Gelişen teknolojiyle birlikte işlerin evden de takip edilmesi imkanlarının ortaya
çıkmasıyla gündeme gelen ev ofislerinin (home office) artması, tekstil sektörüne
de yeni bir bakış açısı kazandırdı.
Düşük döviz kuru, girdi maliyetlerinin yüksekliği ve Çin baskısından olumsuz
etkilenen tekstil firmaları değişik çözüm yolları aramaya başladı. Bunun sonucu
ortaya, evde çalışırken rahat etmeyi amaçlayan 'ev giyim sektörü' ortaya çıktı.
Bazı gelişmiş ülkelerde 5-6 yıldır kullanılan ev giyimi, pijama olmayan
fakat evde çalışırken rahat etmeyi sağlayan giysileri ifade ediyor. Bunlar alışılmış
elbise olmadığı halde dışarıya çıkmaya da imkan tanıyor. Bu alanda Türkiye'de
öncülük yapan Denizli’de kurulu Funika Tekstil A.Ş, şimdiden ihracat bağlantılarına
geçti.
Firma, yurtdışından sonra ev giyimi kavramını ülke içinde de yerleştirmeyi
amaçlıyor. Türk firmalarının ev giyimi sektörünün farkında olmadığını belirten
Funika Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Sözkesen, beş altı yıl önce dünyada
gelişen bu sektörün farkında olmaya başladıklarını söyledi. Özellikle yurtdışında
ev ofislerinin arttığını, buna paralel olarak evde geçirilen zamanın uzadığını
belirten Sözkesen, evin içinde insanın kendini bir taraftan şık, bir taraftan
da rahat hissedeceği giysi talebinin ortaya çıktığını ifade etti. Firma olarak,
dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in, "Türkiye 10 yılda 10 dünya
markası çıkarmalı" hedefi doğrultusunda hareket ettiklerini kaydeden Sözkesen,
"Funika Ev Giyimi" ile dünya markası çıkaracak firmalar arasına girmeyi hedeflediklerinin
altını çizdi.
Yaptıkları çalışmayla tekstil sektörüne farklı bir bakış açısıyla yeni bir
yorumlama getirdiklerini kaydeden Nuri Sözkesen, "Son 10 yıl içinde teknolojinin
hızla ilerlemesi, tatillerin uzaması ve ev ofislerinin artması, özellikle batılı
ülkelerde evde geçirilen zamanın uzamasına yol açtı. İnsanlar evi, huzur aradıkları
bir ortam haline getirmeye başladı. Böyle olunca da evde rahat edilecek, fakat
pijama da olmayan giysi talebi ortaya çıktı" dedi.
Bahçeli ev veya yeşil alanı olan sitede oturma kavramının da hızla gelişmesinin
ardından evlere daha fazla özen gösterildiğini kaydeden Sözkesen, eşyaların kalitesinin
artmasına paralel olarak evde giyilen elbiselerin şıklığı ve kalitesinin de önem
kazandığını söyledi. Sözkesen, "Biz bunu son beş yıldır başta New York olmak üzere
dünyanın birçok ülkesinde yapmış olduğumuz araştırmalar sonucu gözlemledik. Dünyadaki
bu hızlı değişmeyle birlikte ev kıyafetleri merkezli yeni bir sektör oluşmaya
başladı. Krizlerden etkilenmemek için de beş yıl önce 33 kişilik ekiple markalaşma
sürecine girmeye karar verdik" şeklinde konuştu.
Zaman içinde tekstil ve konfeksiyon kategorilerinin ev tekstili ve hazır
giyim diye ikiye ayrıldığını anlatan Sözkesen, hazır giyimin iç ve dış giyim diye
ikiye ayrıldığını belirtti. Sözkesen, şunları ifade etti: "Yani en kuvvetli olduğumuz
yerin sahibi olmadığını gördük. Yaptığımız araştırmalarda ise ev tekstili denilince
insanın aklına gelen ilk gelen ürünün yüzde 70 perde olduğunu saptadık. Daha sonra
sırasıyla döşemelik kumaş, halı ve nevresim takımı var. Sadece yüzde 8'lik kesim,
havlu ve bornoz dedi. 'Evdeki eve dair ürünlere ev tekstili, insana dair tekstil
ürünlerine ise ev giyimi denir' tarifini esas aldık ve ürünler kendiliğinden ortaya
çıktı."
En önemli 5 ülkeye ürün satıyor duruma gelmeyi hedeflediklerini belirten
Sözkesen, katıldıkları fuarlardan aldıkları olumlu izlenimlerden sonra 2006 yılında
Türkiye ile birlikte Rusya, İtalya ve Fas'ta hemen satışa başlayacaklarını söyledi.
Nuri Sözkesen, "İtalya'nın 50 yıllık bir tekstil firması, Milano'da 300 metrekarelik
bir mağaza açma teklifinde bulundu. Ayrıca, ortak olduğu 10 ev tekstili firmasından
oluşan grubun da başta Milano olmak üzere 12 mağazasında Eylül 2006'dan itibaren
Funika Ev Giyimi ve Ufo Çocuk Koleksiyonları'nın satılmasını teklif etti" dedi.