Bu rasgele bir sokak arası değil, İstiklal Caddesi'ne, yani kentin kalbine yüz
metre uzaklıkta bir yer. Yakında büyük olasılıkla bu sokakta top oynamak yasaklanacak,
çünkü Tarlabaşı, Kentsel Dönüşüm adıyla, çocuklardan, yoksullardan, iki ev arasına
asılan çamaşırlardan "temizlenecek".
Tarlabaşı, hep ilgimi çeken, yakınından her geçişte sokaklarında kaybolmayı düşündüğüm,
evlerin içlerini, insanlarının yaşamını en çok merak ettiğim mahallelerden biriydi.
Ancak iki kere girebildim, insanların objektifime bakan rahatsız yüzlerini görüp,
burada olmanın konuşmaya yetmeyeceğini anlayınca çıktım. Bu haberi yaparken anladım
ki, yalnız değilim, Tarlabaşı, her kesimin ilgisini çekiyor. Kimi insanlarını,
kimi evlerini... İki yıldır Tarlabaşı'yla ilgilenenlerin sayıları arttı, niyetleri
de.
Müteahhitler, büyük emlak firmaları, yabancı sermaye... İstanbul merkezinde parsellenip,
pazarlanacak alanlar azaldıkça göz mesafelerine en kısa alanların peşine düşen
bu gruplar, Balat, Fener, Sulukule'den sonra şimdi de Tarlabaşı'nın peşindeler.
Yapmaya çalıştıkları işe "Tarlabaşı'nı temizlemek" adını vermelerinin nedeni de
belli, meşruiyet kazanmak!
Bu temizliğin ilk etabında, 278 parsel, 150 tescilli yapı bulunuyor. 21 bin metrekarelik
alanın ihalesini Çalık Holding kazandı. Tarlabaşılıların pek fazla bilgisinin
olmadığı 100 milyar dolarlık proje, ay sonunda açıklanacak, 2.5 yılda hayata geçirilecek.
Proje Beyoğlu Belediyesi, Yenileme Kurulu ve Çalık Holding bünyesindeki GAP İnşaat
eşgüdümüyle yapılacak. Şirket yetkilileri, "5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel
Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında
Kanun" gereği yenileme alanı olarak ilan edilen bu sit alanında daha çok restorasyon
çalışmaları yapmaya niyetli olduklarını söylüyorlar.
Proje bittiğinde, 2010'da İstanbul'a yeni bir Landmark kazandıracaklarını vurgulayan
yetkililere göre, dönüşüm sonrası Tarlabaşı'nı yine eski sahipleri kullanabilecek,
"Projenin sahibi Beyoğlu Belediyesi ve oradaki gayrimenkullerin sahipleridir.
Yenileme, mülkiyet sahiplerinin daha sağlıklı bir mekanda yaşamaları amacıyla
yürütülüyor. Bu proje, kamu yararına. Bilindiği gibi, proje alanı kentin merkezinde
olmasına rağmen kentlinin kullanamadığı, giremediği bir alan. Amacımız burayı
erişilebilir, her kesimce kullanılabilir, yaşanılabilir bir mekan haline getirmek"
diyorlar.
Yazı: Esra Açıkgöz Fotoğraf: Vedat Arık
Cumhuriyet DERGİ