Irak'ta insanların yanı sıra, Sümerlerden Osmanlı'ya dek birçok medeniyeti ağırlayan
antik kentler ve tarihi eserler de, olası Amerikan bombardımanının tehdidi altında...
Irak'ta savaş yaklaşırken şimdi de bombardıman sırasında tarihi eserlerin akıbetinin
ne olacağı tartışılıyor. Irak'ta henüz araştırılmamış 10 binden fazla tarihi bölge
olduğu belirtilirken ABD'nin bombardıman sırasında arkeolojik kalıntılara zarar
vermemek için planlar yaptığı belirtiliyor. ABD'nin Maryland Üniversitesi'nden
İslam araştırmacısı Charles Butterworth, ABD hükümetinin, Afganistan'da 2001 yılının
baharında Buda heykellerini yıkan Taliban'a benzetilmemek için, bu kalıntıların
haritasını çıkarmak üzere arkeolog ve doğubilimcilerden oluşan bir komisyon kurduğunu
söyledi. Chicago Üniversitesi'nde görevli arkeoloji profesörü MacGuire Gibson
ile birlikte komisyonun başkanlığını yapan Butterworth, şu anda 40 bilim adamının
harita üzerinde çalıştığını belirtti.
Kuru iklimde bozulmuyorlar
Tarihin en eski dönemlerinden beri pek çok farklı kültür ve uygarlığa ev sahipliği
yapan Irak'ta Hz. İbrahim'in doğduğu kent olan Ur'un yanı sıra Babil, Kiş, Larsa
ve Nippur gibi antik kentler de olası bir bombardımandan zarar görecek. Irak'ın
kuru ikliminin pek çok tarihi eserin binlerce yıl bozulmadan kalabilmesine olanak
tanıdığını belirten bilim adamları, sadece Irak'a değil, tüm dünyaya ait olan
bir kültürel mirasın yok olabileceğine dikkat çekiyor. UNESCO'nun Irak'ta dünya
hazinesi kabul ettiği tek kent olan Hatra, aynı zamanda ilk Arap Krallığı'nın
başkenti. Kalelerle güçlendirilmiş yüksek ve kalın duvarları sayesinde, MS 116
ve 198 yıllarındaki Roma istilalarına karşı koyabilmiş. Şehrin kalıntıları Helen
ve Roma mimarisinden izler taşıyor. İslam tarihi açısından da çok önemli tarihi
eserlere sahip olan Irak, Abbasi İmparatorluğu'na ev sahipliği yapan başkenti
Bağdat başta olmak üzere Selçuklu ve Osmanlılar döneminden kalan izler taşıyor.
Bu dönemlere ait 500'den fazla eser olduğu belirtiliyor. Bugün Irak Savunma Bakanlığı
olarak kullanılan bina da Kanuni Sultan Süleyman'ın yaptırdığı bir kışla ve saraydan
oluşuyor. Irak'ta aynı zamanda Mustantiriye ve Mercan Medreseleri, İmam-ı Azam
Türbe ve Külliyesi, Geylani Türbesi, Muradiye ve Asafiye camileri bulunuyor.
Medeniyetin beşiği
Bugünkü Irak'ın toprakları üzerine kurulu olduğu Mezopotamya, şehir medeniyetinin
doğduğu yer olarak biliniyor. Düşüncelerini yazıya geçiren, bir günü 24 saate
bölen, ilk kez seramik tabaklardan yemek yiyen medeniyetler Mezopotamya'da yaşamıştı.
Bölgede İslami dünyanın başkenti olmadan önceki dönemlere ait pek çok tarihi eser
mevcut. İşte ABD'de yayımlanan The New York Times gazetesinin listesini verdiği
savaş tehdidi altındaki bazı tarihi mekanlar:
1- Tizpon'daki kemer: Bağdat yakınlarındaki bu 300 metrelik yapı, dünyanın en
uzun tuğla kemerlerinden biri. 1400 yıllık kraliyet sarayının kalıntısı olan kemer,
Körfez Savaşı'nda hasar görmüştü. Yıkılma tehlikesinin arttığı belirtiliyor.
2- Bağdat: Irak Ulusal Müzesi'nin bulunduğu kent, Sümerlerden kalma 4 bin yıllık
bir gümüş arp ve binlerce kil tablet de dahil olmak üzere, Mezopotamya eserlerine
ait dünyanın en iyi koleksiyonlarından birini saklıyor.
3- Ninova: Asurilerin üçüncü başkenti. İncil'de bu kent, insanların günah
içinde yaşadığı bir yer olarak tasvir ediliyor. Nebi Yunis Camii'nde asılı duran
bir balina kemiği, yunus ve balina efsanesinin bir kalıntısı olarak kabul ediliyor.
4- Nemrut: Kentte bulunan Asuri kraliyet sarayının duvarları Körfez Savaşı sırasında
çatlamıştı. Kentte ayrıca 1989 yılında ortaya çıkarılan ve Kral Tut'unkinden sonra
en önemli türbeler olarak kabul edilen Asuri kraliçe ve prenseslerin türbeleri
bulunuyor.
Kimyasal tesisle komşu
5- Samarra: Bağdat'ın kuzeyindeki bu büyük İslamiyet merkezi, Irak'ın ana kimyasal
araştırma ve üretim fabrikalarına oldukça yakın. Kentte 9'uncu yüzyıldan kalma
önemli bir cami ve minaresi, 1991 yılında bombalanmıştı.
6- Erbil: 5 bin yıldır çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapn kentte, birbiri
üzerine kurulmuş şehirlerin oluşturduğu katmanlar, arkeolojik harika sayılıyor.
7- Nippur: Ülkenin güneyinin bu en önemli din merkezi, Sümer ve Babil uygarlıklarından
kalma sayısız tapınak barındırıyor. Çevre yerleşimlerden oldukça uzakta bulunan
kent, dolayısıyla bombalara karşı da daha korunaklı durumda.
8- Ur: Dünyanın ilk şehri olduğu sanılıyor. MÖ 3500 yıllarında kurulan kent,
İncil'e göre Hz. İbrahim'in doğduğu yer. Kentteki muhteşem tapınak Körfez Savaşı
sırasında hasar görmüş, zeminde bombaların sebep olduğu dört büyük çukur ve şehir
duvarlarında 400 kurşun deliği meydana gelmişti.
9- Basra el-Kurna: Kentteki yaşlı bir ağacın, Adem'in ağacı olduğuna ve Cennet
Bahçesi'nde durduğuna inanılıyor.
10- Uruk: Irak'ta bir başka Sümer kenti. Bazı uzmanlara göre tarihi Ur kentinden
de öteye, MÖ 4000 yıllarına dayanıyor. Sümerliler yazıyı bu kentte, MÖ 3500 yılında
buldu.
11- Babil: Tarihte ilk yazılı kanunları geliştiren Hammurabi döneminde (MÖ 1750)
en ihtişamlı dönemini yaşamış olan kent, Irak'ın Hilla kimyasal cephaneliğine
sadece 10 kilometre uzaklıkta.
12- Kerbela: Bağdat'ın 100 kilometre güneyindeki Kerbela'da, Hz. Muhammed'in
torunu Hüseyin'e ait Şii türbesi var. Kent, 1991'de bombalanan bir kimyasal silah
fabrikasına yakın.
Radikal