İki gün önce açılan ve derhal herkesin en çok merak ettiği yer haline gelen alışveriş
merkezi Kanyon, Türkiye'ye tanıştırdığı yeni markalar ve restoran seçimleriyle,
şehre şimdiden başka bir soluk getirdi bile
'Türkiye'nin en havalı sokakları burada'
Sokak konseptine sahip ilk açık hava alışveriş merkezi Kanyon, Çarşamba
günü açıldı. Açıldığı andan beri her an tıklım tıklım olan Kanyon'un Genel Müdürü
Marcus Lehto'ya göre, burası moda ve alışveriş merkezi Nişantaşı'nın rakibi.
İstanbul'luların merakla beklediği yeni alışveriş merkezi Kanyon açıldı.
Sadece 'Alışveriş merkezi' demek Kanyon'a biraz haksızlık olacak. Çünkü burası,
yöneticilerin iddia ettikleri gibi 'bir yaşam alanı' sunuyor. Açılış gününde Genel
Müdürü Markus Lehto ile gezdiğimiz Kanyon, mimarisi, markaların seçimi, dekorasyonu
ve hatta yerleşim düzeniyle benzerlerinden çok farklı bir açık hava alışveriş
merkezi.
"Nasıl buldunuz?" diye ilk soruyu Lehto soruyor. "İstanbul'un yeni bir nefese
ihtiyacı vardı," diye yanıtlıyorum. Gerçekten de daha önce Türkiye'de olmayan
markaları, restoranları, sokaklarıyla burası sanki bir 'şehir merkezi'. Gününüze
Le Pain Quatidien'de sabah kahvaltısıyla başlayarak, Remzi Kitabevi ya da bin
500 metrekarelik D&R'da kitabınız ve müziğinizle keyif yapıp, ardından Haar'da
sergi gezip daha sonra dilediğiniz kafe ya da restoranda egsoz dumanı solumadan
dışarıda oturabilir, sinemaya girebilir ve tüm ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.
Dört katlı Kanyon'da 160 mağaza bulunuyor. Restoranlar klasik alışveriş merkezlerindeki
gibi sadece bir kata toplanış şekilde değil, her katta bir sürpriz çıkıyor karşınıza.
Keyifli bir mekan yaratmışsınız.
Bu bir başlangıç. Eksiklerimiz var. Mağazaların yüzde 95'i açılmış olsa
da iyice oturması biraz zaman alır.
Çok yeni markalar da var
35-40'a yakın, daha önce Türkiye'de olmayan yabancı markaları seçtik. Taze
bir yer olmasını istedik.
Markaları seçerken nelere dikkat ettiniz?
Birkaç nokta üzerinde durduk. Her gittiğiniz yerde karşılaştığınız markaların
olması iyi bir şey olmadığı için hedefimiz, müşterilere farklı markaları sunmaktı.
Ayrıca yakında Metrocity olduğu için orada olan markaları almak istemedik. Tasarımı,
konsepti ile farklı olan 'taze markalar' almak istedik. Onun dışında da bizim
konseptimize uygun olanları tercih ettik. Burada bulunan hiçbir yer sıradan değil.
Kim var kim yok, burada
Klasik bir alışveriş merkezi değil. Sanki burası biraz 'Görme ve görülme' yeri
olacak gibi. Bugün ilk günü olmasına rağmen birçok tanınmış sima burada.
Biz burada alışveriş merkezi değil bir semt yaratmaya çalıştık. Buraya
yeni bir 'mahalle' demek yerinde olur sanırım. Her zaman yeni, ilginç şeyler bulabileceğiniz,
en önemlisi nefes alabileceğiniz bir yer. Bugün herkesin zamanı çok değerli. Çok
yoğun olduğumuz için boş vaktimizde de iyi birşeyler yapmak istiyoruz. Dinlenmek,
ilham almak gerekiyor. İnsanlar için görmek ve görülmek tabiki çok önemli. Bir
arada olmak istiyorlar, burası da bir buluşma noktası olacak. İstanbul'da seçenekler
o kadar az ki, burası çok iyi bir opsiyon oldu.
Trafik ne olacak? Şimdiden Levent trafiğini karıştırdı...
İstanbul'da her yerde trafik var. Bu sadece buraya özgü bir şey değil.
