M.Ö. 7. yüzyılda şehri korumak amacıyla Sinop Yarımadası'nın üzerine kurulan
Sinop Kalesi, tarih içinde Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlılar döneminde çeşitli
onarımlar geçirerek kullanıldı. Kale surlarının kuzeyden 800, güneyden 400, doğudan
500 ve batıdan da 273 metre olmak üzere toplam bin 973 uzunluğu bulunuyor. Sinop
Müzesi Arkeoloğu Fuat Dereli yaptığı açıklamada, Sinop Kalesi'nde gezilip görülebilecek
en önemli mekânlardan birinin kapı olduğunu söyleyerek, buranın Roma döneminden
kaldığını, ancak kalenin bazı bölümlerinin yıkılması sonucunda denizin aşındırdığını
ve yok ettiğini söyleyerek, bu çalışmalar tamamlandığında Sinop'un çok önemli
kültür varlığına sahip olacağını ifade etti.
Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde bahsettiği en önemli 6 kapıdan biri olan Kumkapı'nın
şehrin giriş kapısı olduğunu ifade eden Fuat Dereli, 1950 yılından önceki yıllarda
bu kısımda bir demir kapı olduğunu, akşam olduğunda belli bir saatten sonra gelenlerin
şehre giremediklerini, içerde kalanların ise dışarı çıkamadıkları söyleyerek,
bu kapının öneminin büyük olduğunu vurguladı. Dereli, Tarihî Sinop Kalesi'ne aşırı
derecede hafriyat dökülmesi sonucunda burasının mezbelelik ve çöplük halde olduğu
için insanların bu kapıyı bilmediğini ifade ederek, "Yaptığımız 1 haftalık temizlik
ve kazı çalışmaları sonucunda bu kapı gün yüzüne çıkarıldı." diye konuştu.
Zaman Gazetesi