Burası görkemli ve modern züccaciye mağazalarına benzemiyor. Bire bir aynıları
saraylarda sergilenen ve her biri ayrı bir sanat eseri olan ürünlerini, özel ışıklandırılmış
kadife kaplı raflarda sergilemiyorlar.
Klasik müzik eşliğinde müze gezermiş edasıyla da alışveriş yapmıyorsunuz.
Gösterişli ve alengirli saray porselenleri oldukça mütevazı bir “dükkanda” satılıyor.
Burası İstanbul’un trafiği, büyük camlı binaları, telaşlı kalabalığı ortasında,
keşfedilmemiş, ulu çınarların gölgesinde ve patikadan bozma yollarında ilerlerken
tarihin derinliklerine ve doğal güzelliklere gidiyormuş hissine kaptıran Yıldız
Parkı içindeki Yıldız Porselen Fabrikası’nın satış mağazası. Daha doğrusu müze-fabrikanın
satış yeri. Çırağan’ın sırtına dayanan Yıldız Parkı içindeki bu fabrika II. Abdülhamid
tarafından 1890 yılında “Çini Fabrika-i Hümayunu” adıyla kurulmuş. Yıldız Sarayı
dış bahçesine kurulan fabrikada üretilen porselenler şimdi Dolmabahçe Sarayı başta
olmak üzere Milli Saraylar’da sergileniyor. Dünyadaki önemli koleksiyonlarda da
Yıldız Sarayı Çini Fabrikası’nda üretilmiş porselenler yer alıyor.
Sarayların prestij teknolojisi olarak bilinir porselen sanatı. Saray porseleni
ile serbest piyasa porselenleri bu sebeple birbirinden farklı oluyor. Her sarayın
kendine has porselenleri vardır. Hakim olduğu kültürün bütün güzelliklerini ve
inceliklerini yansıtan. Osmanlı sarayının ve hakim olduğu toprakların kültürel
zenginliklerini yansıtan porselenleri de bu fabrikada üretilmişti ve üretilmeye
devam ediyor.
Çeşitli dönemlerde kapanan, bir dönemde Sümerbank tarafından işletilen fabrika
1995 yılında TBMM’ye Milli Saraylar Daire Başkanlığı’na bağlandı. Şimdi müze-fabrika
olarak hizmet veriyor. 40 el sanatçısının çalıştığı fabrikada saraydaki porselenlerin
bire bir aynıları başta olmak üzere kültürel öğeleri yansıtan orijinal ürünler
yapılıyor.
İsteyen herkes bu fabrika-müzeyi ziyaret edebiliyor. Porselenin üretiminden
işlenmesine kadar her türlü aşamasını yerinde görebiliyor. Zaten fabrikanın çok
sıcak ve yaptıkları iş hakkında bilgi vermekten zevk duyan bir ekibi var.
TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın isteğiyle artık devlet kurumları hediyelerini
Yıldız Porselen Fabrikası’nda üretilen ürünler arasından seçiyor. Fabrikanın müdürü
Yekta Korca ise her biri sanat eseri değerinde olan ürünlerini tanıtmak, daha
işlevsel ürünler ortaya çıkartmak için birçok proje üretmiş. Sipariş üzeri kişiye
özel ürünler üretmenin yanı sıra bütün Osmanlı saraylarında yer alan ve fabrikanın
yıllar önce ürettiği porselenlerin bire bir aynısını yapıyorlar.
Şimdi de her şehrin ve bölgenin simgesini porselenle birleştirmek ve o şehir
için saray kalitesinde bir hatıra ürünü ortaya çıkarmak için çalışıyorlar. Bunun
için il yönetimleriyle irtibata geçmişler. Zaten sadece devlet kurumları değil
şahıslar ve şirketler de konuklarına özel hediyeler göndermek istediklerinde Yıldız
PorseŞlen Fabrikası’nın ürünlerini tercih ediyor. Pazar da dahil her gün açık
olan Yıldız Porselen Fabrikası’nın Beşiktaş sahilde de bir fabrika satış mağazası
daha var. Saray porselenlerinin Anadolu’da da müzelerde ve belediyelerin göterdiği
yerlerde satışı yapılacak.
Fabrikanın şekli silaha benziyor
Yıldız Sarayı’nın bahçesinde Boğaz manzaralı bir tepenin düzlüğüne kurulan
fabrikanın üstten görünüşü bir silaha benziyor. Yıldız Porselen Fabrikası’nın
Müdürü Yekta Korca, bunun sebebi hakkındaki şu rivayeti anlatıyor: “II. Abdülhamid,
Porselen Fabrikası’nı kurması için çağırdığı Fransız elçisi ile fabrika hakkında
konuşurken belindeki silahını çıkartıp masanın üzerine koymuş. Bu davranışından
dolayı elçi, padişahın fabrikayı silah şeklinde yapmasını istediğini düşünmüş
ve fabrikanın yukarıdan görünüşü bir silaha benziyor. Fabrikanın giriş kapılarından
birisi de tetiği gibi gözüküyor.” Silahın namlusu ise Topkapı Sarayı’na doğru.
Saraylı tasarımcı
18 yıldır Yıldız Porselen Fabrikası’nda porselen ürünlerin süslemesinde
çalışan sağır ve dilsiz Cem Acar buranın en iyi sanatçısı. Fabrikayı ziyarete
gittiğimizde de dünyaca ünlü ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ tablosunu porselen tabağa
çiziyordu.
En çok Fatih’li fincan satılıyor
Bir tarafında arması bir tarafında da padişahın resmi olan sultan fincanları
en çok satılanların başında geliyor. Padişah fincanları içinde ise en çok Fatih
Sultan Mehmet ve Abdülhamid tercih ediliyor.
Sarayda ne, ne kadar?
# Osmanlı ile özdeşleşen ve daha önce de saray için Yıldız Porselen Fabrikası’nda
üretilen karpuz şekerliklerin işçiliğine göre fiyatları 27 YTL ile 100 YTL arasında
değişiyor.
# Osmanlı saraylarının bilinen objelerinden birisi olan balık tabağın fiyatı
18 YTL.
# Altın varaklı, el yapımı ve aynısı Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Osmanlı’ya
has ikili fincan takımlarının Yıldız Porselen Fabrikası satış mağazalarındaki
fiyatı 50 YTL.
# Dolmabahçe’de de aynısı bulunan aşure takımının fiyatı 667 YTL
# Çapı bir metre olan langer’lerin işçiliğine göre fiyatı değişiyor. Ama 2 bin
YTL’den başlıyor.
# Saray yemek takımlarının bire bir aynısı Yıldız Porselen Fabrikası armasıyla
üretilmeye devam ediyor. Fiyatları ise 600 YTL’den başlıyor.
Kaynak: Zaman