Nerede insan var, orada trafik var. Ama biz de farkındayız ve bir çözüm bulmaya
çalışacağız. Zaman içinde buna da çözüm bulacağımıza eminim. Ayrıca Metro bağlantımız
da var, ilerki senelerde tüm İstanbul metro sistemine bağlı olacağı için metroyla
geliş de bir alternatif olacak.
Müşteri hedefiniz kimler olacak?
Burada biraz daha iyi bir hayat yaşamak için çağdaş bir tecrübe satmak
istiyoruz. O yüzden hedeflediğimiz müşteri de o düşüncede olan kişiler. Hayattan
ilginç, kaliteli şeyler bekleyen herkes
Aslında bu kişilerin gittiği yerler var şu anda. Nişantaşı, Akmerkez... Niye
burayı tercih edecekler? Siz fark görmediniz mi? Daha ilginç bir yer değil mi
söylediğiniz yerlere kıyasla?
İlginç olabilir ama alışkanlıklar da var. Her insan yeni şeyler keşfetmekten
hoşlanır. Her zaman yaptığı şeyleri, sürekli yapmak keyifli bir şey değil. Yeni
şeyler keşfetmek insana enerji veriyor. Burası da enerji vereceği için buraya
gelecekler.
Konseptinizden dolayı kendinize Nişantaşı'nı rakip görüyor musunuz?
Neden Nişantaşı'na gidiyorsunuz, öyle bakmak lazım. Sadece bir şey için
gitmiyorsunuz, daha geniş bir amaçla gidiyorsunuz; sokakta dolaşmak, arkadaşlarla
buluşmak, nefes almak, yemek yemekBizim de amacımız o, daha geniş amaçla geleceksiniz.
Alışveriş yapacaksınız ama sadece alışveriş değil, onun dışında da keyifli zaman
harcamak için geleceksiniz. Bütün günlük ihtiyaçlar için çözüm var burada.
İstenen müşteri profilini yakalamak zor olabiliyor. İstenmeyen kitle de
gelebiliyor. Bence herkes geldiğinde 'Bana uygun birşey var mı?' diye bakacak.
Zaten kendine uygun bir şey bulamazsa da gelmeyecek. Her yer de aynı sorun var.
Gelip görüp karar verecek insanlar.
Bunu buradaki markalar mı yoksa yiyecek içecek yerlerindeki fiyatlar mıı sağlayacak?
Herkesin beklentisi farklı. Biz kimseyi kısıtlayıp 'Buraya gelme,' diyemeyiz.
Kendileri karar verecek. Ama burada daha çağdaş, daha modern şeyler sunuyoruz.
Biz de özellikle ortak yiyecek alanı yapmadık. Bir çay, sigara içip saatlerce
oturacağı yerler yaratmadık. Bir şey yemek istiyorsanız lokantada oturuyorsunuz.
Tıpkı sokaktaki gibi.
Kışın sıcak sokaklar
Bu proje için örnek aldığınız yerler oldu mu?
Aslında böyle bir proje için, dünyada çok az örnek var. Buranın tasarımında
şehir merkezinden esinlendiğimizi söyleyebilirim. Bence projenin mucizesi de o.
İstanbul'un tek bir merkezi yok ama bizim hedeflediğimiz, sokakta rahat dolaşabileceğiniz
bir yer yaratmaktı. İstanbul'da kötü havalarda sokakta dolaşmak pek mümkün değil.
Bu mekanda her zaman, her türlü hava şartında rahatça dolaşabileceksiniz. İlk
başlangıç noktamızda o oldu.
Bu havada çok keyifli görünüyor ama soğuk havada merak ediyorum.
Koridorlarda ısıtma olduğundan dışarda kar yağarken bile siz 15-20 derece
ısıtılmış koridor ve sokaklarda dolaşıyor olacaksınız. Hatta şimdi de soğuk hava
veriyor.
Yabancılara yönelik çalışmalarınız olacak mı?
Burası artık İstanbul'un yeni yüzü. Turistler tarihi yerler dışında, buraya
da gelmek isteyecek. Avrupa'da, Amerika'da böyle bir konsept yok. Hedefimiz Kanyon'un
sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en keyifli yaşam merkezi olması.
Adres: Büyükdere cad. No.185, 34394 Levent, İstanbul
Tel: (0212) 281 08 00
Fax: (0212) 279 97 87
Kaynak: Sabah