Türkiye’deki 2, 5 milyon konut açığının yüzde 10’unu karşılayan TOKİ, önümüzdeki
5 yıl içinde gerçekleştirilecek 500 bin konut üretme projesi için yeni planlama
ve tasarım stratejileri geliştirmek üzere ODTÜ ile işbirliği yaptı.
ODTÜ MATPUM tarafından gerçekleştirilen "Toplu Konut Alanlarında Kentsel Çevresel
Standartları Oluşturmak İçin Gerekli İnsan Çevre İlişkileri Verilerinin Derlenme
Yönteminin Geliştirilmesi Araştırma Çalışması" konulu proje; TOKİ Başkanı Erdoğan
Bayraktar’ın da katıldığı bir çalıştay ile kamuya açıldı.
Çalıştayın açılış konuşmasına “ Modern Türkiye’nin konuta ihtiyacı var. TOKİ,
bu ihtiyacın yüzde 10’unu karşılayabiliyor. Bu atılımlarla, gecekondu kültürünü
yıkacak bir anlayış oluşturuyoruz. Çalışmalarımızda, konut üretiminde, maliyeti
düşürecek, insan yaşamını daha kaliteli hale getirecek standartlara ve yaklaşımlara
ihtiyacımız var'' sözleriyle başlayan Bayraktar, özellikle yapı sektörü ve şehir
planlamada standardizasyon bakımından yeni açılımların getirilmesi gerektiğini
ifade etti.
"Metrekare değil, insan çevre ilişkileri bazında bir konut kavramı "
Projenin fikir ortağı MATPUM’un (Mimarlık Araştırma Tasarım Planlama Uygulama
Merkezi) bağlı bulunduğu ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Pamir’in
de gündeminde güncelliğini kaybeden ya da mevcut yabancı metinlerden çeviri yöntemiyle
hazırlanıp Türkiye için özel bir adaptasyon hazırlanmadan uygulamaya konulan standartlar
vardı. Tasarım yapılırken insan unsurunun gözardı edildiğini dile getiren Pamir;
semt, sokak, mahalle gibi kavramların nüfus, nüfus yoğunluğu ve yayılacağı alan
olarak ele alınıp yeniden oluşturulması gerektiğine işaret etti. Bunun yanısıra
değişen yaşam koşullarıyla biçimlenen yeni yaşama stillerinin ( tek ebeveynli
aileler, gençlere yönelik konutlar vs.) hane tiplerine de yansıması gerektiğine
değinen Pamir, pazarlanma biçimleri ve fonksiyonellikleri sayesinde günlük hayata
kazandırılan salon- salle a manger; fransız balkon, L salon gibi yapı birimlerine
benzer yeni çözümlerin de, uygun bir finansman modelinin geliştirilmesi kaydıyla,
hayata geçirileceğini belirtti.
Pamir sözlerine şöyle devam etti: “Sağlıklı yapılaşma kavramları ve standartlar
oluşturmalıyız. Metrekare bazında değil, insan çevre ilişkileri bazında bir konut
kavramı oluşturulmalı. Geçmişin önemli değerlerini düşünmeli ve geleceğe dönüştürmeliyiz.
Yerleşim ve konut tasarımı konusunda hala standartlar yok. İnsandan bağımsız merdiven
standardı yapılıyor. Giriş hollerine bebek arabası sığmıyor. Zorla ısı yalıtımı
yaptırılmıyor. İnsanların değişen ihtiyaçları dikkate alınarak standartlar oluşturulmalı.
Binalarda ısı yalıtımına, emniyet güvenliğine göre sertifikalandırma yapılmalı.
Evrensel engelsiz konutlar, enerji ve ekoloji konusunda duyarlı, satın alınabilir,
sağlıklı ve sürdürülebilir konutlar gerekli.''
