Türkiye’ye ilk asansörü getiren firma Schindler. Dolmabahçe Sarayı’ndaki Atatürk
asansörünü yapan firma da... Hatta GAP Atatürk Hidroelektrik Santralı, İstanbul
Mesa Konutları, Ankara Hilton, Carousel Alışveriş Merkezi, Ankara Metrosu, Dalaman
Havaalanı’nın asansörleri ve yürüyen merdivenleri de Schindler imzalı. Her ne
kadar şık ve sade tasarımlarıyla göz doldursa da Türkiye’nin büyük projelerinde
yer alan bu köklü firmanın olmazsa olmaz kuralı, güvenlik.
20. Uluslararası Yapı 2007 Ankara Fuarı’na katılan ve Geleneksel Amacına En Uygun
Tasarlanmış İkinci Stand Ödülü’nün sahibi olan Schindler Türkeli Anadolu Satış
Müdürü Oya Coşgun ile 22 Temmuz seçiminin sektör üzerindeki etkilerini, Schindler’in
güvenlik ve tasarım anlayışı üzerine konuştuk.
Yapı 2007 İstanbul Fuarı’ndan bu yana geçen dört aylık zaman diliminde sektörde
ne gibi değişiklikler oldu?
Bu dört aylık zaman dilimi içinde büyük bir seçim yaşadık. Sene başından beri
seçim sürecine odaklanmıştık zaten ve seçimin sektörü ve bizi nasıl etkileyeceğini
öngörmeye çalışmıştık. Seçime iki ay kala müşterilerimiz kendilerini geri çekmeye
başladılar. Fakat seçim sonrasında her şey kaldığı yerden devam etti sektör açısından.
Bu istikrarı da gösteriyor aslında ve bu hareketliliğin de devamı gelecek gibi
görünüyor.
Özellikle iki yıl önce inşaat sektörünün gelişmesine paralel olarak gelişen sektörde,
seçimden sonra da hem işin teknik aşamalarında hem de müşteri geri bildirimlerinde
yoğunluk yaşanıyor. Bu şekilde devam eder diye umut ediyoruz.
Sektöre dair umutlusunuz anladığım kadarıyla, kısa vadedeki hedefleriniz nedir
peki?
Shindler Türkiye olarak, henüz eylül ayında olmamıza rağmen 2007 hedeflerimize
ulaştık. Bunlar önemli hedeflerdi. Fakat bunlar tamamen sektörün büyümesiyle doğru
orantılı. Gelecek sene için de rakam vermeyeyim ama, gerek ürünlerimizin inşaat
sektörüne hitap etmesinden gerekse sektörün gelişiminin olumlu olmasından dolayı
avantajlı olacağımızı düşünüyorum.
Özellikle tüm ürünlerin “aynılaştığı” son dönemde Shindler’in tasarım anlayışı
nasıl şekilleniyor?
İsviçre kökenli bir firma olduğumuz için İsviçre’deki merkezimizde bu konuyla
ilgili mimarlar çalışıyor. Tasarımda ve iç dizaynda bizim için sadelik ve şıklık
çok önemli. En nihayetinde asansör bir araç ve çok cafcaflı olmamalı bence....
Globalleşmenin etkisiyle ürünler standartlaşıyor. Dolayısıyla tasarımda da bir
standarda doğru gidiliyor aslında. Biz İsviçre firmasıyız. Bu konuda yurtdışındaki
mimarlarımız çalışıyor. Sektörün dışındaki bir insan asansöre bindiğinde tasarımıyla
birlikte iç dizaynına bakar. Geri kalan teknik aksamları düşünmezler. Bildiğimiz
gibi bir kaldıraç sistemidir asansör. Fakat tasarımdan ziyade güvenlik ön plana
çıkıyor. Emniyet sistemlerinin çok iyi olması gerekiyor.
Sanırım asansör denildiği zaman akla ilk gelmesi gereken kavram güvenlik, değil
mi?
Evet, Shindler’ için güvenlik ilk sırada gelir. Bu konuda çalışanlarımızdan taşeronlarımıza
kadar herkese sürekli bilgi veriyoruz. Çünkü asansör bir binanın can damarıdır
ve can taşır.
Bu konu da toplumun da yeteri kadar bilinçli olduğu söylenemez. Örneğin Ankara’da
Çankaya Belediyesi’nin güzel bir uygulaması vardı. Çankaya Belediyesi, Makine
Mühendisleri Odası, Elektrik Mühendisleri Odası ve bakımcı firma her yıl asansörleri
kontrol eder ve ne durumda olduklarını tespit ederdi. Asansörün durumuna göre,
asansöre kırmızı sarı ya da yeşil etiket yapıştırılırdı. Kırmızı etiketle birlikte
tabi “Asansöre binmek tehlikelidir” yazısı....
Bu tip çalışmalar tüketicinin de bilinçlenmesine katkıda bulunuyor. Böyle uygulamaların
tüm Türkiye’ye yayılmasında fayda olduğunu düşünüyorum.
Geçtiğimiz yıl büyük bir alışveriş merkezinde ölümle neticelenen iki kaza, yürüyen
merdivenlerin güvenliğini konusunu tartışmalara taşıdı...
Evet, korkunçtu ikisi de. Dikkatsizlik, tedbirsizlik ve ‘bana bir şey olmaz’
düşüncesi bu tip kazalara neden oluyor.
Yürüyen merdivenler tehlikeli araçlar değillermiş gibi görünmelerine rağmen eğer
küçük detaylara dikkat edilmezse tehlikeli araçlar haline geliyorlar. Örneğin
merdivenin giriş kısmında bulunan plaketlerin üzerindeki “Küçük çocukların elinden
tutun” ya da “Market arabasıyla yürüyen merdivenlere binmeyin” anlamındaki uyarı
işaretlerine dikkat etmek gerek. Bunlar kullanıcıların dikkat etmesi gereken kurallar.
Bir de asansör firmasının ve müteahhit firmanın dikkat etmesi gereken kurallar
var. Yürüyen merdivende ‘baş mesafesi’ dediğimiz kat yüksekliği çok önemlidir.
Kat yüksekliği 2 metre 30 santimetre olmalıdır. İki merdiven arasındaki boşluklara
dikkat edilmelidir. Merdivende emniyet tedbirleri alınmalı, korkulukların yapılmalıdır.
Korkulukların standart yüksekliği 1 metredir.
Son zamanlarda önüme gelen alışveriş merkezi projelerinde bunlara dikkat edilmediğini
gözlemliyoruz. Biz görevimiz gereği onları uyarıyoruz. Eğer uyarılarımızı dinlemiyorlarsa
teklifimizi dahi sunmuyoruz.