Tümüyle apartmanlaşan Akdeniz yerleşimlerimiz arasında tarımını, doğasını ve
peyzajını gözden çıkarmayan ender güzellerden biriydi "Gazipaşa". Antalya'nın
Mersin'e doğru, bu en uzak ilçesine betonlaşma henüz bulaşmamış; kıyılardan dağlara
uzanan bereketli bahçeler, apartmanlaşmaya teslim olmamıştı...
Ne zamana kadar mı? Daha birkaç ay öncesine kadar!
Ne var ki sonunda Gazipaşa'ya da nazar değdi... Daha doğrusu, şu kahrolası "imar
rantı"nın gözü dönmüş "hırs"ı Akdeniz'in "sessiz cennet"ine de bulaştı.. Üstelik,
onca övgüyle söz ettiğimiz "direniş"ine; onca umut bağladığımız "koruma sözleri"ne
rağmen... İnsanın haykırası geliyor: "Sen de mi Gazipaşa?.."
'Adı'na yakışabilmek
Olanlara bakılırsa, bu çok özel beldemizin "duyarlı" bildiğimiz belediye yönetiminde
de artık "imar çıkarları" baskın geliyor... Belediye meclisi daha geçen yıl "gözetme"ye
söz verdiği tarımsal alanlarda "uygunsuz yapılaşma"yı başlatacak ilk imar değişikliğini
yapmış bile...
Adını Atatürk'ten alan Gazipaşa'nın, bu onura yakışır bir "imar olgunluğu" içinde
olduğunu, geçen yıl gidip gözlerimizle görmüştük. Yeşilin içine gizlenmiş ilçeyi
adeta okşarcasına seyretmiş, coşkulanıp teşekkür ederken de özetle şunu yazmıştık:
"Komşuları betonlaşmaya teslim olurken aynı duruma düşmemek için, yeni yapılaşmanın
doğal peyzajı bozmayacak şekilde gerçekleşmesini sağlamak üzere Türkiye'nin belki
de en zorlu imar sınavını veriyor..." (16 Mart 2006, Cumhuriyet)
Bu övgümüze neden olan gözlemlerle katıldığımız 25 Şubat 2006 tarihindeki "Kıyı
Kentlerinde İmar ve Planlama" panelinde de Belediye Başkanı Cem Burak Özgenç bakın
neler söylemişti:
"Belediyecilik sadece imar planlarıyla sağa sola 5 kat, 10 kat vermek değildir...
Belediyeler bunları yaparken mutlaka plancı ve mimar odalarıyla birlikte yapmalıdır...
Alanya artık doldu, yatırımcılar hızla buraya doğru geliyor; ama Gazipaşa'da belli
bir disiplinle karşılaşacaklar... Güzellikler bozulmayacak... Betonu dökmek, demiri
örmek sorunu çözmüyor arkadaşlar..."
İşte, yüreklere su serpen bu sözlerin ardından Mimarlar Odası Antalya Şubesi
de aynı belediye yönetiminin isteğiyle hazırladığı 15 Eylül 2006 tarihli "Gazipaşa
İmar Planı İnceleme Raporu"nda özellikle şunu vurgulanmıştı;
"Planda turizme yönelik düzenlenen 18 hektar ve günübirlik turizm için ayrılan
79 hektar arazi tümüyle değerlendirilmeden, yeni yapılaşma alanları açılmamasına
özen gösterilmelidir..."
'Tarla'larda 13 kat
Şimdi, bu raporun üzerinden henüz birkaç ay geçmişken yine Mimarlar Odası Antalya
Şubesi'nin 08 Aralık 2006 tarihli basın açıklamasında ise özetle şu bilgi yer
alıyor: "Beyobası mevkiinde yapılan mevzii imar planıyla yaklaşık 90 dönüm tarım
alanında 13 katlı yapılaşmaya olanak sağlanmıştır..." Üstelik "emsal" 90 olarak;
yani arsa alanının yüzde 90'ı oranında, on binlerce metrekare inşaat yapılmasına
da izin verilerek...
Odanın açıklamasına göre, en verimli tarım arazisinde yaklaşık 40 m. yükselecek
apartmanlara imar hakkı tanımak, Gazipaşa'nın da yakında Alanya'ya benzeyeceği;
hatta herkesin artık üzülerek baktığı Avsal, Mahmutlar, Tosmur gibi diğer komşu
kıyı beldelerinin "taşlaşmış" durumuna düşeceği anlamına geliyor...
Çünkü belediye meclisi bu imar planı düzenlemesini, ilçenin gereksinmesi adına
değil, yatırımcı taleplerine göre yapmış. Bunun "açık kanıt"ı ise planda zaten
ayrılmış turizm alanları "boş" dururken "tarım alanlarına göz koyanlara onay"
verilmiş olması...
Gazipaşa'nın Belediye Başkanı hem sosyal demokrat, hem de genç bir harita mühendisi...
Sen de mi Başkan; sen de mi?..
Cumhuriyet Gazetesi