İnsan Hakları için Evrensel Tasarım
Çalıştay oturumlarında konutlarda evrensel tasarım ilkelerine değinen Doç. Emel
Aközer ve Doç. Mualla Erkılıç, insan merkezli, yaşamın her evresini kapsayan tasarımın,
insan hakları ve temel özgürlüklerin tutundurulmasında katkı sağlayacağına dikkat
çekerek özellikle yaşlılar ve yetersizlikleri olan kişilerin topluma entegrasyonunu
sağlamak açısından, güven emniyetli konutların oluşturulması gerektiğini belirtttiler.
Oturumlarda ayrıca, konutlarda evrensel tasarım ilkelerinin uygulanabilmesi için,
mesleki eğitim programlarının başlatılabileceğine yönelik öneriler sunuldu.
Ekolojinin günümüzde yapılan konut projelerinde gözardı edildiğini ifade eden
Dr. Haşim Altınöz, 200’den fazla konut içeren projelerin “Çevresel Etki Değerlendirmesi
Yönetmeliği”ne uyması gerekliliğini hatırlatarak, TOKİ’ye inşaata başlamadan önce
proje sahasında ekolojik inceleme yapılmasını önerdi. Türkiye'nin de taraf olduğu
Rio Sözleşmesi gereği bunun zorunlu olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Haşim Altınöz,
uluslararası sözleşmeler gereğince koruma altında olan bitkilerin korunmaması
halinde, bir şikayet durumunda hangi aşamada olursa olsun yatırımın durdurulduğunu
anlattı. İstanbul’da sürdürülen konut inşaatları sırasında yapılan incelemelerde
dünya üzerinde bir tek Türkiye’de bulunan bitki türlerinin ortaya çıkarıldığını
aktaran Altınöz, bu ekolojik zenginliğin kayıt altına alınıp korunması gerektiğini
vurguladı.
Konutlarda enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjinin kullanımı üzerine bir
konuşma yapan Elektrik Mühendisi Arif Künar, binalarda enerji kimlik belgesi kullanımıyla
lisans alımının kolaylaştığını belirtirken, enerji koruma sistemlerinin bireysel
uygulayıcılarının devlet tarafından da desteklenmesi halinde, teşvik edici olacağını
ileri sürdü.
Katılımcıların konuşmalarının ardından geçilen soru-cevap kısmında ise Erdoğan
Bayraktar, izleyicilerin mevcut TOKİ konutlarının tasarım ve fonksiyonelliğine
yönelik eleştirilerini yanıtlarken şöyle konuştu: “ Yerel mimarinin korunmasına
dikkat ediyoruz. Selçuklu, Osmanlı ve yöresel mimarileri yansıtan, modern mimari
çalışmalar yaptık. Midyat’ta taş, Rize’de ahşap kullandık. Yapılar, bölgeye görsellik
açısından yeni bir ahenk getirmeyebilir ama bir kasabanın şehir olduğu ortaya
çıkıyor. Kıraç bölge yeşillendiriliyor, 200 konuttan fazlaysa ilköğretim, 800
konuttan fazlaysa lise yaptırılıyor. Yapılar iklime göre çeşitlilik gösteriyor,
arazi kıtsa mecburen yüksek katlı binalar yapılıyor, arazinin müsait olması halinde
ise 4 katı geçmiyoruz. İlk 150 bin konutta mimari malzeme ve tasarım açısından
aksaklıklar var. Ancak şimdi yaptığımız konutlarda halı kullanımını kaldırdık,
mutfak dolapları, kapılarda düzenlemeler var. 400 müteahhiti de disipline etmeye
çalışıyoruz. Gecekondu kavramını tarihe gömerek, sürdürülebilir, enerji verimli
konutlar yapmak hedefindeyiz. Bizim de eksikliklerimiz var, ancak önerilere her
zaman açığız”.
Hükümet tarafından “Planlı kentleşme ve konut üretimi” programı kapsamında başlatılan
konut seferberliği ile; TOKİ tarafından 2003-2007 arasında toplam 926 şantiyede
287.032 Konut (81 İl 384 İlçede) gerçekleştirildi. 155.000 konut ise, sosyal donatıları
ve çevre düzenlemeleri ile birlikte bitirilme aşamasında bulunuyor.
yapi.com.tr
Işıl Göreci