Sehpanın ev dekorasyonundaki rolü büyük. İşlevsel olarak en çok kullandığımız
eşyalardan biri. Salonların vazgeçilmezi. Bu yüzden birçok tasarımcının favorisi.
Tabii sehpalar da günün modasına uyuyor. Formları değişiyor, işlevsellikleri artıyor.
Yeni tasarımlarda ahşap yerini korurken, mobilyalara uyum sağlayarak kullanıcıyla
bağ kuran modeller ön plana çıkıyor.
Türkiye’nin önde gelen tasarımcılarına en sevdikleri sehpa tasarımlarını
ve ideal sehpayı sorduk. Bazıları doğal malzemenin öne çıkmasından yana bazıları
da ürünün kolaylık sağlamasından.
Ömer Ünal / Alper Böler - UB Studio
Sehpa bir podyum
Sehpa, günlük hayatın ortasında, en sık kullanılan eşyaların üzerinde bulunduğu
bir podyum. Steril duramayan değişken bir mobilya. Bu sebeple üzerindeki objelerin
içinde eriyebileceği ve yeni bütünler oluşturabileceği modeller üzerinde çalışıyoruz.
Bizce sehpa boş ve steril olmamalı. Hayata dair öneriler ve farklı bakış açıları
sunuyoruz, yorumlamak izleyiciye kalıyor.
Şu ana kadar tasarladığımız objelerin tümünde ana hedef etkileşim. Objenin
form, fonksiyon, duygu gibi tüm öğeleri dengeli bir biçimde yansıtmasını hedefliyoruz.
Bu şekilde kullanıcının objeyle olan ilişkisinin daha akışkan, değişken ve uzun
ömürlü olacağını düşünüyoruz. Son sehpa tasarımımız, ocak ayında Köln IMM Fuarı’nda
sergilediğimiz "Sema". Tek renk, metal ve mdf. Üzerindeki döner tablasının yanı
sıra, ayağı üzerindeki kollarda günlük dergi ve gazetelerinizi bulundurabiliyorsunuz.
Tardu Kuman - Stoa
Ham malzeme öne çıkıyor
Ağacın doğal formunu sehpa tasarımlarında kullanmayı daha çok seviyorum.
Bence sehpalar da genel eğilim, doğal ve ham malzemenin öne çıkması yönünde. Ayrıca
boyutları büyüdü ve alçaldı. Son sehpa tasarımımı 2007 başlarında yaptım. Ovenkhol
ağacından yaptığım obje, demonte olabilen bir dizi mobilyayla birlikte tasarlandı.
Ahşap, kalay, demir, kumaş ve pamuk kullandım. Parçaları yer değiştirilerek,
eklenip eksiltilerek, kanepe, divan, sehpa olarak kullanılabiliyor. Zaten bence
ideal sehpa da kullanıldığı yere ve şartlara göre ihtiyacı karşılamalı ve estetik
olmalı. Doğadaki bir kaya veya bir ağaç kütüğü gibi.
Raşit Karaaslan - Mobi Mobilya
Çok yönlü ve değişken
Sehpa tasarlamak diğer mobilyalara göre daha kolay. Çünkü çok yönlü ve
değişken bir obje. Tasarımcının yaratıcılığını daha kolay ortaya koyabileceği,
maceracı olmaya iten bir ürün. İlerleyen teknolojiyle pek çok yeni malzeme eklendi.
Bu malzemeler sehpa tasarımını farklı yönlere çeken en önemli yenilik oldu.
Ben tasarımlarımda hep ahşap kullandım ve kullanmaya devam ediyorum. En
son ve en çok sevdiğim sehpa tasarımım Anadolu yer sofrasında kullanılan bakır
siniden esinlenerek yaptığım "Sini". Parçalara bölünmüş bir daireden ibaret. Bu
parçaların yerlerini değiştirerek objenin de şeklini değiştirebiliyorsunuz. Tam
daire biçimindeyken açılarak çeşitli şekillere girebiliyor. Parçaları zigon vazifesi
görüyor. Malzemesi ceviz, üst yüzeyi aynı bir plak yüzeyi gibi yivlerle taranıyor.
Adnan Serbest - Adnan Serbest Mobilya
Sadelik ön planda
Üretim teknolojileri geliştikçe, eskiden çok pahalı olan ve yapması çok
uzun zaman alan geometrik veya amorf formların üretimi kolaylaşıyor, maliyetleri
düşüyor. Tabii sadece görsel olarak değil, fonksiyonel, çok işlevli, hareketli
sehpalara da rastlıyoruz. Tasarım anlayışım olan sadelik ve yalınlık, sehpalarımda
da ön plana çıkıyor.
