa-orhaneli Sait Yılmaz İlköğretim Okulu İnşaatı ihalesi
  • Kuleler'in Çeliği Savaş Gemisi Olacak
  • Sitemizde kayıtlı 17218 adet haber, 2249 adet kategori bulunmaktadır.
    Başa Dön Başa Dön

    | Beyaz Eşya | Tekstil | Güvenlik Sistemleri | Havuz | Faydalı Bilgi | Yapı Malzemeleri | Kapı Otomatik Kapı |
    | Duyuru | Plastik Alüminyum | İhale | Kampanyalar | Mekan | Vitrifiye | Fuar Seminer |
    | Mutfak | Cephe | İzolasyon Yalıtım | Konut | Bizden Haberler | Önemli Bilgiler | Bahçe |
    | Elektronik | Mimari | Zemin | Züccaciye | İnşaat | Çevre Düzenleme | Perde |
    | Mobilya | Aksesuar | Aydınlatma | Dekorasyon |


     Google