Objelerin malzeme ve tasarım olarak çevresindeki ürünleri desteklemesi gerektiğini
düşünüyorum. Dört yıl önce ince ve detaysız "Sade Beyaz" isimli sehpayı tasarlayıp
yurtdışında bir fuara gittik. Objenin amacı koltukların önünü boş bırakmaması
ve sunumu güçlendirme isteğiydi. Bir İtalyan patron gelip sehpa için itifatlarda
bulununca şaşırdım. Gerçekten de en çok o ürünüm satıldı.
Alp Nuhoğlu - B&T Design
Her şey etrafında şekillenir
Her şey onun etrafında şekillenir. Kent meydanlarındaki anıtlara benzetiyorum.
Tasarımlarda fonksiyon daha az belirleyici olur. Beni en çok heyecanlandıran 2007
içinde yaptığım ve beyaz döküm akrilik levhadan üretilen "Sarmal" isimli tasarımım.
Obje, tek bir modülün yan yana dizilmesiyle bütünü oluşturuyor.
Eğer 14 km uzunluğunda bir oturma grubunuz olsaydı, kullanmak için en ideal
sehpa bu olurdu. Çok sevdiğim objelerimden biri de mdf üzeri lake kaplı "Balance".
Farklı yüksekliklerdeki kutuların bir aradaki uyumunu soyutladığım bir ürün. Tasarımlarda
fonksiyon ile form arasındaki denge giderek form lehine artıyor. Yani daha çok
seveceğimiz sehpalar geliyor.
Seyhan Özdemir / Sefer Çağlar - Autoban 212
İdeal sehpa, kullanımda ve görsellikte keyif vermeli
Sehpa günlük hayatımızda devamlı iletişimde olduğumuz bir mobilya. Yemek
yiyebilir, kahve koyabilir veya bir başka objeyle süsleyebilirsiniz. Kolaylıkla
hareket ettirip taşıyabilirsiniz de.
Şimdiye kadar malzeme olarak renkli metal kullanmayı tercih ederken bu yıl
paslanmaz pirinç uygulamalarını dahil ettik. Pirinç ve cam malzemeden yarattığımız
son sehpanın ismi "Ring". Altı tane yüzük şeklinin birleşmesiyle form kazanıyor.
Her türlü mobilyanın yanına konabilecek ürünler yapmaya çalışıyoruz.
Aziz Sarıyer - Derin
İdeal ebat ve yüksekliğe dönüş
Tüm tasarımlarımı, kendi estetik anlayışımı yansıtan ifadelerim olarak
görüyorum. İdeal bir ürünü tarif etmek gerçekten izafi bir durum. Çünkü fonksiyon,
malzeme ve görsellik ihtiyacın kendi doğruları içinde yaratılır. Son dönemde yapılan
çok alçak ve büyük sehpaların, tekrar ideal ebat ve yüksekliğe ulaştığını söyleyebilirim.
En sevdiğim sehpamı 1970 başlarında yapmıştım. İsmi "Kutu" olan tasarım
sunta ve üzeri beyaz polyester boyalıydı. Menteşeyle bağlı iki kapağı açılarak
sehpa kutusunun içinin arzu edilen amaçla kullanılmasına fırsat veriyordu. Son
sehpa tasarımımı bu sene Alparda Ofis firması koleksiyonu için yaptım. "Bow" ismindeki
obje mdf üzeri doğal kaplama veya lake boyalı. Farklı model alternatifleriyle
alt tablası da kullanılabiliyor.
Faruk Malhan - Koleksiyon
Hantal ve hareketsiz tercih etmem
Sehpalar eski statik konumlarını terk edip daha servise yönelik hareketli
parçalar olma yolunda ilerledi. Ben sehpalarımın hantal ve hareketsiz olmalarını
tercih etmiyorum. Her tasarımda farklı kolaylıklar sunabilen değişik öneriler
yaratıyorum.
Büyük parçalarda güçlü renkler çok baskın durabiliyor. Daha küçük parçalarda
güçlü renklerin kullanılması hem daha rahat hem de ortamı canlandıran etki sağlıyor.
En sevdiğim çalışmalarımdan biri "Dizzy". Hem hareket kabiliyeti hem de farklı
geometri ve ölçü seçeneklerinin zenginliği bakımından son derece basit ve kullanışlı.
Son tasarımlarımdan Horon eski sinileri çağrıştırıyor.
Kaynak: Hürriyet